|
Öğr.Gör. Gülnaz Gültekin'in
Matbaa Terimler Sözlüğü Kitabı'ndan alınmıştır.
| RENKLİ BİR KİTABIN MATBAADAKİ ÖYKÜSÜ |
Adını renkli bir kitap koyduk, ancak bu bir dergi, broşür, katalog,
kurumsal kimlik çalışması, ambalaj, pul, afiş ya da aklınıza gelecek
herhingi bir basılacak materyal olabilirdi.
Kitabımız, matbaamıza çeşitli kanallardan gelmiş olabilir. Bu kanallardan
bazılarını şöyle sıralayabiliriz: Yazarın kendisi, bir yayınevi, bir
ajans, yazarı ya da konuyu destekleyen bir sponsor kişi ya da kuruluş,
bir ticari işletme, bir kamu kuruluşu....
Müşterimiz bir yayınevi ya da ajans ise kitabımız muhtemelen baskıya
hazır halde matbaamıza getirilecektir. Ancak, kitabın tasarımı ve üretimi
basımevimiz bünyesinde yapılacaksa, geleneksel ofset baskı sistemiyle
çalışan bir matbaada, kitabımızın aşağıdaki süreçlerden geçmesi gerekecektir.
Taslak çalışması : Kitabın ebadı, kullanılacak kağıt
cinsi, renk sayısı vb. özellikler kararlaştırıldıktan sonra, kitaba
girecek yazılı ve görsel unsurların sırasını, yerini belirten ve tipo
grafik öğelerin kullanımına ilişkin (yazı puntosu, karakteri, sütun
genişliği vb.) fikir verecek bir ön çalışma yapılması zorunludur. Bu
ön çalışmalar kaba taslak diyebileceğimiz fikir taslaklarından, bilgisayar
çıktıları üzerinde görülebilecek ayrıntılı taslaklara kadar bir dizi
hazırlık aşamasını içerebilir. Taslak hazırlama süreci, tasarımın en
önemli bölümlerinden birisidir.
Dizgi, grafik, tashih: Taslak mizanpajı
hazırlanmış kitabımız için bilgisayar ortamında oluşturulacak bir şablon
sayfa üzerinde yazıların, dilbilgisi kurallarına uygun bir şekilde ve
hedef kitlenin özelliklerine, kitabın türüne uygun tipografi kullanımıyla
yeniden yazılması işlemine dizgi diyoruz. Dizgi aşamasının ardından
gelen ve düz metinler, başlıklar, spotlar vb. yazılı unsurların yanısıra
görsel unsurların (fotoğraf, resim, illüstrasyon, renk vb.) belli ilkeler
gözetilerek düzenlenmesi işini ise grafik tasarım olarak adlandırıyoruz.
Tasarım işi bitmiş sayfaların kağıt üzerine alınmış çıkışlarında yapılan
ve dizgi hatalarını, görsel düzenlemeye ilişkin yanlışlıkları düzeltme
aşaması ise tashih adıyla anılıyor. Tashih aşamasında işin kağıt çıktıları
genellikle müşteri temsilcisi ya da müşteri tarafından ( yayınevlerinde
düzeltmen) kontrol edilir, hatalar kalem ile belirtilir ve hatalı bölümler
bilgisayar ortamında yeniden düzeltilir.
Film: Dizgisi, tasarımı tamamlanmış
ve kontrol edilerek düzeltilmiş olan kitabımız artık baskıya hazırdır.
Baskı için ise baskı makinesine bağlanıp zarar görmeden çalışacak bir
baskı kalıbının hazırlanması gereklidir. Baskı kalıbının hazırlanması
için öncelikle sayfaların filmlerinin (şeffaf) görüntülerinin elde edilmesi
gerekir. Fotoğraf baskısı gerektirmeyen yani tamamı yazılardan oluşan
kitaplar için çoğu kez aydınger adı verilen şeffaf kağıtlara laser yazıcıdan
ters çıkış almak yeterli olmaktadır.
Kitabımız renkli olduğuna göre, CMYK kısaltması ile dilimize yerleşmiş
olan Cyan mavisi, Magenta kırmızısı, Yellow (sarı) ve Kontrast olarak
ifade edilen siyah renklerin filmlerinin elde edilmesi gerekecektir.
Matbaacılıkta renkli bir fotoğrafın baskı yoluyla çoğaltılabilmesi için
öncelikle o fotoğraf üzerindeki CMYK renklerinin ayrılması yani bu renkleri
içeren dört ayrı filmin elde edilmesi, bu filmlerden dört montaj yapılması,
dört kalıp çekilmesi ve her bir kalıbın ilgili renk ile kağıt üzerine
basılması söz konusudur. Filmlerde oranlarına göre ayrılmış olan renkler,
baskı yoluyla teker teker kağıt üzerine basılmakta, örneğin; önce mavi
renk basılmakta, ikinci olarak sarı renk mavi baskının üzerine basıldığında
mavi, sarı ve yeşil tonlar elde edilmektedir. Bunlar üzerine magenta
mürekkep basılınca morlar, lacivertler ve diğer ara tonlar oluşmakta,
kontrast ile de fotoğraftaki derinlik ve netlik hissi arttırılmaktadır.
Bu şekilde elde edilen baskıya trigromi baskı da denir.
Montaj: Kitabımız ofset matbaalarında sayfa sayfa
değil, standart ebatlardaki tabaka kağıtlara basılır. Burada öyle bir
düzenleme yapılır ki, tabaka halindeki bu kağıt uygun şekilde katlandığında
birbirini takip eden sayfa numaraları ortaya çıkar. Burada en sık kullandığınız
ölçü birimi formadır. 1 forma 16 sayfadan oluşur ve çok sayfalı (kitap,
dergi gibi) işlerde planlama ve maliyet hesabı daima formalar üzerinden
yapılır. İşte montaj işlemi, astrolog adı verilen ve saydam bir tabaka
üzerine, basılacak işin filmlerinin forma düzeni esas alınarak yapıştırılmasından
ibarettir. Basılacak iş iki renkli ise iki ayrı montaj, trigromi ise
4 montaj yapmak gerecektir. Trigromi +özel gibi bir ifade dört renk
haricinde, yaldız gibi özel bir beşinci rengin basılacağını anlatmak
için kullanılır.
Ozalit prova: Montajı
tamamlanan iş, ozalit kağıdı üzerine pozlandırılıp, amonyak buharında
bırakılarak baskı öncesi son kontrol için hazırlanır. Bu şekilde montaj
üzerindeki iş ozalit kağıdına aktarılır, ozalit kağıdı forma düzenine
göre katlanır. Burada amaç, kalıp çekimi öncesinde işin son kez kontrol
edilmesi, sayfa numaralarının birbirini takip edip etmediğinin belirlenmesi
ve hata riskinin azaltılmasıdır. Ozalit prova üzerine müşteri tarafından
"basılabilir" onayı alındıktan sonra kalıp hazırlama işlemi
başlar.
Kalıp : Montajlar, son olarak yüzeyi ışığa duyarlı
hale getirilmiş metal plakalar üzerine pozlandırılır. Ülkemizde yaygın
olarak kullanılan ofset baskı plakaları ozosol ve tif olarak adlandırılır.
Montajdaki görüntüler ışık yardımıyla metal baskı plakalarına aktarıldıktan
sonra bazı kimyasal işlemlerden geçirilerek, baskı kalıbı baskıya hazır
hale getirilir.
Baskı Provası: Bir işin, basıldığı zaman nasıl görüneceğini
kestirme yöntemidir. Prova, son çoğaltmada kullanılacak olan gerçek
kağıt, mürekkep setleri ve görüntüler ile çalışan baskıdan alınan bir
örnektir. Günümüzde digital prova sistemleriyle baskı öncesi renkli
prova alınabilmektedir.
Baskı: Renk provası alınıp, renklerin uygunluğuna
karar verildikten sonra kitabımızın seri baskısına geçilir. Baskı makinesinin
özelliklerine bağlı olarak (tek renkli, iki renkli, dört renkli, altı
renkli, ön arka baskılı gibi) baskının süresi ve kalitesi değişebilir.
Baskı koruma: Kitap, dergi kapakları, broşürler,
ambalajlar, dosyalar gibi dış etkilere açık basılı materyallerin yüzeyine
uygulanan; öncelikli amacı basılı yüzeyi yağ, nem, güneş ışığı gibi
unsurlardan korumak, ikincil amacı ise baskı yüzeyine parlaklık ya da
matlık etkisi vererek baskıya estetik özellik kazandırmak olan işlemlere
baskı yüzey koruma işlemleri denir. En sık kullanılan baskı koruma şekilleri;
vernik, lak ve selofan uygulamalarıdır.
Cilt: Kitap kapağımız ve formalarımız basıldıktan
sonra kitap şekline dönüşmek için bazı işlemlerden geçer. Kapak, koniklenir.
Yani sırta gelecek kısımlara iz açılarak, kitap sırt bölgesi netleştirilir.
Tabaka halindeki iç sayfalar, kırım makinelerinde katlanır. Kırımı yapılmış
formalar sırayla biraraya getirilir ve bu işleme "harman çekmek"
denir. Harmanı yapılmış kitap formaları iplik dikiş, spiral ya da amerikan
cilt denilen sistemlerle birbirine ve kapağa tutturulur. Kapak takma
işlemleri tamamlandıktan sonra ağız kısımları traşlanır. Kitap pakete
hazırdır.
Sayım ve şirink: Müşteriye teslim edilecek kitaplar
istenilen sayılarda paketlenecektir. Bu iş ya el ile paketleme şeklinde
ya da shirink (şirink) adı verilen paket makinelerinde yapılır. Shirink
makineleri istenen sayıda kitabın dışına plastik folyo sarıp, folyo
kenarlarını ısı ile yapıştırır ve basılı ürünlerin dağılması, ıslanması
önlenmiş olur.
Teslimat: Pakete girmiş kitaplarımız için tesellüm
fişi (sevk irsaliyesi) kesilir ve kitaplarımız nakil aracına yüklenerek
müşterisine doğru yola çıkar.
Matbaa: Diğer adı basımevi olan matbaalar, çeşitli
baskı tekniklerini kullanarak gazete, kitap, dergi, broşür, ambalaj
gibi her türlü basılı materyalini üretmek ve çoğaltmak görevini üstlenmiş
kuruluşlardır. Matbaalar hizmet götürdükleri sektörlerin talepleri doğrultusunda,
başta kağıt-karton sanayiinin ürünleri olmak üzere, plastik, teneke,
kumaş gibi ürünler üzerine baskı yaparlar.
Matbaacı:
1- Matbaa ve baskı işlerinin hazırlanma ve basılmaları ile uğraşan ve
bu işi kendine meslek edinen kimse. Bu çerçevede matbaacılık ana mesleği
altında çok sayıda meslek mensubu görev yapmaktadır. Bunların başlıcaları;
dizgici, grafiker, filmci, montajcı, kalıpçı, baskıcı, mücellit (ciltçi),
matbaa müşteri temsilcisi, matbaa yöneticisidir.
2- Basımevi sahibi.
Matbaacılık: 1.Basılması istenen bir
materyale ilişkin yazılı ve görsel materyallerin belirli sanatsal özellikler
gözetilerek bir araya getirilip düzenlenmesi, baskıya hazırlanması ve
çoğaltılması işlemlerinin tümüne matbaacılık denir. 2.Basımevi işletme
işi. Matbua: Basılmış olan, basılı. Matbu evrak: Daha çok resmi nitelik
taşıyan işlerde kullanılmak üzere basılmış evraklara denir.
Ajans: Basım sanayiinde ajans kavramı, daha çok basılacak
materyallerin baskı öncesi hazırlık işlemlerini yürüten, fiziki üretimden
çok düşünce üreten ve satan kuruluşları ifade eder. Ajanslar, resmi
ve özel kuruluşların hizmet ya da mallarını tanıtmaya, sevdirmeye, sattırmaya
yönelik reklam/tanıtım kampanyalarını organize eder ve yürütürler. Bu
işleri yaparken de kampanya sırasında kullanılacak basılı materyallerin
(afiş, broşür, bilboard, reklam panoları, kitap, el ilanı, kurum kimliği
çalışmaları vb.) tasarım ve baskıya hazırlık işlerini bizzat yürütürler.
Reklam ajanslarının kapasiteleri ölçüsünde eleman sayıları ve çalıştırdıkları
elemanların nitelikleri değişebilir. Büyük ölçekli reklam ajanslarında
görev alan uzman meslek mensupları genel olarak şunlardır: Sanat yönetmeni,
grafik tasarımcılar, fotoğrafçı, dizgici, metin yazarı, müşteri temsilcisi
Yayınevi: Belirli uzmanlık alanları için kitapların
üretim, dağıtım ve pazarlamasını takip eden kuruluşlara yayınevi denir.
Yayınevleri de ajanslar gibi matbaaların en önemli müşterileridir. Yayınevlerinin
büyük bir kısmı, bastıracakları kitapların dizgi ve tasarımını kendi
bünyelerinde yaptıktan sonra film, montaj, kalıp, baskı ve cilt işlemleri
için bir matbaa ile çalışırlar.
Servis Büro: 1980’li yıllardan itibaren bilgisayarların
basım sektöründe etkin kullanılmaya başlanmasının ardından, bilgisayar
destekli film çıkış hizmetleri vermek üzere kurulmuş profesyonel kuruluşlara
servis büro denmiştir. Servis bürolar, film çıkış makinalarına büyük
yatırımlar yapmak istemeyen ajans ve matbaalar arasında köprü görevi
gören kuruluşlar olup, günümüzde yavaş yavaş doğrudan kalıba pozlandırma
sistemlerini de bünyelerine almaya başlamışlardır.
Selefoncu, lakçı: Baskısı tamamlanan broşür,
dosya, kitap kapağı, karton ambalaj gibi bazı işlerin yüzeyine hem estetik
kaygılarla, hem de daha dayanıklı olması, sudan, yağdan, güneş ışınlarından
etkilenmemesi için ciltleme öncesi selefon veya lak uygulayan işletmelere
denir.
Mücellithane (Ciltevi): Baskısı tamamlanan
işlerin kesim, kırım, harman, dikiş, kapak takma vb. İşlemlerinin yapıldığı
işletmelere denir. Pek çok matbaanın kendi bünyesinde mücellithanesi
bulunmakla birlikte, özel kapak takma, varak yaldız vb. işlemler konusunda
hizmet veren cilteveleri bulunmaktadır.
Aksan: Özellikle yabancı dillerden dilimize
geçmiş bazı sözcüklerin söylenişinde yol gösterici olarak görev yapan
ve bazı harflerin üzerinde bulunan işaretlerdir.
Altbaşlık: Büyük yazıları yutulabilir parçalara
bölmek için kullanılan, sundukları yazının reklamını yapan, göz gezdiren
insanları okumaya sevkeden ve ana başlığın altında bulunan başlıklardır.
Ara başlık: Bir haberin ya da yazının belirli
bölümlerine dikkat çekmek için metin aralarında kullanılan yazı dizgisinden
çok az büyüklükteki punto ile dizilmiş ve genellikle daha kalın (bold)
olan başlıklardır.
Asıl başlık: Bir gazete ya da yayın tarafından
kurumsal tanımlama olarak kullanılan tasarım ya da logo.Örneğin, Hürriyet
Gazetesi'nin logosu.
Basan malzeme: Sıcak dizgide harf, işaret,
çizgi, süs gibi baskı işlemi sonucu sayfada görülecek malzemeler
Basmayan malzemeler: Sıcak dizgide espas (araboşu),
kadrat, anterlin, garnitür, klişe altlığı gibi baskı kalabında yer alıp
mürekkeple temas etmeyen malzemelerdir. Espaslar, kelimelerin arasında;
kadratlar, yarım kalan (dul) satırların tamamlanmasında veya kelime/satır
ortalamada; garnitürler, sayfadaki büyük boşlukları oluşturmada; klişe
altlıkları, klişeleri yazı yüksekliğine getirmede kullanılır.
Başlık: Metnin başına büyük punto harflerle
konunun adını belirtmek amacıyla konulan yazı.
Baştan blok yazı: Satırları sağdan başlayıp
son kısmı serbest biten dizgi türü. Soldan blok da denilebilir.
Başvuru İşaretleri: Okuyucuyu metinden dipnota
ya da diğer başvurulara yönlendirmek için kullanılan işaretler
Blok paragraf: Paragraf başındaki satırı içeri
almadan, satırbaşı boşluğu olmadan yapılan dizgi.
Bloklama: Yazının düşey olarak, sağdan ve soldan
düzgün şekilde dizilmesi. Tam blok ve yarım blok olabilir. Tam bloklamada
dul satırlardaki harf araları gereğinden fazla açılarak istenmedik bir
görünüm sergileyebilirler.
Bold: Normal yazı karakterinden daha kalın
gövdeye sahip olan daha siyah yazı karakteri veya stili
Bold-italic: Eğik karakterleri ve kalın çizgileriyle
zor okunmasına rağmen (burada olduğu gibi) pek çok dizgici tarafından
tarafından kullanılan yazı stili. Bu stil daha çok alt başlıklarda tercih
edinmelidir.
Çift: Tipo baskıda metal harfleri dizerken
kolaylık olsun diye kullanıdığımız cımbıza benzer ince uçlu alet.
Decoratif yazı: Dekoratif yazı tipleri özel
imajlar için tasarlanmışlardır. Genelde metinlerde değil başlıklarda
ve sanat çalışmalarında tercih edilen yazı tipidir.
Dizgi operatörü: Dizgi makinelerinde dizgi
işini yapan kişi. Günümüzde yayınevleri dışında dizgi operatörlüğü mesleği
yerini hem dizgi tasarım yapabilen yardımcı grafikerlere bırakmaktadır.
Dizgi: Basım yoluyla çoğaltılması düşünülen
yazılı bir metnin belirli standartlar gözetilerek matbaa harfleriyle
yeniden yazılması işlemi
Dizgici: Kurşun harfleri, harf kasalarından
tek tek alarak kumpas üzerine dizen elle dizen kişiye mürettip; linotype,
entertype, monotype gibi kurşun dizgi makinalarında klavye yardımıyla
dizen kişiye dizgi operatörü denir. Günümüzde, masaüstü yayıncılık sistemi
içeresinde bilgisayarda dizgi yap;an elemanlar da bilgisayar dizgi operatörü
olarak anılmaktadır.
Dul: Bir paragraf sonunda yarım kalmış satır.
Düzeltmen: Genel tashih kurallarını bilen,
metnin yazıldığı dile hakim olan, bu çerçevede dizgilmiş bir metindeki
dizgi ve yazım hatalarını düzeltmekle yükümlü kişi.
Eğik Yazı: Normal yazının bilgisayar tarafından
hafif eğilmiş türüdür. İtalic olana göre daha iyi okunur.
Elle dizgi: Daha önceden dökümü yapılmış ve
hurufat kasalarında yerlerini almış kurşun harflerin mürettipler tarafından
teker teker el ile alınarak biraraya getirilmesi yoluyla yapılan dizgi
işlemi
Entertype: Kurşuna dayalı dizgi sisteminde
som (tek) satırlar dizen mekanik dizgi makinası.
Font: Belli bir adı ve sabit görünümü bulunan
harf, sayı, noktalama işaretleri ve diğer yazı simgelerinin kümesi.
Foto Dizgi: Bilgisayarların matbaacılık sektöründe
kullanılmaya başlanmasından önceki yıllarda kullanılan ve compugrafic
adıyla da anılan fotografik temelli dizgi makinalarında yapılan dizgi
sistemi. Bu sistemde dizgi makinalarının ekranlarında sınırlı sayıda
satır görülebilir; dizilen satırlar bir kayıt biriminde saklanarak dizgi
bitiminde pikaj yapılmak üzere rulolar şeklindeki ışığa duyarlı kağıtlara
ışınsal aktarım yoluyla pozlanırdı. Bu kağıtlar tıptı fotoğraf baskısı
gibi belli kimyasal
işlemlerden geçirildikten sonra yazılar görünür hale gelirdi. Bu kağıtlardan
pikaj yapılır ve pikajlı sayfaların filmi çekilerek baskıya hazırlık
süreci devam ederdi.
Gale: Kenarlarından ikisi üzerinde bir gönye
bulunan ve üzerine elle veya mekanik olarak tipografi dizgi satırları
yerleştirilen madeni levha.
Harf Kasası: Belirli bir düzeni olan, içinde
metal harfleri(hurufat) barındıran, çok çekmeceli bir kasa.
Harf: Tipografik düzenlemenin en temel öğesidir
ve alfabenin her bir simgesini belirtir.
Hat Sanatı: El ile güzel yazı yazma sanatı
Hattat: El ile yazı yazmayı sanat olarak uygulayan
kişi.
Hurufat: Metal harfler. Kurşun, antimuan ve
kalaydan kimi zaman da, bakır alaşımından dizgi dökümü için kullanılan
metal.
İnisyal Harf: Paragraf başındaki büyük ve çoğunlukla
süslü baş harf.
İtalik: Hümanistik küçük harften türemiş ve
matbaacılıkta 1500’e doğru Aldo Manizio’nun girişimiyle benimsenmiş,
okuyana göre sağ üst köşeye doğru hafif eğik olan basım harfidir. El
yazısına benzetilmek için tekrar tasarlanıp eğilmiştir. İnceliği ve
açısı yüzünden okunaklığı azdır.
Kaligrafi: Güzel, şık el yazısı
Karakter: Veri ve bilgileri işleme ya da iletme
amacıyla göstermede, uzlaşmalı olarak kullanılan rakam, harf, noktalama
işaretleri ya da herhangi bir başka simge.
Klişe: 1. Tipo baskıda kullanılmak amacıyla,
üzerine kabartma olarak bir kompozisyon yada resim kopya edilmiş madeni
levha. 2. Çukur baskıda, fotoğraf negatifi ve pozitifi.
Komut ya da İşlev Karakteri: Verileri kaydetme,
işleme, iletme ya da yorumlama gibi işlemlerin yürütülmesi, başlatmaya,
değiştirmeye ya da durdurmaya yarayan ve bir veriyi gösterme karakterinden
ayrılması gereken karakter.
Kumpas: Metal dizgi düzenlemesinde elle dizilecek
harflerin birleştirilmesi için kullanılan metal bir alet.
Linotype: Tekli bir kurşun çubuk olarak bir
tam-bütün dizgi satırını dizen satır döküm makinası için yaygın olarak
kullanılan ticari marka adı.
Ludlow: Başlıkların ilanların dizgisinde kullanılan
makine. (Karakter matrisleri, satırın tek blok olarak döküldüğü özel
bir kumpasta elle birleştirilir.)
Majiskül: Büyük harf veya büyük harflerle yazılmış
yazı, kapital veya uppercase adıyla da bilinir.
Matris: Sıcak dizgide döküm için kullanılan
dişi harfler
Mekanik dizgi: Basılacak matbaa harflerinin
mekanik (Linotype, monotype gibi yöntemlerle) olarak dizilmesi.
Miniskül: Küçük harf veya küçük harflerle yazılmış
yazı.
Monotype: Tek tek harflerden boyları ayarlanmış
satırlar dizen mekanik dizgi makinesi.
Otomatik Satır Aralığı: Yazı tipine, yazı büyüklüğüne
ve stiline dikkat etmeden kelime işlem programlarının satır arası boşluklarını
otomatik olarak ayarlaması.
Pi Fontları: Daktiloda olmayan simgesel karakterlerler.
Klavyedeki Alt, Option ile elde ettiğimiz sembollerde yüklü bulunan
simgeler veya özel olarak üretilmiş simge fontlarına verilen isim.
Pika: Pika tasarımcısı ölçüm birimi. 12 punto
= 1 pika, 6 pika = 1 inch
Prova tezgahı: Fotogravürcülerin deneme provalarını
çıkarmasına ya da tipo işçisinin ilk prova baskılarını ya da sütun tashihleri
yapmasına olanak veren baskı makinesi.
Punto: Harf büyüklüklerinin tanımlandığı temel
ölçü birimidir.
Regular: Yazı ailesi mensuplarından biri. Daha
çok ana metin dizgisinde kullanılan, okunurluk açısından en uygun yazı
şekli.
Sans serif yazı: Genellikle eşit ağırlıklı
çizgilerden oluşan, açıklığı en iyi olan ve tırnak adını verdiğimiz
bitiş vurguları olmayan yazı tipleridir. Arial, Helvetica, Univers sans
serif yazı tipi örnekleridir.
Sayfa başı derinliği: Sayfanın üstünde, üst
marja eklenen fazladan boşluk. Bu boşluk genellikle bölüm başlığını
belirginleştirmek için yeni bir bölümün ilk sayfasında bulunur. Sayfa
başı derinliği tüm kitap boyunca aynı kalmalıdır.
Sayısal (digital) dizgi: Günümüzde bütün kişisel
bilgisayarlarda gerçekleştirilebilen; çok sayıda yazılım ve font üreticisi
firma tarafından desteklenerek her geçen gün daha da geliştirilen dizgi
sistemi.
Script yazı: El yazısına benzeyen yazitiplerine
verilen addır. Resmiyetten uzak samimi bir hava oluştururlar. Dizgide
bazı harfler birleşirken bazıları birbirlerine dokunmazlar. Davetiye
gibi az yazı gerektiren samimi yazışmalarda kullanılırlar.
Serif yazı: Tırnaklı yazı tipi olarak da anılan
serif yazı tiplerinde her harfin bitiş noktalarında küçük yatay çiziler
vardır. Bu çizgiler her harfin şeklini ayrı tutar ve harfler arası geçişi
kolaylaştırır. Dikey çizgileri yatay çizgilerinden daha kalındır. İnce
ya da kalın, eşit kalınlıkta, incelen şekilde veya yuvarlak olabilirler.
Okunurluğu en iyi yazı tipleridir.
Sıcak dizgi: Tipo baskı sistemini destekleyen
linotype, entertype dizgi makinelerinde kurşun harflerin dizilip, döküm
makinelerinde dökülmesiyle gerçekleştirilen dizgi sistemi. Gutenberg
teknolojisi de diyebiliriz. Kurşun harflerin ya tek tek ya da satır
halinde dökülmesi esasına dayanır. Bu dizgi sistemi yüksek baskı sistemlerinden
tipo baskı sistemini destekler.
Soğuk dizgi: Genel olarak kurşun döküm yoluyla elde edilne diğer
harf dizgisi için kullanılır. Fotodizgi ya da sayısal (digital) dizgi
ile karıştırılmamalıdır. 1990 öncesinde IMB vb. firmaların üretmiş olduğu
top şeklindeki metal karakter kümelerinden oluşmuş kalıplarla çalışan
daktilolar mevcuttu. Her bir top farklı bir karakter içerirdi. Topları
değiştirerek değişik karakterlerde dizgi yapmak mümkündü. Sıcak dizginin
yaygın olduğu o dönemde bu sistem soğuk dizgi olarak adlandırılmıştı.
Sondan blok: Satırların sağa dayalı olduğu dizgi türü.
Tashih: Dizgi yanlışnıı düzeltme işi. Tashih
konusunda ortak bir dil oluşturulmuş olup, belli işlemler belli sembollerle
gösterilir.
Tipografi:
1. Kabartma kalıplar (tek tek karakterler, gravürler, klişeler) üzerinde
dizgi ve baskı yöntemi.
2. Grafik tasarımda yazılı unsurların (yazı karakteri, yazı büyüklüğü
vb.) sanatsal bir bakış açısı ile düzenlenmesi işi. Günümüzde bilgisayarlı
tipografinin gelişmesi ile beraber yazı aileleri zenginleşmiş yeni tipografik
türler oluşturmak kolaylaşmıştır.
Tipometre: Dizgicilerin kullandığı taksimatlı
cetvel. Üzerinde iki ayrı taksimat bulunan düz bir cetveldir.Bunların
birisinde metre sisteminin ondalık bölümleri (santimetre, milimetre),
ötekindeyse on iki eşit parçaya bölünen ve birimi tipo puntosu olan
tipografi sistemi yer alır.)
Tire: 1.Çizginin eş anlamlısı 2.Hiçbir yumuşak
tonu olmayan ve yanlızca iki uç yoğunluğu bulunan fotoğraf. 3. Tire
klişesi yada filmi, yanlızca düz beyazları ve siyahları olan bir belgeden
hareketle elde edilmiş baskı kalıbı parçası(Tramlamanın karşıtı olarak)
Trutype: Apple ve Microsoft tarafından sunulan
yazı tipi düzeni. Trutype yazı tipleri çoğu zaman lazer yazıcılarda
çok daha hızlı çıktı alınmasını sağlar.
X-yüksekliği: Latin Alfabesi'ndeki küçük x
harfinden adını alan X-yüksekliği kavramı a, e, o, u , ı gibi küçük
ünlülerinyüksekliği anlamına gelir ve önemli tasarım özelliğidir. Aynı
puntodaki az x yüksekliğine sahip yazı karakteri, çok x yüksekliğine
sahip yazı karakterinden daha az yer kaplar. (12 punto Times ile 12
punto Arial'i karşılaştırdığımızda arial daha çok yer kaplar.)
ABCÇDEFGĞHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ (Arial-Regular 12 punto)
ABCÇDEFGĞHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ
(Times-Regular 12 punto)
Yazı Ailesi: Bir tipografik karakterin değişik
et kalınlıklarında ve daraltılmış, genişletilmiş, eğimli, çizgili gibi
çeşitlemelerinden oluşan gruba denir. Helvetica, Arial, Garamond, Times
aileleri gibi…
Yazı kalınlığı: Yoğunlaştırılmış yazı karakterleri
çok yer harcamadan başlıkların etkisin artırmaya yarar. Yoğunlaştırılmış;
sıkıştırılmış veya bozulmuş demek değildir. Bunlar daha çok etki için
tasarlanmışlardır. Her karakterin içindeki boşluğun artması için x-
küçüklüğü yükseklikleri artırılmıştır. Buda yazıya açıklık sağlar. Harf,
satır ve paragraf arası boşlukları hem okunurluğu hemde açıklığı etkiler.
Hem metinde, hemde başlıklarda harf arası boşluklarını ayarlayarak büyük
farklılıklar oluşturulabilinir. Harf satır ve paragraf arası boşluklarını
hesaplarken iki kavramı unutmamak gerekir. İzleme ve ayarlama (İzleme;
Bütün dökümandaki harf arası boşlukların aynı olması demektir. Ayarlama
ise; Sola bloklu yazının, blokundan daha az resmi görünüm verdiği kabul
edilir.
Yazı Karakteri Takımı (Font): Bir harf biçiminin bütün alfabesidir.
Diğer bir deyişle aynı dizide aynı ölçüde ve aynı hizada sayıları, noktalama
işaretlerinide içeren bütün parçalarıyla özel harflerin uygun toplanmasıdır.
Yazı Stili: Bir yazı tipinde farklı yerlere
vurgu yapmak için kullanılan değişiklerdir. Normal, kalın, italic, kalın-italic,
altı çizgili, gölgeli vb. yazılardır.
Yazıtipi Ayarlaması: Varolan yazıtiplerini
düzenleyerek yenilerini yaratmanızı sağlayan etki. Bu etkiye sahip yazılımlarda
harflere ince bitiş çizgileri ekleyebilir, harfleri bastırabilir, gerebilir
ve her iki tarafına da boşluk ekleyebilirsiniz. Yazıtipini temelden
değiştirmek istiyorsanız x-yüksekliği ile oynayabilir ve logo olarak
kullanılabilecek değişik semboller bulabilirsiniz.
Yazıtipi: Temel olarak aynı özelliklere sahip
karakter setleri. Artık kelime işlem programlarıyla büyüklükler ayarlanabildiğinden
yazıtipi terimi, aynı çizgi oranlarına sahip karakter setleri için kullanılmaktadır.
Çoğu yazı tipi normal ve kalından daha çok alternatif sunarlar. Mesela
sans serif yazıların büyük bir kısmı hafif ve ağır yazı seçeneklerini
içerirler. Bunlar genel metin yazısından kullanılmaya elverişli olmamakla
birlikte; başlıkları renklendirir. Hareket katarlar. Light, Regular,
Bold, Black, UltraBlack gibi seçenekler mevcuttur.
Grafik: Harfleri, sözcükleri, tümceleri, fotoğrafları,
biçimleri, renkleri kağıt üzerinde bir zevk ve oranla yerleştirme ve
bu yerleştimede yenilik ve çekicilik oluşturma sanatına grafik denir.
Eski Yunancadaki "Grapnein" (yazmak) kelimesinden dilimize
geçmiştir.
Tasarım: Planlamaya dayalı belirli bir amaç
gözeten yaratıcı bir eylemdir.
Grafik Tasarım: Okunan izlenen görüntülerin
tasarımı şeklinde tanımlanır. Grafik tasarımda görsel unsurlar kenar
çizgileri ile aynı yönde yerleştirildiklerinde düzenli ve durağan, karşıt
yönde yerleştirildiklerinde dinamik ve enerjik bir yapı oluştururlar.
İletişim: Gönderici ve alıcı olarak adlandırılan
iki insan ya da insan grubu arasında gerçekleşen bir duygu, düşünce,
davranış ve bilgi alış verişidir.
Grafik İletişim: Görüntülerden oluşan bilgilerin
değiş-tokuşu olarak tanımlanır. Yazılar, resimler ve fotoğraflar başlıca
grafik iletişim araçlarıdır. Bir mesajın açık, ekonomik ve estetik yollarla
üretilmesi, grafik iletişimin başlıca amacıdır. Grafik iletişimin ekonomik
olması demek, mümkün olan en az sayıda görsel imgenin, mümkün olan en
yüksek sayıda bilgiyi aktarabilmesi demektir. Örnek: Erkek/kadın tuvaletlerini
ya da giriş çıkışı grafik imgelerden anlarız.
Grafik Tasarımın Öğeleri: Çizgi , ton, renk, doku, biçim, ölçü,
yön olarak ifade edilebilir. / Çizgiler karakterlerine göre ve konumlarına
bağlaı olarak bazı mesajlarda iletirler. Örneğin; yatay çizgi durgunluk,
dikey çizgi saygınlık, diyagonal çizgi canlılık, kıvrımlı çizgi zerafet
ifadesi verir./ Tonlar genellikle görsel imgenin yarımton reprodüksiyon
tekniği ile tramlanması yoluyla elde edilir. Ton ve çizgi tasarımda
kontrastlığı oluşturan elemanlardır. / Renk, bir tasarımı meydana getiren
yapı taşlarından biridir. Renkler, izleyen üzerinde değişik etkiler
uyandırırlar. Bunların bir bölümü kişisel, bir bölümü ise genllenebilir
duygulardır. Örneğin; sıcak renklerin uyarıcı, soğuk renklerin ise gevşetici,
dinlendirici olması renklerin genellenebilir etkileri olarak değerlendirilebilir.
/ Doku, bir yüzey üzerinde tekrarlara dayalı biçimsel bir düzen olarak
adlandırılabilir. Örneğin zeminde kullanılan bir ahşap, mermer vb.dokusu.
/ Bir grafik tasarım ürünü, farklı ölçülerdeki görsel unsurların bir
araya gelmesiyle oluşur. / Bir tasarım yüzeyi üzerinde bulunan çizgisel,
tipografik ve görsel unsurların yönü önemlidir. Örneğin: Bir gazete
haberinde yer alan insan fotoğrafi ilgili habere doğru bakmalıdır.
Mesaj: Bir kimseye verilen, gönderilen iletilen
bilgi, haber.
Hedef Kitle: Ilgi alanları ve özellikleri ayrıntılı
bir biçimde tanımlanmış bir kitledir. Bir kişi ya da kurumun davranışlarından,
kararlarından, uygulamalarından dolaylı ya da dolaysız olarak etkilenen
grup olarak ifade edilebilir.
Sanat Yönetmeni: Reklam ajanslarında metin
yazarı, fotoğrafçı, uygulamacı grafiker, müşteri temsilcisi vb. elemanlarla
çalışan, etkili reklam üretimi ve tasarımından sorumlu kimse.
Grafiker: Görsel sanatlar alanındaki ressam,
heykeltraş gibi meslek mensuplarından biri olan grafikerler, basılması
istenen materyali estetik kurallar çerçevesinde baskı için düzenleyen;
yazıları ve görsel unsurları işin niteliğine uygun bir grafik dili kullanarak
çekici hale getiren ve bu yolla etkili iletişim ortamı yaratan sanatçılardır.
Günümüzde grafikerlerin sanat bilgisi ve el becerisi yanında, psikoloji
ve iletişim bilimleri ile de yakından ilgilenmesi gerekmektedir.
Gün geçtikçe matbaalarda, reklam bürolarında, yayınevlerinde grafikerler
daha önem kazanmışlardır. Grafikerlik önemli bir sanat dalı haline gelmiştir.
Dünyada ve ülkemizde; güzel sanatlar bölümlerinde grafik anasanat dalları
açılmıştır. Günümüzde kartvizitten günlük bir gazete sayfasına kadar,
baskıya girecek her ürün bir grafikerin oluşturacağı taslaktan geçmelidir.
Eskiz (Taslak): Çeşitli unsurların sayfa üzerinde
nasıl yerleştirileceğini gösteren karakalem ya da kör yazı ve resimlerle
oluşturulmuş taslak çalışmaları. Taslaklar, fikir taslakları ve geliştirilmiş
taslaklar olarak iki aşamada ele alınabilirler. Fikir taslakları, basılacak
ürünle ilgili olarak otobüste, evde, parkta ya da herhangi bir yerde
üretilmiş kabataslaklara verilen addır. Geliştirilmiş taslaklar ise,
fikir taslakları içinden seçilen birkaç örneğin, işin gerçek ebatlarında
bilgisayar ortamında gerçek baskı materyalleri ile ya da uygun bir baskı
altı malzemesi üzerine ışıklı masalarda kör yazı ve resimlerle oluşturulmuş
taslaklardır. Bu taslaklarda kullanılacak yazı karakteri ve puntosu,
varsa fotoğrafın yeri ve büyüklüğü, zemin rengi vb. unsurlar basılacakmış
gibi düzenlenir ve müşteriye sunulur.
Mizanpaj: (Düzenleme) Grafik öğelerininbelirli
bir çerçeve içinde dengeli olarak yerleştirilmesi. Bir çeşit taslak.
Sayfa düzenlemesi, sayfa planı. (La mise en page)
Pikaj: Grafik için hazırlanmış; resim, yazı,
amblem ve fotoğrafların, milimetrik kağıt ya da resim kağıdı üzerine,
gönyeli bir şekilde kesilerek yapıştırılması. Bu işlem bilgisayarların
basım dünyasına girmesinden önce yapılırdı. 1990’lı yıllara kadar pek
çok matbaa ve yayınevi pikajörleri çalıştırırdı. Günümüzde pikaj işlemi
yapılmamaktadır.
İllüstrasyon: Başlık, slogan ya da metin gibi
sözel unsurlardan çok görsel unsurların ağırlıkta olduğu; görsel anlatım
öğelerinin etkin kullanıldığı grafik tasarım unsurlarının bütünü.
Slogan: Genellikle hafızada kalıcılık için
ise ideali 2-3 kelimeden oluşmasıdır.
Amblem: tek satırdan oluşan, bir ürün, hizmet ya da fikri tanıtmak
amacıyla yazılmış çarpıcı metinlerdir. Sloganlarda sözcük sayısı 5-6'yı
geçmemelidir. Özellikle afiş tasarımında, vurgulama ve Ürün ya da hizmet
üreten kuruluşlara kimlik kazandıran sözcük özelliği göstermeyen soyut
ya da nesnel görüntülerle ya da harflerle oluşturulan simgelerdir.
Logo: İki ya da daha fazla tipografik karakterin sözcük halinde
okunacak biçimde bir araya getirilmesiyle oluşturulan ve bir ürün, kuruluş
ya da hizmeti tanıtan marka ya da amblem özelliği taşıyan simgeler.
Simgesel İşaret: Ürün, hizmet, düşünce ya da
nesneyi simgeleyen işaretler. Trafik işaretleri, ulaşım, hastane, sigara
içilmez levhaları, bayrak ve flamalar simgesel işaretlere örnektir.
Ticari Marka: Bir ürünün benzer ürünlerden
ayrılmasını sağlamak amacıyla üreticiler tarafından kullanılan tanımlayıcı
simgelerdir.
Format: Biçimin, ölçümün ya da bir yayının
görünüşü için kullanılan genel bir terim.
Perspektif: Cisimleri, bir yüzey üzerine görüldükleri
gibi çizme tekniği.
Orijinal: Baskı yoluyla çoğaltılmak üzere scannerda
taranarak film çıkışa hazırlanan ya da reprodüksiyon atölyesinde filmi
çekilen tire veya yarıton resim.
Degrade: Siyahtan beyaza giden tram; koyu renkten
açık renge ya da bir renkten başka bir renge geçiş işlemi. Daha çok
değişik zemin denemelerinde tercih edilir.
Kurum Kimliği: Bir kurumun ya da şirketin kartvizit,
yazışma, iş gazetesi gibi kağıt baskı dökümanlarında sürekli aynı stili
kullanmasıyla oluşan ve diğer şirketlerden ayrılmasını sağlayan imaj.
Tutarlı olmak için bütün dökümanlarda aynı yazı tipi, stili, harf ve
satır arası boşlukları aynı tür boşluklar kullanılır. Bu parçalar bütün
yayınlarda aynı yerlerde olur.
Kurum Kimliği Dosyası: Bir kurumun imajını
güçlendirmek için hazırlanan ve sürekli kullanılacak basılı evraklara
(logo, amblem, fatura, irsaliye, makbuz, zarf, antetli kağıt, kartvizit
gibi) ilişkin örneklerin bulunduğu dosya.
Broşür: Tanıtım amacı taşıyan renkli veya tek
renk olarak hazırlanan kitapçık ya da tek, iki, üç ya da akordeon kırımlı
föy
Afiş: Kağıdın yalnız bir yüzüne siyah/beyaz
veya renkli olarak basılıp duvarlara asılan bir çeşit duyuru. Afişler
hedef kitle ile buluştukları çevreye bağlı olarak iç ve dış mekan afişleri
olarak ikiye ayrılır. Dış mekan afişleri, büyük boyutları ile duvar
yüzeylerinde ilan panolarında hedef kitleyle karşılaşırlar. İzlenme
süreleri kısadır. İç mekan afişleri, salonlara, lobilere ve koridorlara
asılır. Bu nedenle de uzun süre izlenme şansına sahiptirler. İzlenme
süresini dikkate almak gerek.
Bilboard: 70x100 boyutunda en az 4, en çok
10 parçadan oluşan ve daha çok açık havada hedef kitle ile buluşan büyük
boy afiş.
El İlanı: Bir ürün ya da hizmeti duyurmak,
tanıtmak amacıyla çok sayıda bastırılıp dağıtılan genellikle 1/2 ya
da 1/4 A4 boyutundaki basılı materyal.
Ambalaj: Bir ürünü dış etkilerden korumak,
tanıtmak, ürünle ilgili imaj yaratmak ve kullanıcıyı bilgilendirmek
amacıyla kağıt, karton, cam, plastik, teneke, kumaş, ahşap, strafor
vb. malzemelerden yapılan ürün tamamlayıcısı.
Prospektüs: Bir ilacın kullanımına ilişkin
bilgileri içeren ve ilacın karton ambalajı içinde sunulan basılı materyal.
Recto: Bir açık kitabın süreli yayın ya da
benzerlerinin sağ taraf sayfası. Sayfa 1, sürekli olarak recto üzerindedir
ve rectolar sürekli tek sayfa sayısını taşır.
Verso: Bir kitabın sol taraftaki sayfası.
Diapozitif: Saydam, slayt. Görüntünün film
üzerinde net olarak göründüğü bir fotoğraf türü olup, matbaacılıkta
görüntü kalitesi açısından tercih edilen orijinaldir.
Opak: Işık geçirmeyen ve saydam olmayan, ışığı
yansıtan. Fotoğrafçılıkta karta basılmış fotoğraflar opak olarak adlandırılır.
Animasyon: Hareketsiz resimleri canlandırma,
çizgi fim tekniği.
Cilt payı: Basılı alanla, sayfanın ciltlenecek kenarı arasındaki
iç marj.
Donuk sayfa: Sayfa düzeninde tek düze görünen, hareketsiz sayfa.
Örneğin; roman, hikaye sayfaları.
Doyma: Bir renk şiddetinin ölçüsü. Örneğin
pembe kırmızıdan, gökyüzü mavisi lacivertten daha az doymuştur.
İsim Plakası: Yayının başlığının konulduğu grafiksel özelliklerle
desteklenen bölge (isim plakası genellikle bir arka plan, yatay çizgiler,
bir alt başlık ve bir açıklama satırı içerir. Yönetici listesiyle (künye)
karıştırılmamalıdır.)
Künye: Bir yayının adı, adresi, sahibi, yöneticisi,
telefonu, e-mail v.b bilgileri içeren bölüm.
Piktogram: Nesnelerin stilize edilmiş siluetlerindendir.
Kolay algılanır, çabuk öğrenilirler. Mektup, telefon işareti, sigara
içilmez v.b işaretler.
Düz Anlam: Bir sözcük işaret ya da imgenin
doğrudan anlamıdır. Örneğin sarı renk dolgulu bir daire, sarı renkli
bir dairedir.
Yan Anlam: Anlamın ikinci aşamasıdır. Yan anlam
ancak düz anlamın bulunduğu bir yerde değer kazanır, etkili olur ya
da önerilir. Örneğin, sarı renk dolgulu bir daire görünümü bir güneş
olarak algılanabilir.
Görsel Malzeme: Basılacak her türlü malzeme
görsel malzeme olarak adlandırılır. Örnek olarak fotoğraf, slayt, resim
ve yazı verilebilir.
Simetri: 1- Tasarımda iyi orantılanmış ve dengelenmiş
parçaların oluşturduğu genel yapı 2- Hayali bir çizgi ya da düzlemde
ayrılmış iki yönlü biçim benzerliği. Örnek insan vücudu, dergi ve kitap
sayfaları.
Asimetri: Tasarımda, simetrinin tersine orantısızlığa
dayalı parçalardan oluşan yapı. Modernist akımlar asimetriyi birbirine
benzemeyen ya da eşdeğer olmayan görsel unsurlar arasında dinamik bir
denge ya da düzen sağlayan bir kavram olarak ele alıp kullanmışlardır.
Asimetrik denge, birbirine benzemeyen ya da eşdeğer olmayan görsel unsurlar
arasında dinamik bir denge ya da düzen sağlayan bir kavram olarak ele
alınmaktadır. Asimetride büyük yazı küçük yazıyı, büyük görsel öğe küçük
görsel öğeyi ezer ancak sayfada yinede bütünlük hakimdir.
Sızma: Tasarımda basılı alanın bir kısmının
örneğin fotoğrafın sayfanın dışına taşması
Silme: Baskı tasaramında görsel malzemenin
sayfa kenarlarında hiç boşluk kalmayacak şekilde sayfanın tamamına yerleştirilmesi.
Siluet: Arka plandan soyutlanmış bir görüntü
veya bir fotoğrafta bir anahtar öğeyi soyutlama amacıyla arka planın
kaldırılması.
Görsel Hiyeraşi: Tasarım içinde vurgulanmak
istenen mesaja göre görsel unsurların ölçümlenmesi anlamına gelir. Kimi
tasarımlarda fotoğraf öne çıkarken, kimisinde de tipografik unsurlar,
kimisinde renk, hatta bazılarında tasarım yüzeyindeki beyaz boşluköne
çıkabilir.
Forma: Kağıt tabakaları genellikle 4,8.16 ya
da 32 sayfadan oluşan birimlere bölünmektedir. Bu birimlere forma denir.
Kitap, dergi gibi çok sayfalı basılı materyallerin planlanması forma
üzerinden yapılır.
Reklam: Bir ürün ya da hizmetin basın ve yayın
araçlarına para karşılığında tanıtılarak kamuoyuna iletilmesine yönelik
faaliyetlerin tümü.
Reklam Ajansı: Bir ürün ya da hizmetin tanıtım
faaliyetlerini yürütebilecek bilgi ve yeteneğe sahip uzmanların oluşturduğu
topluluk.
Ajans: Bünyesinde ajans yöneticisi, müşteri
temsilcisi, sanat yönetmeni, pazar araştırmacısı, metin yazarı, medya
sorumlusu, trafik sorumlusu, üretim sorumlusu, tasarımcı, illüstratör,
fotoğrafçı, dizgi operatörü, endüstri tasarımcısı, personel sorumlusu
gibi elemanları barındıran; bir ürün ya da hizmeti tanıtmak, duyurmak,
sattırmak için reklam, pazarlama ve tanıtım faaliyetleri yürüten işletme.
Vinyet: Dizgi ve sayfa düzenleme işlerinde
zemin ve aralarda, köşelerde kullanılan ve sistematik parçalar halinde
imal edilen süsler, figürler, çiçekler vb. Günümüzde vinyetler bilgisayar
ortamında clipart dosyalarında hazır olarak bulunmaktadır.
| MASA ÜSTÜ YAYINCILIK TERİMLERİ |
MÜY Donanımı (Çevre Birimleri)
Bilgisayar : Verilerin üstünde işlem yaparak
bunları okunabilir ve görüntülenebilir hale getiren teknolojik makineler.
Bilgisayardan Baskıya Sistemleri : Bu sistemde bilgisayarda hazırlanan
bir iş, direk olarak kalıba pozlanır ve arkasından baskıyı gerçekleştiren
bir sistemdir. Bunun kolaylığı montaj ve kalıphane probleminin kaldırmaktır.
CCD: (Charged Coupler Device - Yüklü Kuplaj
Aygıtı) CCD, tarayıcılar ve dijital kameralar gibi cihazlarda ışığı
ölçmek için kullanılan elektronik bir aygıttır.
Digital Fotoğraf Makinesi (giriş ünitesi) : Resimleri
kendi bünyesinde direk sayısallaştırabilen ve bu görüntüleri bilgisayar
ortamına aktarabilen fotoğraf makinesi çeşidi.Bu sistemde fotoğraf filmi
ve film banyo işlemleri yoktur. Görüntüler doğrudan fotoğraf makinesinin
hard diskine ya da hafıza kartına yazımlanır. Burlardaki görüntüler
kişisel bilgisayarlarda yeniden düzenlenip baskıya hazırlanabilir.
Harici kayıt birimi (SCSI, cd-w - çıkış ve giriş ünitesi):
Sabit disk gibi bilgileri hafızasında tutabilen fakat sabit olmayıp
taşınabilen ve başka bir bilgisayara bağlanabilerek bilgi aktarmada
yardımcı olan araçlardır. SCSI (skazi) taşınabilen bir harddisk formunda
iken, CD-Writer, bilgileri compact diske (CD) yazarak, kopyalanmasını
ve taşınabilerek diger bilgisayar ortamlarına aktarılmasını sağlar.
Klavye (girdi ünitesi): Bilgisiyarda, daktilo
gibi yazı yazıp, resimler üzerinde ve veriler üzerinde değişiklik yapmanıza
olanak tanıyan bir donanım parçası
Modem (çıkış ve giriş ünitesi) : Bilgisayarın
Internet gibi iletişim ağlarına bağlanarak diğer kişisel bilgisayarlara
veri göndermesini veya onlardan veri almasını sağlayan; bilgisayarın
sayısal sinyallerini telefon sinyaline, telefon sinyallerini de sayısal
sinyallere çeviren aygıt.
Monitör (çıktı ünitesi): Bilgisayardaki verileri
görüntelemeye yarayan araç.
Mouse (fare - girdi ünitesi): Bilgisayar yazılımlarında
seçme, kopyalama, kesme, çizme...vb. gibi işlemleri yapan, bigisayarın
ünitesi. Kalem mouse; bir nevi tarayıcı gibi işlem yapan, daha önceden
çizilmiş nesnenin üstünden geçerek çizime yardımcı olan yada elle serbest
çizim yaparak görüntü oluşturmaya yarayan cihaz.
Printer (yazıcı - çıktı ünitesi) : Bilgisayar
ortamında üretilen yazılı ve görsel materyallerin kağıt üzerine aktarılmasını
sağlayan digital aygıt. Masaüstü yayıncılık donanımının en temel üyelerinden
birisi. Renkli ve siyah beyaz, nokta esaslı, mürekkep püstürtmeli ve
laser sistemiyle çalışan çeşitleri vardır.
Scanner (girdi ünitesi) : Yazı, saydam veya
opak fotoğraf, resim, illüstrasyon gibi görüntüleri, 0 ve 1 kodları
ile sayısallaştırarak bilgisayar ortamına aktaran parça.El tarayıcıları,
masaüstü tarayıcılar, flatbed trayıcılar ve tamburlu tarayıcılar gibi
çeşitleri vardır. Tamburlu tarayıcılar ve flatbed tarayıcılar, reprodüksiyon
atölyelerinde daha detaylı ve kaliteli tarama yapan cihazlardır. Diğerleri
ise amatör tarama işlemlerinde kullanılırlar.
Masaüstü Yayıncılık: Kitap, dergi, gazete, broşür gibi yayınları kişisel
bilgisayarlarda özel yazılımlar kullanarak hazırlama yöntemi
MÜY Yazılımları
a) Nokta esaslı (bitmapped) : Yumuşak ve resimsel
efektler için idealdirler. Bu programda oluşturulan görüntüler pixel
noktacıklarından oluşur. Nokta esaslı tasarım programları şöyle sıralanabilir:
Adobe Photoshop, Fractal Design Painter, Fractal Design Color Studio,
Aldus SuperPaint.
b) Nesne esaslı (objectoriented) : Vektörel
tabanlı programlar olarak da anılan bu yazılımlarda geometrik çizim,
simge, logo ve diğer tipografik uygulamalar için gereken düzgün ve keskin
kenarlı görüntüler üretilir. Bu programlar bütün imgeleri nokta yerine,
çizgi ya da vektörler halinde depolar. Bu programlar arasında en yaygınları;
Aldus Freehand, Typestyler, Fontographer...
c) Sayısal işlem : Sayısal hesaplamaları yapabildiğimiz,
tablolar oluşturabildiğimiz yazılımlar. Bunlara Exell, Access…gibi örnekleri
verebiliriz.
d) Kelime işlem : Genellikle tez, rapor, resimsiz
kitaplar gibi metin ağırlıklı sayfa düzenleme çalışmalarında kullanılan
yazılımlardır. Örnek olarak Word, Write, Notepad…
e) Sayfa mizanpaj: Dergi ve gazete gibi materyallerin
sayfalarının tasarımında kullanılan programlardır. Bunlara örnek QuarkXpress,
Pagemaker, Corelldraw , Indesign
f) Sistem Yazılımları: Masaüstü yayıncılık
ile ilgili işlemlerin gerçekleştirilmesinde kullanılacak yazılım ve
donanımın etkin çalışmasını sağlayan yazılımlar. MACOS, WINDOWS gibi
g) Donanım Yazılımları: Bunlar bilgisayarın
donanımlarının sistemde çalışabilmesi için, sisteme tanıtılması ve kendi
bünyesinde donanımın özelliklerini kullanabilmek için tasarlanmış yazılımları
içerir. Örneğin yazıcınızı bilgisayarınıza bağlamanız yetmez, yazıcı
bilgisini içeren bir programı da sisteminize yüklemeniz gerekir.
Genel MÜY Kavramları
Adobe Systems: Postscript dili, Adobe Illustrator,
Adobe Photoshop, Adobe acrobat gibi geniş bir yazıtipi yelpazesi ile
profesyonel grafik sanatçıları ve iletişimcileri için tasarlanan diğer
araçların yazılmasından sorumlu şirketin adı.
Anti-aliasing: Pikselleri karıştırma yoluyla verilen yumuşatma
etkisi
Baskı provası: Bir işin, basıldığı zaman nasıl
görüneceğini kestirme yöntemi. Prova, son çoğaltmada kullanılacak olan
gerçek kağıt, mürekkep setleri ve görüntüleri ile çalışan baskıdan alınan
bir örnektir. Digital prova sistemleri gelişmiş MÜY donanımının bir
unsuru olarak ele alınabilir.
Bellek renkleri: Doğada kolayca bulunan renkler; ten rengi tonları,
mavi (gökyüzü) ve yeşil (bitkiler) gibi. Bu renklere referans renkler
de denir.
Bezier eğrileri: Dört kontrol noktası kullanarak matematiksel
olarak tanımlanan eğri. Photoshop'taki pen araç bezier eğrileri yaratır.
Birleşik: Birleşik bir görüntü, içindeki tüm renk elemanlarını
aynı anda gösterir. Adobe Photoshop'ta çalışırken kanalları ayrı ayrı
gösterebileceğiniz gibi, hepsini birden de gösterebilirsiniz.
CEPS: (Color Electronic Publishing System -
Renkli Elektronik Yayın Sistemi) Genellikle, Scitex, Linotype/Hell,
Crosfield ve diğerlerinin sunduğu özel görüntü düzeltme veya rötuşlama
sistemlerini anlatmak için kullanılır.
Cromalin™: Bir renk provası yaratmak için bir
yöntem. Bu yöntem, sonradan lakelenerek yüksek kaliteli renk provası
yaratan CMYK katmanlı hafif renk farkları kullanır.
Clip Art: Tasarımcıların kesip çıkartmaları
ve tasarımlarına yapıştırmaları için kağıda basılmış resimlemeler. Masa-üstü
yayıncılıkta, clip art bir disketten kopyalanabilen ve diğerine yapıştırılabilen,
kaydedilebilen elektronik resimlerdir.
Çözünürlük: Bir görüntünün piksellerle ölçülen
eni ve boyudur. Buna bağlı olarak yüksek çözünürlüklü görüntü denildiğinde
çözünürlüğü, çoğaltılacağı çizgili ekranın en az iki katı olan görüntü
anlaşılır.. Örneğin 150 çizgilik bir ekrana basılan 300-dpi görüntü
yüksek çözünürlüklüdür. Çözünürlüğü belirlemede kullanılan ölçütler
dpi, lpi ve pikseldir.
DCS: (Desktop color seperation) Masaüstü renk ayrımı
Descreening: Operatörün, varolan yarımton noktalarını
yok ettiği bir işlem.Basılı malzemeden bir nesne taradığınızda descreening
oluşur.
Dinamik Aralık: Belli bir görüntüde bulunan en düşük ve en yüksek
yoğunlukları arasındaki fark. Bu terim aynı zamanda bir tarayıcının
veya dijital kameranın duyarlılığını anlatmak için de kullanılır.
Dpi: Bir inç’teki tarama sayısıdır. Bir inç'teki
tarama sayısı arttıkça görüntü daha detaylı taranır ve kaliteside artar.
Filtre: Daha büyük bir uygulamanın içinde bulunan,
görüntüleri değiştirmek için kullanılabilen küçük bir uygulama. Photoshop'ta,
bir görüntünün görünüşünü keskinleştirmek, bozmak veya başka bir şekilde
değiştirmek için birçok değişik filtre kullanabilirsiniz.
Fraktal: Matematikçilerin bilgisayarlarda,
matematiksel formüllere dayanarak yarattığı desenlere verilen ad.
Frekans: Bir yarımtonda inch başına düşen nokta
sayısı. Frekans ne kadar yüksek olursa, yarımton noktası o kadar iyi
(küçük) olur.
GATF: Pittsburgh'da bulunan The Graphic Arts
Technical Foundation (Grafik Sanatları Teknik Kurumu). GATF, kar amacı
gütmeyen, grafik endüstrisi için test imkanları ve standartlar sunan
bir organizasyondur.
GCR: (Gray Component Replacement - Gri Bileşen
Değişimi) Turkuaz, mor ve sarı tarafından oluşturulan gri tonlarının
aynı miktar siyahla değiştirildiği bir işlem.
Genel Renk Düzeltmesi: Seçilmiş bir bölge yerine
tüm görüntüyü etkileyen bir renk ayarı.
Gölgeler: Bir görüntünün, ayrıntı taşıyan karanlık
bölgeleri.
Grayscale: Gri rengi oluşturan turkuaz, mor
ve sarı miktarları.
İkili Ton (Duoton) : Farklı mürekkep renklerinden
iki yarımtonu, herbiri belli bir ekran açısıyla olmak üzere üstüste
koyarak yaratılan bir görüntü.
Jaggies: Genellikle yüksek kontrastlı eserlerde,
yazıda veya illüstrasyonlarda bulunan sivri kenarlar.
Kopya Çıkartmak: Tek veya birçok pikselin çoğaltılması.
Adobe Photoshop'ta kopya çıkartma işlemlerini Rubber Stamp aracı yapar.
Lpi: (Lines Per Incah) İnç başına düşen satır
sayısına masaüstü yayıncılıkta verilen isim. Bir lazer yazıcıdan basılacak
olan fotoğraflar 75 lpi'ya kadar çıkabilmektedir. Gerçekten kaliteli
ise Lpi değeri 500'e kadar çıkabilmektedir.
Madde imi sembolu: Listelerde asterisk yerine
kullanılan sembol.
Piksel(Nokta): Tek bir resim elemanı. Ekranda
ya da sürekli tonlu bir görüntüde birtek nokta, bilgisayar monitörünün
görüntüleyebileceği en küçük nokta.
Densitometre: Bir sayfa üzerindeki mürekkebin
yoğunluğunu veya bir görüntünün belirli bir bölgesinin yoğunluk değerlerini
ölçmek için tasarlanmış bir alet.
High-key görüntü: Çok işleme maruz kalmış,
soluk bir görüntü veya tarama işlemi sırasında detayları kaybolmuş bir
görüntü.
HSL: (Hue, Saturation and lightness - Renk,
doyma ve aydınlık) Doyma rengin derecesini ve tonunu; aydınlık ise o
renkte ne kadar beyaz olduğunu gösterir.
İthal Etmek: Bir MÜY yazılımında üretilen bir
görüntüyü, farklı bir uygulamada okumak. Mesela Freehand programında
üretilen bir görüntüyü uygun formatta kaydedip Photoshop programında
okutabilmek.
Katman: Nesnelerin, görüntünün bütününü etkilemeden,
ayrı düzlemler üzerine yerleştirilip düzeltilebilmesine imkan veren
bir yöntem.
Kesmek: Bir görüntünün ya da yazının seçilmiş
bir kısmının çıkartıp panoya kopyalamak.
Kontrast: Bir görüntünün en parlak ve en karanlık
alanları arasındaki ilişki.
Lüminans: Bir tonun, rengine veya doymasına
bakmaksızın, parlaklık veya aydınlığının bir ölçüsü.
Madde imleri: Listelerdeki maddeleri sunmak
amacıyla kullanılan tasarımsal semboller.
Maske: Bir nesnenin bir kısmını korumak veya
yerinden çıkarmak için yaratılan başka bir nesne. Maskeyi bir şablon
gibi de düşünebilirsiniz.
Nokta kazancı: Bir yarımton noktasının, görüntünün
üzerine basıldığı kağıdın mürekkep soğutması nedeniyle genişlemesi.
Gazete baskısının nokta kazancı çarpanı büyüktür, buna karşın yaldızlı
kağıtların nokta kazancı çarpanları küçüktür.
Nokta Şekli: Bir yarım ton noktasının şekli
(yuvarlak, kare, baklava vb.) Adobe Photoshop, herbiri basılmış görüntünün
üzerinde farklı etkilere sahip olan birçok nokta şekli obsiyonu sunmaktadır.
Nokta: Tek bir yarımton elemanı.
Opak: Tüm ışığı tutan bir ton (yüzde 100 siyah).
Saydam olmayan, ışığı geçirmeyen.
Ön İzleme: Bir dökümanın yazıcıdan nasıl çıkacağını
ya da ayarlanmış kağıt tipinde nasıl gözükeceğini gösteren yazılım fonksiyonu.
Parlaklık: Baskı terimi olarak parlaklık, kağıdın
yansıtma özelliğini anlatır. Adobe Photoshop'ta ise her bir pikseldeki
ışık miktarının bir ölçüsüdür.
Pano: Belleğin sıralı geçici depolama için
kullanılan alanı. Panoya herbilgi kopyalanışında bir önceki kopyalanan
silinir.
Pikselleştirme: Pikselleri ayrı ayrı görünür
kılmak amacıyla, görüntünün çözünürlüğünü azaltarak sağlanan özel efekt.
Renk Ayrımı: Bir görüntüyü, baskıda çoğaltmak
üzere dört işlem mürekkep renklerine çevirme işlemi.
Rötuşlama: Dijital bir görüntünün, piksel değerlerini
ayarlamak için tasarlanmış araçlarla değiştirilmesi.
RSI: Tekrarlamalı zorlanma sakatlığı. Doktorlar
RSI denen bir rahatsızlığın hergün klavye ve fare ile çalışmaktan kaynaklanabileceğini
düşünüyor. Bu hastalık en çok bilekleri, parmakları ve kolu etkiliyor.
Saydamlık: Işığın yüzeyinden geçmesine izin
veren bir malzeme üzerindeki bir görüntü; bir görüntünün altındaki görüntüleri
gösterebilme yeteneği.
Screening açısı: Yarımton noktalarının bir
sayfanın üzerine yerleştirildikleri açı. Geleneksel renk ayrımlarında,
dört ekran (CMYK) 30 derece arayla yerleştirilir. Değişiklik gizleme
açıları yazılımla gerçekleştirilebilir.
Screening: Sürekli tonlu bir görüntünün, geleneksel
matbaa makinalarında çoğaltmak üzere yarımton noktalara dönüştürüldüğü
işlem.
Sürekli ton: Yarımton noktaların ayrılması
ve dönüştürülmesinden önceki dijital görüntü.
Substrat: Bir görüntünün üzerine basıldığı
veya tasarlandığı malzeme, baskı altı malzemesi
Swop: GATF tarafından belirlenen, renklerin
standart opak kağıtta nasıl çıktı vereceklerini tanımlayan bir standartlar
kümesi. SWOP'un gazete kağıtları, gloss ve kaplanmamış kağıtlar için
standartları vardır. SWOP mürekkepleri ise, o substrat üzerindeki çoğaltmalar
için belirlenmiş standartlara uyar.
Şablon: Bitirilmeye hazır bir dökümanın bütün
özelliklerini içeren salt okunur bir dosya. Şablonlar genelde yayınlarda
isim plakaları ve adres bölgeleri gibi değişmeyen parçaları, sütun yapısı
ve sayfa düzeni gibi özellikleri içerir. Şablonlar, MÜY uygulamalarında
zamandan tasarruf edilmesini sağlarlar.
Taramak: Opak ya da saydam orijinalleri, tasarımlarda
kullanılabilecek sayısal dosyalara dönüştürme işlemi. Tarama işlemi
amacına göre, masaüstü ya da tamburlu tarayıcılarda gerçekleştirelibilir.
Ton aralığı: Verilen bir görüntüde siyahla
beyaz arasındaki ton sayısı.
Ton: Parlaklığın veya aydınlığın bir ölçüsü.
Trapping: Üstüste binmiş veya bitişik görüntülere,
baskı işlemi sırasında substratta oluşan ufak kaymaları telafi etmek
için yapılan ayarlar.
Type 1: Adobe'un profesyonel tasarımcılar tarafından
evrensel olarak kabul edilmiş yazı tipi düzeni. Gelişmiş hizmet büroları
daha çok bu yazıtipini tercih eder.
TrueType: Apple ve Microsoft tarafından üretilip
tasarımcılarca evrensel olarak kabul edilmiş yazıtipi düzeni. Gelişmiş
hizmet büroları daha çok bu yazıtipini tercih eder.
UCR (undercolor removal - alt renklerin çıkartılması)
: İstenen gri tonunu yakalamak için yeterli siyah değerlerin
bulunduğu bölgelerden değişik miktarlarda turkuaz, mor ve sarının çıkartılması.
Varsayılan Değer: Adobe Photoshop'ta araçlar,
paketler ve diğer dosya tercihleri için ilk ayarlar. Prefences komutunu
kullanarak varsayılan değerler değiştirilebilir.
Vektör Görüntü: İçindeki nesnelerin piksellerle
değil, matematiksel olarak tanımlı oldukları görüntü.
Yarımton: Sürekli tonlu bir görüntüyü çeşitli
büyüklüklerdeki bir dizi noktaya çevirme yoluyla oluşturulan bir görüntü.
Yoğunluk: Bir nesnenin , ışığı yansıtma veya
soğutma yeteneğiyle ölçülen koyuluğu.
Yuvarlama Maskesi: Nesnelerin kenarlarında
'haleler' yaratarak görüntüyü keskinleştiren bir filtre. İnsan gözü,
renkteki küçük değişimleri farkedecek kadar duyarlı değildir; bu işlem
bu değişimleri daha görünür kılmak amacıyla arttırır.
MÜY de Kullanılan Format Çeşitleri:
TIFF: (Tagged Image File Format - Etiketlenmiş Görüntü
Dosya Formatı) Aldus Corporation tarafından bit-eşlemli görüntüleri
depolamak için yaratılan bir dosya formatı.
PDF: Adobe Acrobat'ın Portable Document Format'ına
(taşınabilir doküman formatı) göre düzenlenmiş dosya türleri. Bu dosyaların
bütün biçim özellikleri dosyaya kaydedildiği için platformlar arası
taşımada sorun olmaz.
PICT: Birçok program tarafından kullanılan
bir dosya formatı.Pekçok multimedya uygulaması, ekranda grafik göstermek
için PICT formatını kullanır.
JPEG: Joint Picture Experts Group tarafından
yaratılmış, dosyalının orijinal boyutunu küçülten bir sıkıştırma metodu.
EPS: (Encapsulated Postscript) Grafik ve görüntü
dosyalarını depolamak için Adobe systemi tarafından geliştirilen EPSF
de denilen bir dosya biçemi standardı.)
MÜY' de Renkle İlgili Kavramlar
24-bit renk: Her renk kanalı (kırmızı, yeşil,
mavi) için 256 renk tonu sunan renk modeli
32-bit renk: Her renk kanalı (kırmızı, yeşil
ve mavi) için 256 renk tonu ile birlikte 256 tonlu bir de maskeleme
kanalı sunan renk modeli
8-bit renk: 256 (renkli bir monitörde gösterilen minimum renk
sayısı) renkli bir palet sunan renk modeli
Aratonlar: Siyah ve beyazın yaklaşık tam ortasında
bulunan ton değerleri.
Aydınlık: Bir rengin veya tonun parlaklığının
bir ölçüsü
Çıkarmalı Renkler : (CMYK - cyan, magenta,
yellow, kontrast- siyah) Turkuaz, mor, sarı ve siyah baskı renklerinden
oluşan renklerdir. Çıkartmalıdan kastedilen bu renkler belli % de oranları
ile birleşince diger renkleri oluşturuyor olmalarıdır. Bunlarla yapılan
baskı işlemi dört renk işlemi olarak bilinir ve bir matbaa makinasında
renkli görüntüleri çoğaltmanın en çok kullanılan yoludur.
Degrade: Bir renkten veya doymadan diğerine
harmanlama, geçiş
Doyma: Bir rengin şiddetinin ölçüsü. Örneğin
pembe kırmızıdan, gökyüzü mavisi de lacivertten daha az doymuştur.
Monokrom (Tek renk) : Genellikle siyah beyaz
bir monitörü belirtir, ama siyah beyaz bir görüntü için de kullanılabilir.
Nötrler: Belirgin bir renkleri olmayan gri
tonları.
Pantone: Belirli renkleri tutturmak için kullanılan
ticari bir renk uyumlaştırma ve mürekkep karıştırma sistemi. MÜY yazılımları
pantone sistemini desteklerler.
PMS: (Pantone Matching System) Tasarımcıların
renkleri numaralarla ifade etmesini sağlayan sistem.
Renk tekerleği: Değişik renkleri ve bu renklerin
birbirileriyle olan ilişkilerini gösteren pasta dilimi grafiklerine
benzeyen şema. Çoğu zaman renk tekerleği on renge indirgenmiştir: Başta
kırmızı olmak üzere turuncu,sarı, açık yeşil, koyu yeşil, turkuaz, mavi,
koyu mor
Renk uzayı: Renkli bir görüntünün tanımlanma
ve depolanma biçimi. Renk uzayına örnek olarak RGB, CMYK ve Kodak YCC
gösterilebilir.
RGB: (Red, Green, Blue) Renkli bir monitörde
görüntünün gösterilmesi için kullanılan üç ana renk.
Spot Renk: (Özel Renk) CMYK sisteminin dışında
özel olarak kullanılan mürekkep rengi. Örneğin: Pantone serisinden bir
renk.
Toplamsal Renkler : (RGB - red, green, blue)
Kırmızı, yeşil ve mavi ışığı anlatan bir kavram. Kırmızı, yeşil ve mavi
ışık değişik yüzdelerde karıştırılınca, görünebilir renk yelpazesi oluşur.
Bu renklerin herbiri %100 kullanılınca beyaz ışık meydana gelir. Monitörlerde
kullanılan renklerdir.
Yerel Renk Düzeltmesi: Görüntünün tamamı yerine,
sadece seçilen bir kısmına yapılan ayarlama.
| BİLGİSAYAR İLE İLGİLİ KAVRAMLAR |
3.5 inçlik disket: 3.5 inçlik çapı olan sağlam
bir plastik koruyucu içinde esnek plastik teker. Sürücü türüne ve biçimlendirme
yönetimine bağlı olarak 1.4 MB, 800 K ve 400 K bilgi saklayabilir.
Bayt: Sekiz bitlik seriler halinde saklanan
bilgisayar veri parçalarına denir.
Bellek: Sonra okunmak üzere bilgi saklanabilen
bilgisayar donanım ögesidir.
Bit: 0 ve 1 den oluşan ikili sayı sistemidir.
Bilgisayarda yapılan bütün işlemler, yazılar, resimler...vb. 0 ve 1
lerden oluşan kombinasyonlar ile gerçekleşir.
CD: Compact disc’in kısaltması. Bilgisayarda
üretilen tasarımların saklandığı bir harici yedekleme ünitesi.
CPU: (Central Processing Unit - Merkezi İşlem
Birimi) Bilgisayarda yapılan bütün işlemler CPU da yapılır, bir nevi
bilgisayarın beyni diyebiliriz.
Desktop: Masaüstü bilgisayar
Disk sürücüsü: Disk üzerindeki bilgileri okuyan
diske bilgileri yazan ve diskin takıldığı aygıt.
Disk: Bilginin küçük manyetik noktacıklar halinde
kaydedildiği düz ve yuvarlak manyetik yüzey.
Dosya Biçemi (Formatı) : Görüntülerin depolanma
yöntemi (EPS, JPEG, TIFF...)
ENIAC: (Electronic Numerical Integrator Analyzer
and Computer - Elektronik Sayısal İntegral Makinesi ve Bilgisayar) Dünyanın
ilk ve en ünlü hesap makinelerinden biridir.
Gigabyte: Bilgisayarla ilgili kapasite ölçü
birimlerden biri. Bin megabayt.
Hardware: Bilgisayarın mekanik kısmıdır. Monitör,
harddisk içindeki tüm elektronik aygıtlar ve devreler gibi.
Image Setter: Bilgisayar görüntülerinden çıktı
alırken çok yüksek çözünürlüklere ulaşabilen çıktı aygıtı.
LAN: Yerel alan ağları, küçük bir alan içindeki
(örneğin bir binadaki) bilgisayarlar birbirine bağlanabilir.
Laptop: (Notebook) Dizüstü bilgisayar, taşınabilir
özellikte olup bir desktop'ta bulunacak bütün özellikleri taşıyabilir.
LCD: Sıvı kristal gösterge. Bilgisayar ekranlarında
kullanılan LCD teknolojisi, monitörlerin daha ince hale gelmesini sağlamaktadır.
MIPS: (Million Instruction Per Second - Saniyede
milyon komut) Bilgisayarın bilgiyi işlediği hızı ölçmek için kullanılan
terim
Palmtop: Avuçiçi bilgisiyar.
Ram: (Random Accses Memory - Rasgele Erişimli
Bellek) Bilgisayar açık olduğu sürece veri ve komutları saklar, geçici
bir bellektir, bilgisayar kapandığında içindeki tüm veriler kaybolur.
Rom: (Read Only Memory - Salt Okunur Bellek)
Bilgisayarın nasıl çalışacağını söyleyen programların kaydını tutar.
Bilgisayar açıldığında ROM'daki komutlar CPU'ya neler yapması gerektiğini
söyler. Sadece okunabilir bellektir, komutlar değiştirilemez ve bilgisayar
kapandığında silinmezler.
Sabit disk: Sürekli kapalı bir sürücü ya da kartuş bölmesi içindeki
metal disk. Sabit diskler büyük çapta bilgi taşırlar.
Sığa: Belleğe ya da bir diske kaydedilebilecek
veri miktarı.
Sıkıştırma: Bir dosyanın daha küçük bir dosya
oluşturmak için yoğunlaştırıldığı veya renk verisi saklamak amacıyla
belli piksellerin ihmal edildiği yöntem.
Software: Bilgisayarın görevini yerine getirebilmesi
için ona verilen tüm bilgiler ve komut listeleri. Yani programlar. Bir
bilgisayar sistemi hardware ve software'den oluşur. Software olmazsa,
hardware tek başına çalışamaz.
Veri Yolu: CPU ile bellek arasında ya da CPU
ile girdi/çıktı aygıtı arasında veri taşır.
Virüs: Verilere zarar vermek ya da yok etmek
amacıyla yazılmış olan programlar. Bir bilgisayardan diğerine ağlar
ya da disketler aracılığıyla geçebilir.
WAN: Geniş alan ağları, çok geniş bir alandaki
bilgisayarlar birbirine bağlanabilir (ATM ler-bankomat)
Yazdırma kuyruklayıcısı: Bilgisayar genellikle
verileri yazıcının basabileceğinden daha hızlı işler. Bu durum, yazıcının
kendisine yetişmesini beklemesi yüzünden, bilgisayarın diğer işlerini
yapmakta geri kalacağı anlamına gelir. Yazdırma kuyruklayıcısı, yazıcıya
veri gönderilirken veriyi tutar, böylece bilgisayar başka işler de yapabilir.
Fotograf: Tabiatta mevcut varlıkların veya
şekillerin görüntülerinin ışığa duyarlı kağıt veya film üzerine ya da
digital ortamlara yazımlanmasıyla elde edilen ürün.
Obtüratör(Örtücü): Film düzlemine ulaşacak
olan ışık miktarının filmi ne kadar süre ile etkileyeceğini belirleyen
mekanik parça. Saniyenin kesirleri ile ifade edilirler. (T, B, 1 saniye,
1/2sn , 1/4sn, 1/8sn, 1/15sn, 1/30sn, 1/60sn, 1/125sn, 1/250sn, 1/500sn,
1/1000sn …..)
Objektif: Genellikle birden fazla mercek elemanından
oluşan ve temel işlevi film düzlemi üzerine seçik görüntü düşürmek olan
parça. Dar açılı, normal, geniş açılı ve zoom olmak üzere dört tem başlık
altında ele alınabilir.
Diyafram: Fotoğraf makinalarının objektiflerinde
açılıp kısılarak filme ulaşacak ışık miktarını ayarlayan parça.
Vizör (Bakaç): Makinada oluşan görüntünün olabildiğince
aynını gösteren ve mercekler düzenine dayanan parça.
Flash: Kısa süreli fakat çok parlak ışık yayan
yapay aydınlatma kaynağı.
Pozometre(Işık ölçer): Fotoğrafı çekilecek bir cisim üzerine
düşen ya da ondan yansıyan ışık miktarını ölçmek amacıyla kullanılan
elektronik araç.
Emniyet Işığı: Karanlık odada kullanılan film ve kartları etkilemeyen
kırmızı, koyu yeşil ve turuncu çalışma ışığı
Tripot (Üç ayaklı sehpa): Fotoğraf çekiminde ortaya çıkabilecek
sarsıntıları önlemek için kullanılan araç.
CCD: Dijjtal fotoğraf makinelerinde görüntü
yazımlamayı destekleyen teknoloji. Bu makinelerde, pozometrelerde kullanılan
ve ışığa karşı çok hızlı tepki veren silikon hücrelerinin milyonlarcasının
biraraya gelmesiyle oluşan CCD (Charged – Coupled – Device) teknolojisi
kullanılmaktadır. Bu teknoloji ile görüntüler artık film gibi bir elemana
değil, doğrudan sayısal ortamlara yazımlanmaktadır.
LCD (Liguid-Cyrstal-Display): Digital fotoğraf
makinalarının renk hassasiyetini gösteren ön izleme ekranıdır. Bununla
görüntüler çekilirken izlenebilir ve gereken değişiklikler yapılabilir.
Digital Fotografçılık: Görüntüleri film yerine
doğrudan digital (sayısal) ortamlara kaydeden teknolojilerin genel adı.
Yarı digital fotoğrafçılık: Opak veya saydam
görüntülerin scannerda taranarak bilgisayar ortamına aktarılması ve
yeniden düzenlenmesi işlemlerine verilen ad.
Film: Fotoğraf çekilecek konunun görüntüsünü
saptamak için ışığa duyarlı madde ile kaplanmış saydam taşıyıcı.
Maskeleme: Fotoğraf baskısı sırasında görüntünün
belirli bölgelerinin ışık almasını önleyerek tonların istenilen biçimde
elde edilmesini sağlayan yöntem.
Emülsiyon(Duyarkat): Fotoğraf film ve kağıtlarında,
görüntünün oluşturulabilmesi için kullanılan ve gümüş tuzlarından oluşan
ışığa karşı duyarlı katman.
Gamma ve Gradasyon: Bir fotoğraf malzemesinin sertlik ve yumuşaklık
bakımından erişebileceği maksimum siyahlanma derecesine gradasyon denir.
Gamma ise gradasyon ölçü birimidir ve bir fotoğraf malzemesinin sertlik
veya yumuşaklık derecesini sayısal olarak ifade eder.
Negatif: Duyarkat üzerinde çekim ve geliştirme
işlemlerinden sonra oluşan fakat gerçekte parlak olan yerlerin siyah,
karanlık olan yerlerin ise açık çıkdığı ters görüntü.
Diapozitif: Renkli veya siyah-beyaz saydam
resim. Pozitif görüntü olarak perdeye yansıtılarak kullanılan film türü.
ASA, ISO ve DIN: Filmlerin ışığa karşı duyarlılıklarını belirleyen
ölçü birimi ASA, Amerikan standardını, DIN Alman Standardını, ISO ise
uluslararası fotoğraf film standardını ifade eder.
Roll film: Bir tarafı ışığa karşı duyarlı duyarkat
ile kaplanmış ve diğer tarafı kıvrılmaya karşı işlem görmüş plastik
kaplı ince saydam film.
Opak: Işık geçirmeyen ve saydam olmayan malzeme.
Örneğin renkli veya siyahh beyaz karta basılı fotoğraflar birer opaktır.
Agrandizör: Negatiflerin kendi orjinal boyutlarından
daha büyük boyutlarda basılabilmesini sağlayan optik araç.
Kontak Baskı: Filme çekilmiş görüntünün; başka
bir film, kart ya da kalıp üzerine konularak pozlandırılması.
Spiral: Fotoğraf filmlerinin banyosunda kullanılan
ve banyoların filmin bütün satıhlarına homojen (dengeli ) olarak temas
etmesini sağlayan metal ya da plastikten üretilmiş karanlık oda ekipmanı.
Film Banyo Tankı: Çeşitli boyutlardaki filmlerin banyo edilmeleri
için, ışık geçirmeyen fakat kimyasal eriyiklerin doldurulup boşaltılmasını
olanaklı kılan ve böylece filmlerin banyo edilmesi işlemlerinin ışık
altında da yapılabilmesini sağlayan, çelik ya da bakalit gibi maddelerden
yapılmış kaplardır.
Developer (Geliştirici): Işığa karşı duyarlı malzemelerde ışık
görmüş gümüş tuzlarını ayrıştırarak siyah metalik gümüşe dönüşmesini
sağlayan kimyasal bileşimlerdir. Film ve kart banyosunda ilk uygulanan
banyo geliştirici banyodur. Bu banyoda, kart üzerine pozlanan gizli
görüntü görülebilir hale gelir.
Fikser(Saptama Banyosu): Işığa duyarlı malzemelerde poz görmeyen
kısımlardaki emülsiyonun atılmasını sağlayan banyo işlemi. Film artık
ışıktan etkilenmez hale gelir.
Paspartu: Bir resmin, çevresinde genişçe bir
çerçeve oluşturacak biçimde ortasına yerleştirildiği kalın karton veya
mukavva üzerinde yapılan sergiye hazırlık çalışmasına verilen isim.
Paspartu üzerinde eserin kendisinden başka, eser asahibini ve eserin
adına ilişkin bilgiler yer alır.
SLR (Single Lens Refleks): Tek objektifli refleks
makinalardır.Görüntüyü doğrudan doğruya objektiften alarak bir ayna
düzeneği yardımıyla vizöre iletirler. Bu nedenle makinanın objektifi
değiştirildiğinde ya da objektif önüne herhangi bir filtre takıldığında
ortaya çıkan etkiler vizörden izlenebilir.
TTL: Kendi bünyesinde ışık ölçümü yapan fotoğraf makinesi özelliği
.
Silicajel: Fotoğraf makinalarının ve ekipmanlarının
nemden zarar görmesini önlemek amacıyla fotoğraf çantalarına ya da bu
ekipmanların saklandığı dolaplara konulan, nem emici özelliği bulunan
bir madde.
Retüş:
1. Gerekli film düzeltmeleri, filmde istenmeyen yerlerin abdekle kapatılması.
2. Bozuk, kırık fotoğraflar üzerinde geleneksel yöntemle fırçalar, düzeltme
kalemleri ve boyalarla veya bilgisayar ortamında yapılan düzeltme işlemlerinin
genel adı
Filtre: İçinden geçen ışığın özelliklerinde
çeşitli değişiklikler yaratan cam, jelatin ya da asetattan yapılmış
çeşitli renklerdeki araçlardır. Fotoğraf makinasının objektifine takılan
düzeltme ya da özel efekt amaçlı filtreler olabildiği gibi karanlık
odada renkli fotoğraf baskısı için kullanılan renk filtreleri ya da
reprodüksiyon (renk ayrım) filtrelerinden söz edilebilir.
Kontrast: Bir görüntünün en aydınlık ve en karanlık kısımları
arasındaki ton farklılığı. Kontrastı etkileyen faktörler; konunun aydınlatma
oranı, objektifin özellikleri, duyarlı malzemelerin özellikleri, banyo
edilme oranı, agrandizörün özellikleri ve yüzey dokusu.
Dekupe: Bir bütünden belli biçimlerde parçalar
kesme ya da bir görüntünün etrafını boşaltma işlemi.
Fotoflue: Fotoğraf filmlerinin yıkanmasından
sonra en son aşamada suya damlatılarak film üzerinde kireç vb. lekelerin
oluşmasını önleyen sıvı kimyasal madde.
Makro Fotografi (Close- Up / Yakın Plan) : Fotoğrafı
çekilen uzatma tüpü, yakınlaştırıcı mercek, körük gibi bazı özel ekipmanlar
kullanarak, konunun yakın plan görüntülerini sağlayan fotoğraf tekniği.
Mikro Fotografi: Boyutları çok küçük olan,
çıplak gözle görülmeyen bir konunun mikroskop yardımıyla defalarca büyütülerek
ayrıntılı görüntülerinin elde edilmesine ilişkin uygulamaların tümü.
Mikrofotografi, daha çok fen bilimleri alanına (tıp, ziraat, biyoloji,
kimya vb) hizmet eder.
Alan derinliği: Üzerinde odaklama yapılan cismin
önünde ve arkasında oluşan seçik alandır. Alan derinliği yüksek olan
fotoğraflarda görüntünün tamamı nettir. (Örneğin, manzara fotoğrafları)
Alan derinliği düşük olan fotoğraflarda ana konu net, ana konunun önünde
ve arkasındaki boşluk fludur.
Abdek: Örtücü özelliği olan bir boyadır. Filmde
istenmeyen yerlerin kapatılmasında kullanılır.
Agrandizör: Kameralara oranla daha çok büyütme imkanına sahiptirler.
Esas olarak amatör fotoğraf makinalarında çekilen negatiflerden fotoğraf
baskısı yapmakta kullanılır. Matbaalarda agrandizör şeffaf negatif veya
dia pozitiflerden çekim yapmak için kullanılır.
Ajitasyon: Filmin duyarlı yüzeye sürekli olarak
bozulmamış banyonun temasını sağlamak amacıyla film tankının belirli
aralıklarla sallanması işlemi.
Aktivitoller: Banyo içindeki kimyasal aktiviteyi
hızlandıran maddeler.
Asetat: Emülsiyon taşıyıcı film taban.
Asetik Asit: Sirke asidi de denir. Keskin kokulu renksiz bir
sıvıdır. Filmlerin temizlenmesinde kullanılır.
Bilgisayarlarda Veri Transferi: Bilgisayardaki
verileri ara elemanlar (zip,disket,SCSI vb.) yardımıyla başka bilgisayarlara
taşıma yöntemidir. Disketlerin en önemli özellikleri taşınabilir olmalarıdır;
bilgileri bir diskete kopyaladıktan sonra istediğiniz yere götürebilirsiniz.
Ancak diskete fazla bilgi konamaz, başka bir deyişle kapasiteleri sınırlıdır.
Ayrıca disketteki bilgilere ulaşım da pek hızlı değildir. Yine de taşınabilir
ve ucuz olmaları kolaylık sağlar. DD, (Double Density) çift yoğunluklu,
HD (High Density) yüksek yoğunluklu, ED (Extended-density) geliştirilmiş
yoğunluklu anlamına gelir./ Sabit diskler(hard disk), tek parçadır.
Bilginin saklandığı disk şeklindeki magnetik yüzey, elektro mekanik
kısma sıkıca yerleştirilmiştir; çıkarılıp takılamaz. Disklerin sığası,
disketlere göre çok fazladır; giga byte. / CD ve sürücüleri, diğer bir
yardımcı bellek birimidirler. Üzerine yazma yapılamayan ve ROM gibi
davranan CD’ler kısaca CD-ROM olarak anılır. Kapasiteleri, 600 Mbyte’dan
az değildir. Bir kez yazma yapabilen ve sonra yanlızca okunabilen CD’ler
WORM (Write Only Read Multiply) olarak adlandırılır. Bilgi kaydetmek
için kullanılan boş CD’lere CD-R (CD Recordable) denir. Bazı CD’ler
hem okunabilir hem de yazılabilir türdendir. Bu tür CD’lere CD-RW (CD-Read
Writable) Okunabilir-Yazılabilir CD)denir. Bilgisayar ağları, bilgisayar
haberleşmesinin bir alt konusudur. İki bilgisayar herhangi bir yolla
doğrudan birbirine bağlanarak iletişimde bulunabilir. Günümüzde ajans
ve matbaalardan film çıkış merkezlerine (servis bürolara) bilgisayar
ağları yoluyla işlerin transef yolları aranmaktadır. Şimdilik ağların
kapasiteleri yüksek çözünürlüklü dokümanları aktarmaya yetmemekle birlikte
önümüzdeki yıllarda bu uygulama aktif olarak basım sektöründe görülücektir.
/ Digital fotoğraf makineleri, görüntüleri fotoğraf filmi yerine hafızasına
kaydeder. Üzerindeki LCD ekran sayesinde çekildiği anda fotoğrafı görebilme
imkanı sunar ve böylece hata ihtimalini en aza indirir. Bu görüntüleri
istediğiniz zaman silebilir ve istediğiniz sürece koruyabilirsiniz.
Çektiğiniz fotoğrafları ek bir donanım gerektirmeden, kendi bağlantı
kablosu ve programı aracılığıyla bir bilgisayara aktarabilirsiniz. Film
çıkış öncesinde tasarımı yapılmış basılacak materyallere resimleri bu
ortamlardan transfer edebilirsiniz. / DVD Teknolojisi ( Digital Versatile
Disk ), CD-ROM’ların yerini alması planlanan yeni bir optik disk teknolojisi
olup 17 gigabyte’lık video, ses ve diğer tipte veri saklama alanına
sahiptir. Bu da 133 dakikalık bir filmin tek bir diskte tutulabilmesi
anlamına geliyor. DVD’lerden de baskı öncesi MÜY ortamına resim transferi
mümkün. / SCSI (Small Computer System İnterface), küçük bilgisayar sistem
arabirimi. "Skazi" diye okunur. Çevre birimlerini bilgisayara
bağlamak için kullanılan bir paralel arabirim standardı olup, ajans
ve matbaalardan servis bürolara yüksek kapasiteli verilerin trasferinin
gerçekleştirilmesinde kullanılan bir aygıt. Diğer bir ifadeyle taşınabilir
sabit disk. / ZIP, PC’lerde yaygın olarak kullanılan bir veri sıkıştırma
biçimi. PSZIP ve PKUNZIP isimli iki yardımcı program, verileri sıkıştırmak
ve tekrar açmak için kullanılır. PSZIP kullanılarak sıkıştırılan dosyalar,
uzantısı ZIP olan tek bir dosya altında toplanır. Sıkıştırılmış dosya
istenirse kendi kendine açılacak bir biçimde oluşturulabilir. Böyle
bir durumda sıkıştırılmış dosyaları otomatik olarak açar. Windows altında
çalışan Winzip yazılımı da aynı şekilde dosyaları sıkıştırmak ve açmakta
kullanılır. Ayrıca disket şeklinde olan ZIP’ler de normal disketlerin
yetmiş katı kapasiteye sahiptirler. Veri transferinde yüksek kapasiteli
işlerde ZIP’ler tercih edilir. / FULL MOTİON CAPTURE Yazılımı , TV-Vide
vb. ortamlardan, MÜY ortamına veri transferini sağlar. TV kartının Soft
ware’inde bulunan bir yazılımdır. Yakalama anlamına gelir. TV açıkken
görüntü üzerinde mausun sağ tuşuna tıklanır. Bilgisayarda TV ekranı
üzerine gelen seçenek kutusundan FULL MATİON CAPTURE seçeneği işaretlenir.
CAPTURE MENÜSÜ:
Capture video: Tüm ayarlar yukarıdaki menüler
vasıtasıyla yapıldıktan sonra görüntüyü bilgisayarın harddiskine veya
istenilen ortama aktarmak için kullanılır.
Blusensitif fimler: Işığın mavi rengine hassas
olan filmlerdir. Mavi ve tonlarına karşı duyarlıdır. Ara kopyalarda
ve siyah-beyaz işlerde kullanılır. Naturel bir emülsiyona sahip oldukları
için simgesi "N" ile gösterilir. Karanlık odadaki emniyet
ışığı turuncudur.
Capstan Sistem: Tarayıcılarda pozlandırıcı
kafanın sabit olduğu sistem.
Copix: Renk ayrımı yapılmış bir filmi tekrak tarayıp CPT (Computer
the Plate = Bilgisayardan kalıba sistemi) ortamına atma imkanı veren
bir sistemdir.
Cromalin ve Gevaproof: Renk prova sistemleridir.
Densitometre: Orjinal, film ve baskı malzemelerinde
koyuluğun derecesini bize sayısal değerlerle veren cihazlardır. İki
türlüdür; Bunlar, Transmision densitometreler (Işık geçirgenliği olan
malzemelerin ölçümlerinde) ve Reflexıon densitometreler (Işığı geçirmeyen
opak malzemelerin ölçümlerinde) dir.
Developman: Işığa karşı hassas malzemeye poz verdikten sonra
kullanılan kimyevi banyo işlemidir.
Dijital Orjinaller: Bilgisayar ekranındaki
tüm dosyalardır. Örneğin, tarandıktan sonra tiff, eps, jpeg v.b. Dosyalar,
Cd resimleri, piksel veya vektörel esaslı görüntüler v.b.
Elektronik Renk Ayrım Makinası (Tarayıcı-scanner):
Reprodüksiyon atölyelerinde özellikle renk ayrımı yapmak için
kullanılan scanner denilen tamamen elektronik olarak çalışan cihazlardır.
Tarayıcılar temel olarak fotoğraf, çizim ve saydamların sayısallaştırılmasında
kullanılır.İki tür görüntü tarama yöntemi vardır. Siyah ve beyazla birlikte
grinin birçok türünü içeren sürekli tonda görüntüler ve yalnız siyah-beyazdan
oluşan çizgisel görüntüler şeklindedir. Tarayıcılar donanım olarak hem
MAC hemde PC makinalarla çalışabilir.
Drum (Silindir Yüzeyli-Tamburlu) Tarayıcılar: Bu tarayıcılarda
orjinal hareketli okuyucu göz sabittir. Orjinal silindire sabitleştirilir
ve silindir 600-1600 devir arasında dönmeye başlar. Bu tip orjinallerle
dia, fazla kalınlığı olmayan opak ve transparan orjinaller kaliteli
bir şekilde taranır.Tamburlu tarayıcılar ışığı algılamak için bir CCD
yerine genellikle PMT olarak adlandırılan bir foto çoğaltıcı tüp kullanılır.
PMT teknolojisinde taranan görüntü bir tambur etrafında dönerken sabit
bir kaynak ışığı, foto çoğaltıcı tüpler kullanarak aktarır. Dönen tamburun
gelişmiş foto algılayıcıları ve ileri seviye optik donanımı, tamburlu
tarayıcıyı parlak ve koyu bölgelere karşı çoğu CCD tarayıcıdan çok daha
duyarlı kılar.
Servis büroya gelen orjinal dia ise küçük silindire, opak ise büyük
silindire takılıp orjinalin ebatı ve istenilen ölçüsü makinaya tanıtılır.
Orjinalin renk ve ton durumu göz önünde bulundurularak en açık yerinden
beyaz ve en koyu yerinden de siyah makinaya bildirilir. Makina böylelikle
aratonları ve renkleri kendisi otomatik olarak ayarlar. Şayet operatör
tatmin olmamış ise kendi renk bilgisi dahilinde renklere müdahele edip
orjinalin en iyi şekilde süzümünün gerçekleşmesini sağlar.
Flatbed (Düz Yüzeyli) Tarayıcılar: Orjinal
hareketsiz, okuyucu göz hareketli ve orjinalin yerleştiği yer düz bir
satıh olan yatay scannerlerdır. Bu tarayıcılar belirli bir kalınlığa
kadar orjinalleri yüksek çözünürlükte tarayabilirler.Transparan orjinalleri
tarama özellikleri de mevcuttur.
Flatbed bir tarayıcı bir çok bakımdan bir fotokopi makinasına benzer.
Çizim veya fotograf tarayıcının kapağı altına yerleştirilir ve sayısal
üretim süreci başlar. Flatbed tarayıcılarda CCD teknolojisi kullanılır.
CCD, tarayıcının kafasında yer alan ve taranan nesneye binlerce ışın
gönderen bir cihaz olan charged coupled device’in kısaltmasıdır. Kafa
üzerindeki foto elektrik hücreler, ışığın CCD’ye geri yansıyan kırmızı,
yeşil ve mavi (RGB) bileşenlerini algılar. Yansıtılan bu bilgiler görüntünün
parlaklık ve koyuluğuna bağlı olarak algılanır ve bilgisayara kayıt
edilebilecek biçimde sayısallaştırılır. Fladbed tarayıcılar daha çok
herhangi bir opak (siyah-beyaz veya renkli) orjinalin bilgisayar ortamına
aktarıp düzeltme işleminde kullandığımız çözünürlük seviyesi, tamburlu
ve saydam tarayıcılara göre düşük olan masa üstü scannerleridir.
Emniyet Işığı: Karanlık odada kullanılan film
ve kartları etkilemeyen kırmızı, koyu yeşil ve turuncu çalışma ışığıdır.
Emülsiyonlu Yüz: Film veya baskı kalıbının
ışığa karşı hassaslaştırılmış yüzeyi.
Filtre: Kameralarla yapılan renk ayrımında
kullanılan yeşil, kırmızı ve mavi renkteki özel camlardır.
Fixer (Hipo Banyo): Poz dışı kalan alanlardaki
emülsiyonun atılmasını sağlayan banyo sistemi.
Flaş: Filmin çekiminde, kontak şasesinde ve
fotoğrafçılıkta kullanılan, bir anda çok kuvvetli ışık verip sönen bir
nevi lamba.
FM (Diamond Screen) Tram: Bu tram türünde filmde
nokta değerleri klasik tramlardan farklıdır. Sistemi püskürtülmüş noktalardan
oluşur. Mürekkep püskürtme sistemi gibi çalışır. Türkiyede teknolojik
alt yapısının olmamasından ötürü kullanımı yoktur. Çok kaliteli bir
tram türüdür.
Gradasyon: Filmin sertlik ve yumuşaklık bakımından
erişebileceği maksimum siyahlanma derecesidir.
Gamma: Gradasyon ölçü birimidir.
Gri Kontak Tram: Yanlız siyah-beyaz, hemde
renkli orjinallerden veya yarıton negatiflerden pozitif tramlama yapabilir.
Harmoni Screen: Standart tram açısı, tram değeri
gibi unsurların yer aldığı bilinen standart tramlama.
Hesap Diski: Ebat ve yüzde oranlarının pratik
olarak hesaplanmasında kullanılan araç.
ICC (İnternational Color Control): Dünya renk
standartlarına uygunluk.
Kağıt Filmler: Taşıyıcıları selüloz cinsi maddelerden
yapılan filmlerdir. Siyah-beyaz kaba işlerde kullanılırlar.
Kalibrasyon: Filmdeki nokta değerlerinin bilgisayar
ekranındaki nokta değerleriyle aynı olmasıdır. Kalibrasyon filmin ışığa
duyarlılık derecesine, pozlama süresine, filmin banyo makinasından geçiş
hızına, banyo eczalarının hazırlanışına ve banyonun ısısına göre değişiklik
gösterir. Kaliprasyon ayarları "RIP" yazılımı üzerinde yapılır.
Reprodüksiyon Kameraları: Eni boyu olan fakat
derinliği olmayan orjinallerden film veya resim çeken cihazlardır. Fotoğraf
makinalarında çekilen resimler, reprodüksiyon kameralar izin orjinal
olarak kullanılır. En dikkat çeken farkları repro kameralarının daha
büyük olmalarıdır. Repro kameralarını diğer bir farkı çift boyutlu derinliği
olmayan orjinallerden resim çekmeleridir. Repro kameraları ile derinlik
netliği sağlanamadığı için bir portre veya bir nesne fotoğrafı çekilemez.
Kontrast: Bir görüntünün en aydınlık ve en
karanlık noktaları arasındaki ton farklılığı.
LCH Sistem: Bir yandan tarama yaparken, diğer
yandan taranmış görüntüler üzerinde düzenleme yapabilme imkanı veren
bir program türüdür.
Line Film: Tire ve kontak çalışmalarda kullanılan
sert film.
Litho Film: Gri tonları olmayan tire (lith)
film, grafik film ve çok sert tramlama filmi olarak bilinir.
Lup: Film incelemeye ve baskıda ayar yapmaya
yarayan büyüteç.
Magenta Kontak Tram: Yalnız siyah-beyaz orjinallerden
veya yarıton negatiflerden pozitif tramlama yapabilir.
Muare: Aynı açıyla basılmış 2 tramın oluşturduğu
desenleme. Baskıda istenmeyen bir durumdur.
Negatif Film: Orjinalin tersi olan film, yani
orjinaldeki siyah yerler negatifte şeffaftır. Orjinaldeki beyaz yerler
ise filmde siyahtır, ışık geçirmez.
Opak Orjinaller: Işığı geçirmeyen orjinallerdir.
Örneğin daha önce basılmış orijinaller, fotoğraflar, kağıt üzerine çizilmiş
resimler.
Ortokromatik Filmler: Gri tonları olmayan tire
filmdir. Simgesi "O" dur. Kırmızı ışığa karşı duyarsızdır.
Karanlık oda ışığı kırmızıdır. Tire ve tramlı işlerde kullanılır.
Otomatik Banyo Makinesi: Pozlandırılmış fotografik
film ya da kağıtları kuru olarak alırlar, sıra ile banyo, tespit banyosu,
ve su tanklarından geçirirler ve kurutarak dışarı çıkarırlar. Bu makinalar
tire(lith), yarıton, kontak fotodizgi filmleri için ayrı ayrı özelliklere
sahiptir. Günümüz reprodüksiyonunda otomatik banyo makineleri yaygın
olarak kullanılmaktadır. Banyo işlemlerinde hep aynı kalitede sonuç
vermesi, hızlı ve ekonomik olması temel özellikleridir.
Modern bir repro banyo makinesinde aranan nitelikler:
- Banyo süresinin tam ve doğru olarak ayarlanması,
- Banyo sıcaklığının sabit tutulması,
- Banyo hareketinin (ajitasyon) uygunluğu,
- Banyo kuvvetinin (tazeliğinin) uzun süre sağlanması şeklindedir.
Pankromatik filmler: Işığın her rengine hassastırlar.
Gri tonları olan yarıton filmlerdir. Simgesi "P" dir. Karanlık
oda ışığı koyu yeşildir. Ama hiç kullanılmaması daha uygundur.
Postscript: Adobe Firması’nın geliştirmiş olduğu
bir yazılım türüdür.
Pozitif film: Orjinaldeki açık yerleri açık,
koyu yerleri koyu veren filmdir.
Pozlandırma: Film, kart veya kalıpların üzerine
görüntü aktarılması için belirli bir süre ışıklandırılması.
Film Pozlandırıcılar: Bilgisayar ortamından
film çıkış makinesine pozlandırma yapan sistemler. Günümüzde bir film
pozlandırıcıdan beklenen kalite, randıman, uygun ebattır. Film pozlandırıcıların
flatbed, iç tambur ve dış tambur sistemleri ile çalışan çeşitleri vardır.
Piyasada en fazla kullanılanı iç tambur sistemidir. Bu sistemde, tamburun
içinde sabit fotografik malzeme üzerine pozlandırma prensibiyle, en
yüksek pozisyonlama ve tekrarlama hassasiyeti sağlanmakta, böylece keskin
ve her zaman aynı yoğunlukta tram noktaları elde edilmektedir. Söz konusu
pozlardırma prensibi basit olduğu kadar son derece etkilidir. Lazer
tarafından gönderilen ışını saptırmak için sadece döner bir ayna kullanılmaktadır.
Bu ayna lazer ışını her yerde aynı mesafede ve aynı açıda tambur üzerinne
monte edilmiş foto malzemeye dikey yönlendirmektedir. Pozlandırma sırasında
ölçü hassasiyetini bozabilecek ne malzeme hareketi ne de lazer ışının
modülasyonu gerçekleşmektedir.
Reprodüksiyon: Baskı yoluyla çoğaltılması istenen
orjinallerden kalıp hazırlamaya uyumlu filmlerin hazırlanması işlemidir.
Rapid-Access: Özellikle tire repro işlemlerinde
hızla çalışan film ve banyo sistemlerine verilen ad.
Regenratör: Filmin oksitlenmesini ve yıpranmasını önlemek amacıyla
banyoya katılan banyo tazeleyici maddedir.
Retüş: Gerekli film düzeltmeleri. Filmde istenmeyen
yerlerin abdek ile kapatılması işlemi.
RIP (Raster Image Prosesing): Film banyo makinası ile film pozlama
makinasının masaüstü yayıncılık cihazlarını tanımasını sağlayan bir
yazılım türüdür. Film makinalarının tram noktalarını oluşturabilmesi
için ajanslardan gelen postscript dökümanları gerekli olan "Bitmap
(noktasal görünüm)" moduna çevirir.
Saydam Tarayıcılar: Saydamların daha geniş bir dinamik aralıkları
vardır; bu yüzden taramadan elde edilen görüntü opak bir nesneden daha
iyi olur ve büyütülmeye daha fazla olanak sağlar. Çoğu saydam tarayıcısında
CCD sabittir ve ışık foto algılalıyıcıları bir dizi ayna ve mercek kombinasyonu
aracılığı ile yönlendirilir. Saydam tarayıcıların optik sistemi genellikle
flatbed tarayıcılardan daha iyi olur.
Scanner Film: Elektronik renk ayrım makinalarında
kullanılan yüksek hassasiyette film türü.
Servis Büro: Matbaalarda basılacak orjinalin
kalıbının pozlandırılması için gerekli olan renk ayrım filmini oluşturan
hizmet sektörüne verilen ad. Ayrıca grafik tasarım için gerekli olan
resimlerin kaliteli orjinal taramaları da servis bürolarda tarayıcılar
tarafından yapılır.
Termometre: Özellikle banyo işlemlerinde sıcaklıkların
belirlenmesinde kullanılan bir cihazdır.
Tire (Lith): Siyah ve beyaz gibi iki tondan
oluşma, yani ar tonlarının bulunmaması durumudur.
Tram Çizgi Sayısı: 1cm’lik çizgi üzerindeki
tram noktalarının sayısıdır.
Tram: 1 cm çizgi üzerindeki nokta sayısıdır.
Orjinaldeki koyuluk farklarını, koyulukların oranına göre, büyüklü küçüklü
nokta zeminlerine böler. Zemin veya ara tonlarının noktalara dönüştürülmesi
için yararlanılan cam veya filmden yapılmış bir reprodüksiyon aracıdır.
Diğer adı da kontak tramdır. Renk olarak Gri Kontak Tram ve Magenta
Kontak Tram. olmak üzere iki çeşittir.
Transparan Orjinaller: Işığı geçiren orjinallerdir.
Örneğin, diapozitifler, negatif fotoğraf filmleri, transparan malzeme
üzerine çizilmiş resimler...
Yarıton Orjinal: Siyah ve koyu bir renkten
beyaza kadar çok çeşitli renk ve gri tonların yer aldığı orjinalere
yarıton orjinal denir.
Yedirme: Kimyevi maddelerin yardımı ile reprodüksiyon
filmindeki tram noktalarının küçültülmesi
Amonyak : Ozalit çekimlerinde görüntünün oluşturulması
için kullanılan keskin kokulu ve bazik özellikte olan bir tür kimyasal
madde.
Astrolon (Montaj folyesi=asetat) : Trase üzerine
yerleştirilerek, üstüne montaj yapılan şeffaf folye film. Kimyasal özellikleri
bakımından farklılıkları vardır. En çok kullanılan polyester esaslı
folyeler boyutlarını en az değiştiren folyelerdir.
Etek-Makas Revolta : İkinci çeşit çevirme şeklidir.
Kağıdın 1. yüzü basıldıktan sonra makas tarafı eteğe, etek tarafı makasa
getirilerek yapılan baskı türüdür. Ön ve arka baskıda poza aynıdır.
Etek-makas revolta kıvırılarak öne doğru çevirmek suretiyle yapılır.
Forma Klavuzu : Mücellithanede ciltleme işini
kolaylaştırmak için her tabakanın (formanın) birinci sayfasına monte
edilir.
Forma sayı klavuzu : Formanın sırt tarafına
merdiven şeklinde monte edilir. Ciltleme esnasında kitabın bütün formalarının
yerinde veya çift olup olmadığı kontrol edilir.
Kağıt makas payı : Ofset baskı makinasının
kağıdı tutma payıdır. Tabladan gelen kağıdı salıngaç makasları, baskı
silindiri üzerindeki makasa verir. Baskı silindiri ile kauçuk silindiri
arasından preslenerek geçen kağıda baskı yapılmış olur. Bırakılan bu
paya baskı yapılmaz. Silme işlerde bu pay mutlaka bırakılmalıdır.
Kalıp Makas Payı : Kalıp plakasının kalıp kazanına
bağlanması için ayrılan paydır.Baskı yapmayan kısımdır.
Kros (Rehber) : Baskıda renklerin yerine oturmasını
sağlayan kılavuz işaretlerdir. Montajın en az her iki yanına konur.
Genellikle kağıt ortası yerleştirilir. Kalıp çekimi, baskı ve kırım
bu kroslara göre yapılır.
Milimetrik kağıt : Üzerinde milimetrik kareler
basılı olan kağıt.
Montaj Şablonu : Baskıda görünmesini istemediğimiz
alanların örtücü kırmızı bant ve örtücü kırmızı kağıt veya örtücü siyah
kağıt ile kapatılması yoluyla elde edilen ve her renk için hazırlanan
şablondur.
Montaj : Işığı geçiren bir zemin folye (Astrolan)
üzerine, baskısı yapılacak filmleri traseye göre yapıştırma işidir.
Resim ve yazı filmlerini, her baskı rengi için ayrı ayrı olmak üzere
toplayıp belli bir plana göre boyutlarını değiştirmeyen tam saydam folye
üzerine, ayarlı olarak yapıştırılma işlemine montaj denir.
Montajcı : Elle veya bilgisayar destekli olarak
montaj yapan kişidir.
Montajda sayfa dağılışı : Bir broşürün, bir
kataloğun, bir mecmuanın veya bir kitabın montajında sayfaların tek
tek basılıp kırıldıktan sonra sayfa numaralarının doğru olarak serpilmesine
denir.
Negatif montaj : Negatif filmlerle yapılan
montaj türüdür. Negatif montaj pozitif montaja göre daha zordur. Negatif
montajda eski teknolojiye göre pozitif film elde etmek için önce negatif
film almak gerektiği için film sarfiyatı daha azdı. Bu yüzden pozitif
veya negatif montaja karar vermeden önce bu çalışmaların ekonomik yönü
tartışılırdı. Günümüzde bazı gazeteler hala eski teknolojiyi kullandıklarından
film sarfiyatını azaltmak için negatif montaj sistemini seçmişlerdir.
Ozalit : Montajda yapılan hataları görmek için
baskıya geçmeden önce yapılan prova.
Ozalit Kağıdı : Ozalit çekiminde kullanılan
bir tür kağıt.
Pozitif montaj : Pozitif filmlerle yapılan
montajlardır. Ofsette montajlar, gazete montajı hariç hemen hemen daima
pozitif olarak yapılır. İşine göre negatif de yapılabilir. Burada kullanılan
filmlere mat yüzeylerinden bakıldığından yazı ve resimler ters olmak
zorundadır. Pozitif montajda renklerin hassas olarak üst üste oturması,
negatif montaja göre daha kolaydır. Buna bağlı olarak montajın kontrolü
de kolay olur. Bir adet renkli negatif montaj yapılıncaya kadar üç adet
renkli pozitif montaj yapılabilir.
Revolta : Baskısı yapılan kağıdın arka yüzüne
aynı kalıpla baskı yapılarak iki aynı forma elde edilen baskı şeklidir.
İki çeşit revolta vardır.Bunlar ; Yanı üzerine çevirmeli revolta ve
Etek-Makas revoltadır.
Yanı Üzerine Çevirmeli Revolta : Çok sık kullanılan
bir çevirme şeklidir. Küçük ebatlı basacağımız işin ön ve arka sayfaları
kağıdın bir yüzündedir. Yani kalıpta ön ve arka sayfalar bir aradadır.
Kağıdın her iki tarafıda basılacağından, bir tabaka ortadan kesilerek
iki aynı forma elde etmiş oluruz. Kağıdın 1. yüzü basıldıktan sonra
yanı üzerine çevirilerek aynı kalıpla 2. yüzüne baskı yapılır. 1. ve
2. yüz baskılarda makas aynıdır, değişmemiştir.
Trase (Baskı taksimat kartonu-Montaj planı) : Basılacak
işin filmlerinin montajı için gerekli olan çizimlerin yapıldığı karton
veya kağıt. Milimetrik kağıda çizilir.
Traş Payı (Kesim Çizgisi) : Trase çizildikten
sonra ara kesim ve kırıldıktan sonraki kesim yerlerini belirtmek için
kullanılan yardımcı işarettir.
Montajda Yardımcı Gereçler :
Antistatik bez : Astrolonların bu bezle silinerek
tozlardan arındırılması sağlanır. Antıstatik bezle kullanımda aşırıya
kaçılırsa, filimlerin soloteyple yapıştırılması zorlaşır.
Antistatikum : Astrolonlarda elektriklenmeyi
gidermek için kullanılan bir madde. Montajdan önce astrolan antistatikum
ile iyece temizlenir. Böylece tozlanma ortadan kalkar. Temizlenen astrolona
ilk renk monte edilir.
Cetvel veya Gönye : Trase çiziminde kullanılan
ölçü aletleridir.
Gretuar : Film montajı ve kağıt kesiminde kullanılan
özel bıçak. Montaj yapılırken ışıklı masadan bant alıp filmi folyeye
yapıştırmada kullanılır.
Lup : Montajda renklerin ve krosların üst üste
oturup oturmadığını kontrol etmek için kullanılan bir tür büyüteç.
Makas : Montajda film kesmede kullanılır. Astrolon
üzerine yapıştırılan filmleri kaldırmadan (sökmeden) kesebilen özel
makaslar geliştirilmiştir.
Maket bıçağı : Montaj yaparken kullanılan özel
ucu kırılabilen özel bıçaktır. Kağıt, bant, filim ve kaket kesimlerinde
kullanılır.
Montaj masası : Üst bölümünde ışık kutusu,
içi floresan tipi soğuk ışık veren lambalar vardır. Alt kısmında, kolay
çekilip itilebilen çekmeceleri vardır. Çekmecelere traseler, montajlar,
milimetrikler ve astrolonlar konur.
Rapido : Trase çiziminde kullanılan bir kalem
türüdür. Genelde 0.2 ve 0.3 numaraları kullanılır.
Soloteypler : Filmleri montajda astrolona yapıştırmada
kullanılır. Şeffaf ve örtücü kırmızı bantlar vardır. Şeffaf soloteyplerin
ayrıca iki yüzü yapışkanlı olanlarıda vardır. Bu iki yüzü yapışkanlı
bantlar montajda bant yapıştırılacak kadar film kenarlarında yer yoksa
kullanılır. İki yüzü yapışkanlı bantların tercih edilmesinin nedeni
astrolonda temizliğinin kolay olması, iz bırakmamasıdır.
Bilgisayarda Montaj
Forma Montaj Programlarında Montaj : Bu programlar
sadece montaj değil baskı ve baskı sonrası aşamalarada müdahele edebilme
imkanı vermektedir. İşinizin Net ebadı, montajın yapılacağı sayfa ebadı,
revolta baskının olup olmayacağı, cilt şekli (tel veya iplik dikiş),
traş payları, kroslar, kırım ve kesim çizgileri, baskı kontrol şeritleri,
diğer klavuz çizgileri (filmin rengi, formanın sırtına konulan belirleyici
işaretler) v.s. bilgileri program üzerinde ilgili yerlere girildikten
sonra iş film pozlandırıcıya gönderilerek her renk için film çıkış alınır.
Alınan bu çıkış tek parça olabileceği gibi (baskı makinasının ebadına
göre) daha küçük parçalar halinde de alınabilir. Forma montaj programı
olarak piyasada "Imposition", Ultimate Technographics firması
tarafından üretilen "Impostrip" ve Heidelberg firmasının üretmiş
olduğu "Signastation" programları kullanılmaktadır.
M.Ü.Y. Programlarında Montaj : Sayfa mizanpaj
programlarından QuarkXPress, Design Studio ve Indesign programları kullanılırken,
çizim programlarından FreeHand ve CorelDraw montaj için kullanılmaktadır.
Kalıp: Montajı tamamlanmış filmlerin görüntülerinin,
ışık yoluyla aktarıldığı ve bazı kimyasal işlemlerle baskıya hazır hale
getirilen yüzeyi ışığa duyarlı metal plakalardır.
Kalıphane: İçinde kalıpyarı yıkama ve açma
küvetleri, turnet, kopya şasesi, laklama masaları, kalıp rotüş masaları
bulunan bölümdür.
Ecza muhafaza dolapları: Kalıp eczalarını saklamak
ve muhafaza etmek için kullanılan dolaplardır.
Montaj dolapları: Çekilecek ve çekilen montajları
muhafaza etmekte kullanılır.
Laklama masaları: Kalıba lak sürmede kullanılır.
Higrometre: Nem ölçme aleti. Kalıphanenin nemini
ölçmede kullanılır.
Açma ve yıkama küvetleri: Pozlanan kalıbın
açılması ve yıkanması için kullanılan yerdir. Tabanda ızgara bulunur.
Ayrıca açma küvetleri üzerinde; kalıp açarken oluşan gazların ve buharın
tahliyesi için aspiratörlü davlumbazların olması gereklidir.
Tek metalli kalıplar: Çinko veya alüminyum
metallerinden oluşmuş ofset kalıplarıdır.
Çinko Kalıplar: Tek metalli kalıplardır. Tire
işler için uygundur. Greni kaba olduğu için ince tramlı hassasişler
için elverişli değildir. Yüzeyi donuk ve koyu renktedir. Asitten hemen
etkilenir. Çabuk okside olur. Basılan kalıp, üzerindeki iş silindikten
sonra gren yapılarak yeniden kullanılabilir.
Aliminyum Kalıplar: Tek metalli kalıplardır.
Greni ince olduğu için ince tramlı hassas kopyalar için elverişlidir.
Yüzeyi gümüş beyazı rengindedir. Asitten hemen etkilenmez. Çabuk okside
olmaz. İnce grenli olduğu için az emaye ve az hazne suyuna ihtiyaç gösterdiği
için avantıjlıdır. Bu kalıplarda da basılan kalıp üzerindeki iş silinip
gren yapılarak yeniden kullanılabilir.
Pozitif tif kalıp: Pozitif montajdan kalıp
çekilir. Emayesi turnette döküldükten sonra montaj pozlandırılır. Poz
gören kısımlar sertleşip kalıp üzerinde kalır. Poz görmeyen kısımlar
açma banyosunda kalıpta çözülüp kalkar. Kalkan kısımlar asit çözeltisi
ile derin yedirilir. Böylece 1-2 mikronluk derinliğe inen yerlere daha
sonra sürülen lak yerleşir. Asıl boyayı alıp baskı yapan kısımlar bunlardır.
Negatif tif kalıp: Negatif montajdan kalıp
çekilir. Kalıbın poz gören kısımları sertleşir. Poz görmeyen yerler
ise banyo esnasında çözülür. İşin ekonomik yönü hesaplandıktan sonra
negatif montaj gerektiriyorsa; işin negatif filmleri çekilip, negatif
montaj yapılır ve negatif kalıp çekilir. Sonuçta baskı orjinalin benzeri
olur.
Ozasol banyo: (Ozasol açma) Pozlandırılmış
ozasol plakanın mukntazam açılmasını sağlar. Tram noktalarını tahrip
etmez. Plaka kenarlarındaki geç açılmayı ortadan kaldırır. Pozlandırmadan
sonra plaka üzerine kafi miktarda dökülür. İş olmayan kısımlar beyaz
(plakanın rengi) oluncaya kadar banyo edilir. Piyasada konsantre şekilde
satılır. Yaz sulandırılma ve kışın değişik oranlarda sulandırılır. Her
firmanın değişik şekilde miktarı ticari etiketlerde yazılıdır.
Tif emaye: Ofset tif klişelerinin hazırlanmasında
hassas ve ince tramlı işler için asit tipi developmanlı hazır çinko
ve alüminyum hassaslaştırma solüsyonu.
Tif açma: Emaye ile hassaslaştırılmış ve pozlandırılmış
kalıpların developman solisyonudur. Kalıbın muntazam açılmasını sağlar.
Pozlandırmadan sonra kalıp üzerine dökülür. İş olan kısımlara tampon
ile yayılır. Kalıp üzerinde dairevi hareketlerle iş olan kısımlarında
beyaz köpük bırakıncaya kadar açılmasına devam edilir. Banyo artıkları
rakle ile temizlenir.
Tif İndirme: Tif lakının yerleşebilmesi için
gerekli derinliği sağlayan ve kalıbın tirajında çok öneli olan bir malzemedir.
İstenilen indirmeyi (derinliği) çabuk sağlar. Açılan yazı veya tram
noktalarını hiç bir değişikliğe uğratmaz. Açma banyosundan sonra kalıp
üzerine (öncelikle iş olan kısımlara) tampon ile tatbik edilir. Rakle
ile banyo artıkları temizlenir, ispirto veya su ile iyice temizlenir.
Tif Lak: Tram çukurlarına iyice nüfuz eder.
İnce tabaka teşkil eder. Kalıp ispirto veya su ile temizlenip kurulandıktan
sonra lak pamukla sürülür, inceltilir ve kurutulur.
Tif Karartma: Laklanan imajın daha iyi kontrol
edilmesini sağlamak vs. maksatlar için koruyucu amaçlı bir developmandır.
İstenilen siyah örtücülüğü verir. Kalıbın makinede hemen alışmasını
sağlar. Sürülen lak kuruduktan sonra üzerine pamukla tif karatma sürülür
ve pudralanır.
Koruyucu Zamk: Kalıpları bekleme esnasında oksidasyondan koruyan
koruyucu maddeler ihtiva eden uzun ömürlü bir karışımdır. Kalıbın uzun
süre muhafaza edilmesini sağlar. Kalıp çekiminden sonra ve makine durmalarında
kullanılır.
Ozasol Baskı Plakaları: Yüzeyi elektrolitik
ile kaplanan hazır emayeli plakalardır. Pozitif veya negatif çalışırlar.
Su vermede üstün gelişmeler sağlar. Yüksek baskı tirajına dayanıklıdır.
Pozitif ve negatif plakalar olmak üzere iki türü vardır.
Pozitif Ozasol Plakalar: Pozitif montajlar
çekilir. Poz gören kısımlar banyoda çözülür gider. Poz görmeyen kısımlar
baskı yapar. Yaklaşık baskı tirajı 50.000’dir.
Negatif Ozasol Plakalar: Negatif montaj çekilir.
Bunda poz gören kısımlar sertleşir. Diğer kısımlar banyoda çözülür.
Dayanma süresi pozitif kalıplara göre daha azdır.
Ozasol Fikser: Plakanın karartmayı çabuk almasını
sağlar. Plakanın ton yapmasına mani olur. Su-Mürekkep dengesini süratle
temin edir. Banyodan sonra plaka su ile yıkanır ve ozasol fikserle fikserlenir.
Ozasol Karartma: İyi koruyucu vazifesi görür.
Plaka üzerinde kuruma yapmaz. Plaka fikserli iken pamuk tamponla iş
olan yerlere sürülür.
Ozasol Banyo: Ozasol kalıplarda kullanılan
konsantre bir banyodur. 1+9 oranında sulandırılarak kullanılır.
Çok Metalli Kalıplar: İki veya üç değişik metal
tabakanın birleşmiş şeklidir. Bu metal tabakaların, su ve boyaya olan
reaksiyonları birbirleri ile zıttır. Boyayı kabul etmesi gereken yerlerde
lak yerine, bakır bulunur. Suyu tutması gereken yerler ise çelik, krom-çelik
alaşımı ile kaplıdır. Yüksek baskı tirajlı işlerin temiz ve yoyaya doygun
olarak basılabilmesine imkan verirler. Ortalama baskı sayısı 100.000’dir.
Dezavantajı: Teçhizat ve kalıp olarak pahalı olmaları, bir defa kulanılabilmeleri
ve tashih imkanlarının çok sınırlı olmasıdır.
Bi-metal kalıp: Bakır-krom veya bakır-nikel
gibi çift tabakalı metal ofset kalıbı. Bakır veya pirinç taşıyıcı tabaka
ve onun üzerinde bir krom tabakasından oluşur. Krom tabakası suyu kabul
eder, boya almaz. Oksidasyonu önlemek için zamklamaya gerek yoktur.
Kalınlığı 0.5 mm’dir. Ortalama baskı sayısı: 100.000’dir.
Tri-metal kalıp: Üç metalli plakalar. (Krom,
bakır, alüminyum) veya (Krom, bakır, çelik) gibi. Bu kalıplarda çelik
veya alüminyum taşıyıcı tabaka üzerinde bakır tabaka bunun üzerinde
de krom tabaka bulunur. Kalınlığı 0.5 mm.dir. Ortalama baskı sayısı
1.000.000 dur.
Quatro metal kalıplar: Dört metalli plakalardır.
Taşıyıcı alüminyumdur, üzerine bakır onun üzerine özel bakır, onun üzerine
de krom gelir. Özel bakırın faydası baskıda mürekkep akıcılığını artırmaktır.
Ortalama baskı sayısı 1.000.000 dur.
Grenaj: Baskısı yapılan plakanın tekrar kullanılır
hale gelmesi için yapılan temizleme işlemidir. Çinko ve alüminyum kalıplar
kopyadan önce grenlendiği gibi basılan kalıpları tekrar kullanmak için
silme işidir. Grenlenen kalıbın yüzeyi matlaşır. Bu yüzeyde çok küçük
çukurlar oluşur. Bu çukurlar hazne suyunun tutunabilmesini sağlar. Kalıp
grenlenmemiş olsa hazne suyu kalıp üzerinde kalmaz. Kalıp ton tutar.
Çok metalli kalıplar grenlenmez.
Gren makinesi: Çinko ve alüminyum kalıpların
üzerindeki işi silmede kullanılır. Kalıp gren makinesinin tablasına
yerleştirildikten sonra, kalıbın üzerini kaplayacak şekilde porselen
bilyeler dökülür. Belli aralıklarla ince özel kum ve su dökerek titreşim
yardımıyla kalıbın üzerindeki işler silinir, küçücük çukurcuklar oluşur.
Mekanik Grenleme: Kalıbın kum tanecikleri ile
bombardıman edilmesi, fırça yardımıyla matlaştırılması veya bilyalarla
kalıp üzerine küçük çukurlar açılmasına denir.
Elektrokimyasal Grenleme: Bu yöntemde plakanın
yüzeyi iletken bir banyoda elektronların alüminyumoksidi çok ince bir
tabaka halinde ayrıştırmasıyla gözenekli hale getirir. Mekanik yolla
matlaştırılmış plakadan greni çok daha incedir.
Hamlama asidi: Grenaj sonrasında kalıbı temizlemek
için % 3 oranında kullanılır. Kalıp fırçalandıktan sonra suyla yıkanır.
Grenli kalıp üzerindeki toz ve yabancı maddeleri temizler. Emayenin
kalıba daha iyi tutunmasını sağlar.
Hamlama: Plaka üzerindeki yağların ve kirlerin
asitli su ile temizlenmesi.
Rakle: Banyo işlemleri sırasında kalıp üzerindeki
banyo artıklarının sıyırılarak atılmasını sağlayan özel lastikli sıyırgaç.
Bunlara ilaveten ayrıca; mezür, pamuk, fırça, huni, filtre ve ispirto
gibi sarf malzemeleri de gereklidir.
Emaye: Işığa karşı hasas kimyasal malzeme.
Turnet: Ofset kalıpları hazırlanmasında çinko
plakaların emaye ile aynı zamanda kurumasına yarayan alet. Çeşitli büyüklükte
yuvarlak bir dolap halindedir. Ortada bir motorla dönen kollar vardır.
Bunun üzerine çinko kalıp bağlanır, döndürülerek tam ortadan emaye dökülür,
kapak kapatılır; tur adedi tayin edilir,ısıtma anahtarı açılmıştır.
Kısa bir müddet sonra kalıp hazır olur. Fabrikasına göre çeşitli modelleri,
dik ve yatık olanları vardır. Isıtma ve kurutma tertibatı, devir sayacı,
termometre, kalıp yıkamak için telefon duş tertibatı vardır.
Kopya Şasesi: Montajı hassas plaka yüzeyine
geçirmeye yarayan özel ışıklı cihazlardır. Kalıp pozlandırmada kullanılır.
Montajın emayeli kalıp ile vakum altında pozlanmasını sağlamaktır. Yeni
çıkan şaseler; bir ışık kaynağı, çift vakum çerçevesi ile kaliteli kalıplar
süratle baskıya hazır lale getirilir. Güçlü mor ışık en modern metal
halogen ampülü iyi izole edilmiş, lamba ile çerçeve arasında ideal mesafe
ayarlanmıştır. Cihazın bir çerçevesinde kalıp pozlanırken diğer tarafında
da kalıp değiştirilebilir. Gerek ışık kaynağı gerekse çift taraflı kullanımı
dolayasıyla %80 oranında zaman ve enerji tasarrufu sağlar. Ön tarafında
elektronik kontrol ve kumanda sisteminde; otomatik ayanlanan poz süresi,
vakum göstergesi, lamba saat göstergesi mevcuttur.
Açma tamponu: Kalıp kopya, banyo işleminde
kullanılan özel fırça.
Kalıp rötüş masaları: Kalıplardaki film ve
bant izlerini rötüş yapmak ve zamklamada kullanılır.
Retüş: Kalıp-kopya işlemi sırasında, istenmeyen
yerlerin atılması işlemi.
Korrektör: Kopya işlemi tamamlanmış plaka üzerinde,
istenmeyen yerlerin çıkarılmasını sağlayan kimyasal solüsyon.
Difüzyon Pozu: Kalıp üzerindeki bant, film,
astrolon, pislik vb. izlerini pozlama yoluyla yok etmek için difüzyon
perdesi ile verilen pozlamaya denir.
Hazne Suyu Konsantresi: Düz ofset baskı makinaları
için asidik bir hazne suyu konsantresidir. Konvansiyonel nemlendirme
sistemleri için hazırlanmış olup kalıpları oksidasyona karşı korur.
Kalıbı temiz tutar, renk canlılığını ve parlaklığını temin eder. % 3
– 4 oranında 4.5 pH değerine ayarlanarak kullanılır.
Kalıp Temizleyici: Ofset baskı kalıplarındaki
kuru ve taze boyaları kağıt ve toz lifleri ile diğer birikintileri ve
toplamayı süratli ve güçlü bir şekilde temizleyen mükemmel bir kalıp
temizleme sütüdür. İhtiyaca göre su ile çoğaltılarak da kullanılabilir.
Lak Sökücü: Plaka üzerinde lakın giderilmesiyle
grenaj zamanından tasarruf edilir. Kalıpta yapılacak düzeltmelerde eski
lakı sökerek yenisi için lak yerlerini hassaslaştırır. Pamuğu emdirilmiş
lak sökücü ile iyice ovulur. Suyla temizlenir.
Mizantren: Basan kısımların daha iyi çıkması
için ve basılacak işten daha iyi netice alabilmek için kalıp arkasında
veya kazan kağıdında yapılan işleme denir.
Ton Giderici: Ofset plakalarında tam bir temizlik
yaparak, kurumuş mürekkep, yüzeydeki oksidasyon, tonlama ve diğer kirleri
temizleyen ve güçlü temizlik özelliği ile imaj sahalarının mürekkep
tutma özelliğini arttıran bir karışımdır. Çinko ve alüminyum kalıplarda,
baskı öncesi, baskı anı ve baskı sonrası meydana gelen oksitlenmeyi
giderir. Kalıpların tekrar kullanılmasında koruyucu olarak uzun süre
saklanmasını sağlar. Ton yapan kısımlar pamuk ve süngerle iyice ovulur.
Bol su ile temizlenir.
Tram: Gerek tipo baskıda klişe, gerek ofset
ve tifdruk baskılarda kalıp yoluyla resim basmaya yarayan noktacıklardır.
Baskı çeşidi ve baskı malzemesine göre göre cm2’ye düşen nokta sayısı
değişir.
Termal Kalıp: Bilgisayardan kalıba sisteminde
kullanılan lazer yöntemiyle üzerine görüntü aktarılan ısıya duyarlı
kalıplardır. Bu kalıpların üzerine görüntü aktarılırken direkt bilgisayardan
verilen komutla lazerli pozlama yapılır. Son teknolojik ofset makinalarında
(Speedmaster vb.) kullanılabilindiği gibi klasik ofset makinalarında
da kullanılabilir.
Polyester Kalıp: Film gibi pozlandırılıp yeniden
kalıp çekmeye gerek olmadan baskı makinasına bağlanabilen kalıptır.
Her türlü ofset makinalarında kullanılabilir.
Alkol: Baskıda kaliteyi arttırmak için kullanılan
uçucu sıvı madde.
Asansör: Baskı makinası aparatlarından biri.Baskıya
girecek olan baskı materyalinin istiflendiği baskı tablasıdır.Buraya
baskı materyali düzgün bir şekilde bırakılmalıdır.
Bağlayıcı: Mürekkep pigmentlerini birleştiren
sıvı madde.
Blanket: Basılacak görüntünün baskı materyaline
aktarılmasını sağlamak için blanket kazanına takılan materyaldir.
Boya Ünitesi: Boya ünitesi; boya haznesi, taşıyıcı,
verici, ezici ve dağıtıcı merdanelerden oluşur. Merdanelerin görevi,
hazneden boyayı alıp incelterek, kalıba eşit incelikte ve düzgün olarak
aktarmaktır. Kalıba boya veren merdaneler kauçuk kaplıdır.Diğer merdaneler
ise çelik veya bakır kaplamadır.
Büro teksir makineleri: Küçük tabaka kağıtlara
baskı yapan küçük baskı makineleridir. Takriben 25x35 cm. ebadındadır.
Kalıpları genellikle karton veya ozasol alüminyumdur.
Çok renkli makineler: Birden fazla ünitenin
yan yana gelmesiyle oluşturulan makinelerdir. Ünite sayısı kadar renk
basma imkanı vardır.
Emniyet tertibatı: Emici kafa ile makaslar
arasında, makinaların tiplerine göre değişen güvenlik tertibatları bulunur.
Bunlar çift kağıt akımını, kağıdın geçip geçmediğini, kağıdın eğri veya
kırışık olma durumlarını kontrol ederler.Gerektiğinde baskıyı, kağıt
akışını boya ve su akımını durdurup makinanın süratini rolantiye alır.
Bu kontrol, siviçler yardımıyla veya mekanik dokunma şeklinde ya da
fotesel yöntemiyle gerçekleştirilir.
Hazne Suyu: Baskıda mürekkebin dengeli bir
şekilde baskı materyaline aktarılması için kullanılan suya denir.
Kauçuk – kauçuk sistemi: (Ön – arka baskı sistemi)
Bu sistemde tabaka kağıt, aynı baskı ünitesinde hem ön, hem de
arka yüzüne baskı alır ve üniteyi terk eder. Burada kauçuk kazanlar
arasından geçen kağıt, gerekli baskı basıncını her iki yüzündeki kauçuk
kazanlardan alır. Rulo (WEB mi?)set makineleri böyle çalışır.
Kazan devri: Kağıt akımında makinenenin baskılı-baskısız
erişebileceği dönme sayısıdır.
Küçük ofset makineleri: Büro teksir makineleri
de küçük ofset makineler sınıfına girer. Küçük ofset makinesi sınıfına
46x64 cm makinalar dahil olmak üzer, bu ebadın altında baskı yapan makineler
girer.
Makaslar: Ön ve yan pozası ayarlanan kağıt,
makaslar tarafından sıkıca tutulur ve döner haldeki baskı kazanına iletilir.
Basılan kağıt istife giderken makaslar geri döner ve yeni kağıdı baskı
kazanına götürür.
Merdane: Boyayı veya suyu homojen olarak baskı
makinesindeki kalıp kazanına gönderen silindirik yapıdaki parçaya denir.
Merdane Kılıfı: Merdanenin üzerine takılıp,
kenarları dikilerek merdaneye tutturulan suyun homojen olarak dağılmasını
sağlayan beze denir.
Mizatren: Ofsette; basması gerektiği halde
baskısı çıkmayan bölgelerin, baskı yapacak duruma getirilmesi için kauçuk
altından yapılan besleme işidir.
Mürekkep: Pigment, vernik ve bağlayıcıların
karışımından oluşan materyale renk veren maddedir.
Nemlendirme Ünitesi: Su haznesi, vargel ve
su veren merdanelerden oluşur. Kalıba su veren merdaneler kauçuk, diğerleri
çeliktir. Kalıba, hazne suyunun eşit incelikte ve düzgün dağılmasını
sağlar.
Numaratör: Baskı makinesi üzerinde bulunan
ve baskı sayarak kaç adet baskı yapıldığını belirten elektronik cihaz.
Orta ve büyükboy ofset makineleri: Bu gruba
50 cm x 70 cm’den 110 cm x 160 cm ebadındaki kağıtlara baskı yapabilen
makineler girer.
Paralel dizi sistemi: Tek renkli makinelerdeki
kalıp, kauçuk, baskı kazan takımları birbiri ardına birbirlerine paralel
dizilmişlerdir. Her ünite, yani kazan takımı ayrı baskı kazanına sahiptir.
Üniteler arasında bulunan nakil kazanı, kağıdın taşınmasını sağlar.
Renk sayısına göre üniteler altıya kadar çıkar.
Pigment: Boyanın özünü teşkil eder. Onun asıl
rengini verir. Çeşitli vernik ve dolgu maddeleri ile birleştirilerek
boya imalinde kullanılır.
Poza: Baskı sırasında kağıdın makinada düzgün
bir şekilde baskı kazanına iletilmesini sağlayan, ileri geri hareket
ettirilebilen parçadır.
Roland sistemi: (5 kazalı sistem) Burada iki
kalıp ve kauçuk kazanı arasına bir baskı kazanı yerleştirilmiştir. Kazanlar
dikey biçimde ve hafif kavisli olarak dizilmiştir. İki renk baskısı
yapılan kağıt, zincirli taşıma sistemi tarafından alınır ve diğer çift
renk ünitesine gönderilir.
Saatlik üretim: Sürekli baskıda ulaşılabilen
baskılı tabakaların sayısıdır.
Segatif: Boyanın çabuk kurumasına yarayan bir
nevi sıvı kurutucu.
Siper: Kağıdın asansörden alındıktan sonra
tırnaklara gidene kadar düzgün durmasını sağlayan parçalardır.
Sparagum: Kauçuğun ezikliğini gidermek için
kullanılan kimyasal maddeye denir.
Spatula: Mürekkebin ezilmesi ve karıştırılmasında
kullanılan geniş ağızlı alet.
Tabaka ofset: Kesilmiş (tabaka halindeki) kağıtlara
baskı yapan makinelerdir.
Tek renkli makineler: Bu makineler üç silindir
sistemi ile çalışır. Kalıp, kauçuk ve baskı kazanları normal olarak
aynı büyüklüktedir. Bazı makinelerin baskı kazanları kauçuk ve kalıp
kazanlarına oranla daha küçüktür.
Transparan mürekkep: Şeffaf renksiz mürekkep.
Transparan: Işığı geçiren, şeffaf.
Trikromi: Üç renkli seri boyalarla (Cyan+Magenta+Yellow)
basılan tram açıları değişik olan baskı çeşididir. +Black.
Üstübu: Baskı öncesi ve sonrasında temizlikte
kullanılan temizlik materyali.
V – sistemi: Ofset baskı makine sistemlerinden
biridir. Yan yana dizilen 2 kalıp ve 2 kauçuk kazanın altında bir baskı
kazanı bulunur. Çift renk baskı yapan bir V şekli oluşturur. Çift renk
baskı yapılan kağıt, aktarma kazanı vasıtasıyla diğer üniteye geçerek
diğer 2 renk basılır.
Web ofset makineleri: Ofset baskı sisteminin
gelişmiş şeklidir. Bobin kağıtlara baskı yapar. Tabaka kağıtlara baskı
yapan makinelerden pek farklı değildir. Katlama, kesme, harmanlama,
paketleme, kurutma yapabilecek cihazlar eklenerek muayyen bir iş görmek
için (gazete, dergi, mecmua vs.) imal edilmişlerdir.
| DİĞER BASKI TERİMLERİNE İLİŞKİN TERİMLER |
Yüksek baskı: Tipo baskı sistemidir. Basan
yani boya alan kısımlar yüksekte olduğu için bu ismi almıştır.
Hurufat: Matbaacılıkta sıcak dizgide kullanılan
büyük küçük bütün harfler, rakamlar ve şekillere denir.
Harf kasası: Dökülmüş harfleri düzenli bölmelerde
saklayan veya hizmete koyan özel yapılı kutulardır.
İşaret kertiği: Harfin kalın yüzeyindeki oyuk.
Düz baskı: Litografi adı verilmiş olan taş
baskıdır.
Tire: Siyah ve beyaz gibi iki tondan oluşma
yani ara tonların bulunmaması durumu.
Orjinal: Klişesi yapılmak üzere hazırlanmış
olan bir fotoğraf, bir resim çizgi ile yapılmış bir şekil ve bir harta
örneğidir.
Klişe: Matbaada harflerin ve resimlerin basılması
için hazırlanan metal kalıplardır.Yada tipo baskı kalıbı.
Dycril ve printight: (Daykıl) Bir nevi naylon
klişe. Fotopolimer tabaka.
Tire klişe: Siyah-beyaz olarak hazırlanmış
bir orijinalin noktasız (tramsız) ton farkı olmadan hazırlanan baskı
kalıbı.
Ototipi klişe: Yarımton resim ve fotoğrafların
tram kullanmak suretiyle yapılan baskı kalıbı.
Altlık: Klişe baskıda, klişe kalıbının altına
konulan metal yükseklik.
Anterlin: Dizilen satırların birbirine karışıp
bozulmaması için satır aralarına konulan umumiyetle iki punto genişliğindeki
metal boş satır.
Garnitür: Çember içindeki sayfaların düzenlenmesi
için kullanılan büyük boş malzeme.
Boş takım: Dizgide kelime ve harf aralarını
doldurmak için kullanılan hurufat metalinden yapılan yarım puntodan
bir kadrata kadar olan dizgi malzemesidir.
Gale: Dizilen kalıpların bağlanmak ve taşınmak
üzere yerleştirildiği tabla.
Çember: Tipo baskı için hazırlanan dizgi kalıpları
ve klişelerinin düzenli olarak bağlanmasını sağlayan, her baskı makinesinin
kendi ölçüsüne göre ezel boyutlarda hazırlanmış olan dörtgen demir çerçeve.
Vizo: Kalıp sıkıştırmada kullanılan vidalı
kilit tertibatı.
Takatuka: Kalıpta hurufatı veya basılacak kalıbı
bir düzeye getirmek için vurularak kullanılan tahtadan alet.
Mizantren: Tipo baskıda kullanılan kalıbın
her bölümünün aynı kalitede baskı yapması için kalıp altından veya kazan
kağıdında yapılan işleme denir. Veya basılacak bir yazı veya resim formasının
bazı yerleri hafif ve bazı yerleri kuvvetli basarki bu kusurları düzeltmek
için yapılacak işe mizantren denir.
Çift: El dizgide harfleri düzeltmek veyadeğiştirmek
için kullanılan cımbız şeklinde alet.
Dubleks: Tram açıları farklı aynı iki klişe
ile veya yine aynı kliye ile yarım tram kaydırılarak iki renk basılan
baskıya verilen ad.
Espas: Harflerin yanyana getirilmesiyle meydana gelen kelimelerin
aralarına konulan harflerden daha kısa olan metal parçalara ara boşu
yada espas denir.
Dublton boya: Tek renk basıldıktan sonra iki
renk gibi gözüken boya.
Galvano plasti: Kaplama kalıp.
Soğuk baskı: Ciltler ve kağıtlar üzerine yapılan
kabartma boyasız baskı. (Gofre)
Gofre: Kağıdı baskıda kabartma işlemi.
Karışık kalıp: El dizgi kalıbı içinde, makine
dizgi ve klişe olursa bu kalıba karışık kalıp denir.
Matris: Sıcak dizgide döküm için kullanılan
dişi harfler.
Matris kağıdı: Stereotipide döküm için kullanılan
dişi mukavva kalıp.
Papye kağıdı: İçinde herhangi bir dolgu maddesi
olmayan emici yumuşak kağıt.
Ara kağıdı: Yeni basılmış olan işteki boyanın,
kendisinden sonra gelen kağıdın arkasını kirletmemesi için araya konulan
emici veya bir tarafı parlak kağıt.
Perforaj: Baskı makineleri ile kağıdın kopması
için yapılan noktaları veya çizgileri delme işlemi veya metal çizgi.
Pliyaj: Konik; cilt işlerinde, katlanmayı kolaylaştırmak
için, karton veya mukavva üstünde oluk açmak.
Plunger: Makine numaratörünün rakamlarını döndüren
yazı kısmı.
Pedallar: Tipo baskı makinesidir. Bu tip makinelerin
ilk modelleri ayakla çalıştırıldığı için bu ismi almışlardır. Yüksek
baskı sistemi içinde pedallar, el tezgahları dediğimiz baskı preslerinin
geliştirilmiş şeklidir. Bu makinalarda baskı kazanları düzdür. Diğer
makinelerde ise baskı kazanı silindiriktir.
Flekso Baskı : Doğrudan yüksek baskı sisteminin
bir dalıdır. Baskı kalıbının yüzeyinde yüksekte kalan işli alanlardaki
mürekkep almış görüntülerin basınç etkisiyle baskı malzemesinin üzerine
geçirilmesi esasına dayanan bir baskı yöntemidir. Kalıbı lastik olan
baskı tekniğidir.Flekso baskı yönteminde kullanılan baskı kalıplarının
baskı kalıplarının baskı yapan kısımları yüksektedir. Baskı kalıplarının
basmayan kısımları ise derindir. Flekso baskı makineleri rotatif oluf
bobin kağıt veya plastik folyeler üzerine baskı yapar. Flekso baskı
sistemi çoğunlukla ambalaj, etiket ve gazete baskısında kullanılmaktadır.
Anilin boya: Taş kömürü eterinden elde edilen
organik boyadır. Flekso baskıda kullanılır.
Anilox merdane: Tramlı merdane. Görevi hazne
merdanesinden aldığı mürekkebi baskı silindirine aktarmak olan anilox
merdane krom veya seramikle kaplı metalden yapılmış olup üzerinde lazerle
oyulmuş olup eşit derinlikte gözenekler bulunmaktadır.
Hazne merdane: Mürekkep püskürtme merdanesi
Rakle: Mürekkep sıyırma bıçağı.
Polietilen: Etilen gazının yüksek basınç ve
temperatör altındaki polimerizasyondan meydana gelen termoplastik (yani
ısı ile yumuşayıp yapışabilen bir filmdir. Ambalaj ve baskı sektöründe
kullanılan ucuz ve transparan film.
Polivenil klorür (PVC) : Vinil asetat ve vinil
klorür monomerlerinin polimerizasyondan elde edilen PVC film kokusuz,
transparan, elastik, ve termoplastik bir yapıya sahiptir.
Polipropilen: Dökme PP film aynen PE gibi baz
reçinenin çeşitli katkı maddeleri ile takviye edilmesinden sonra meydana
gelir.
Selofan: Odundan elde edilen selüloz daha sonra
kimyasallarla reaksiyona sokularak viskoz ve daha sonra da selülozhidrat
haline getirilerek film şeklinde preslenir.Bu preslenen filme selofan
denir.
Poliamid film: Isı yapışmadığı için genellikle
PE ile lamine(birleşik) kullanılır.
Poliester: Poliester filmler (Pet)
Film: Ambalaj dalında film lifsiz organik bir
maddenin ince ve elastik bir tabakasıdır.
Metalize film: Metalizasyon bir filmin düşük
basınç altında rezistans ile ısıtılan seramik çubuklar üzerinde oluşan
alüminyum buharları ile kaplanmasıdır. Bu metod kaplama, ambalaj sektörü
için en ekonomik olduğundan dolayı çok kullanılır.
Alüminyum folyo: Su buharı ve gazlara karşı
en iyi bariyer malzemelerden birisidir.Alüminyum folyonun kullanıldığı
laminasyonlar sırasında karışıklıklar daha sonra folyonun yırtılmasına
neden olur.Tamamen zehirsizdir. Dünyada gıda maddeleri ile direkt temas
etmesine izin verilen malzemedir.
Laminasyon: Genel manada iki veya daha fazla
materyalin birleştirilerek tek ve dayanıklı bir malzeme haline getirilmesi
işlemi.
Solvent: Tiner, neft, terebentin, vernik gibi
eriyiklerin (sıvı akışkan) genel adı.
UVC pozu: Flekso baskıda kalıp pozlama için
kullanılan ve dalga boyu en düşük olan ışık kaynağı. UVC-pozu plaka
yüzeyindeki yapışkanlığı ortadan kaldırır.UVC ışığı insan gözüne son
derece zararlı olduğundan çıplak gözle bu ışığa direkt olarak bakılmamalıdır.
Nyflex kalıpları: Bu plakalar oldukça yumuşaktır.
Oluklu mukavva baskılarında tercihen kullanılır. Sertlikler 34-42 shore
arasında değişmektedir.
Fotopolimer: Plastik klişe ana maddesi.
Fotopolimer kalıpları: Polimer (plastik) malzemeden fotomekanik
usullerle üretilen kalıplara fotopolimer kalıp denir. Bu kalıplar genellikle
bükülebilir şekilde yapılmaktadır.
Flekso baskı kalıpları: Flekso baskıda hazırlanma
yöntemine göre ayrılan iki ana kalıp türü vardır. Bunları lastik ve
kauçuk kalıplarıdır.
Çinko klişe: Çinko klişenin hazırlanması fotomekanik
yedirme yöntemi ile yapılmaktadır. Bu yöntem 2 şekilde yapılmaktadır.
a- Manuel olarak hassaslaştırma
b- Fabrikasyon olarak hassaslaştırma
Shore: Flekso baskıda kullanılan klişelerin
sertlik derecesi.
Rölyef: Kabartma etkisi
Densite: Filmin yoğunluk değeri. Ya da kağıt
üzerindeki renk yoğunluğu.
Forsa: İki kazan arası basınç ayarı.
Şap banyosu: Asit banyosu. Çinko kalıbın yıkanması
için yapılır.
Emülsiyon: Kalıba dökülen hassas madde. (Işığa
karşı duyarlı madde)
Hidrometre: Asit ölçer.
Tifdruk Baskı: (Almanca tif=derin, druck=baskı)
Oyulmuş bakır kalıplarından baskı yapılan sistemdir. Mürekkep haznesi
içinde baskı motifini belirleyen değişik derinlikteki çukurlarla kaplı
bir silindir dinmekte, bir ragle sıyırıcı basmayacak bölümlerden fazla
mürekkebi sıyırmakta, kauçuk kaplı bir merdane ise kağıdı silindir üzerine
presleyerek baskıyı gerçekleştirmektedir.
Çukur baskı makinesi: Baskı yapan kısımlar
çukur, yapmayan kısımlar ise yüksek olduğu kalıplardan baskı yapan makinelerdir.
Baskı kalıptan kağıda direkt olarak yapılır. Bu makinelerin diğer yaygın
adı tifdruk baskı makineleridir. Almanca "tief" (derin), "druck"
(baskı) kelimelerinden üretilmiştir.
Transfer makinesi: Çok renkli işlerde pigment
kağıdının silindire geçirilmesinde kullanılan makinadır.
Pigment kağıdı: Çukur baskı kalıplarının hazırlanmasında
kullanılan yüzeyi ışığa hassas kağıt. Üzeri boyalı jelatinle kaplı 120
– 150 gr/m2 lik kartondur. Bu karton odunsu ve selülozdan yapılmış ve
tutkallanmıştır. Ph derecesi 7 dir. Kimyevi reaksiyona girmez. Tutkallı
olmasının nedeni boyutlarını değiştirmemesini sağlamak içindir. Pigment
kağıdının üzerindeki jelatinin görevi, resmi taşımak, silindire aktarmak
ve kabarma oranına göre asitin silindire değişik oranlarda işlemesini
sağlamaktadır.
Polyester film: (Auto film) Pigment kağıdı
yerine kullanılır. Uygulama aynıdır. Pigment kağıdı 150 g/m. lik kartondan
yapıldığı için ve üstelik de ıslak çalışıldığı için boyutlarını değiştirebilmektedir.
Polyester filmlerde pigment kağıdındaki jelatin tabakasına sahiptir.
Yalnız kağıt yerine taşıyıcı olarak polyester film kullanılmaktadır.
Strip: Polyester filmde, polyester ile jelatin
arasında bulunan bağlayıcı bir tabakadır. Bu tabaka, film silindire
sarıldığı zaman jelatin tabakasının silindire kolaş göçmesine yardımcı
olur.
Gümüş halojen film: Silindir kopya filmidir.
Pigment kağıdı veya polyester filminin yerine kullanılır.
Direkt silindir kopyası: Pigment kağıdı, polyester
film veya gümüş halojen filmlerini pozlandırıp banyo etmek yerine hassas
emülsiyonu doğrudan doğruya silindir yüzeyine sıvanır. Pozitif montaj
silindir üzerine pozlandırılır. Tashih yapılır. Sonra asitle yedirme
işlemi yapılır. Bu sistemin avantajı; resim boyutlarının değişme sorununu
ortadan kaldırır. Modern tifdruk silindir hazırlamada direkt kopya sistemi
uygulanmaktadır.
Elektronik gravür: Elektronik silindir hazırlama
sistemidir. Baskı görüntüsünün pozitif filmden doğrudan doğruya bakır
silindir üzerine transfer edilerek yapılmasıdır.
Sodyum bikarbonat: Pigment kağıdının ışığa
duyarlı hale getirilmesine yarayan kimyevi bir maddedir. Pigment kağıdı
potasyum bikarbonat eriyiği içinde banyo edilerek, ışığa duyarlılık
kazandırılır. Potasyum bikarbonat(K2Cr2O7) yerine amonyum bikarbonat
((NH4)2Cr2O7) kullanılabilir.
Tifdruk tramı: Siyah kareler halinde veya tuğla
biçimindedir. Kalıp silindiri üzerinde boya çukurlarının ve çukur çevrelerinin
oluşmasını sağlar.
Boya sıyırıcı raklenin temas ettiği kısımlar tramda şeffaftır. Şeffaf
kısımların, siyah kısımları oranı normal olarak 1/3, 1/4, 1/5 oranında
olanları vardır. Tifdruk tramını, ofset ve tipoda kullanılan tramlardan
tamamen ayırmak gerekir. Çünkü tifdruk tramı, yarımtonları noktalara
çevirmek için kullanılmaz. Yalnızca raklenin boyayı sıyırması için zemin
teşkiline yarar.
Klasik sistem tramlama: Burada, tramlar, yüzey
itibari ile aynı büyüklükte, ancak resim tonlarını değişik derinlikteki
noktaların aldığı boya miktarları ile sağlanıyor.
Ototipi tramlama: Bu da tifdrukta tramlama
sisteminden birisidir. Nokta büyüklükleri, tipo ve ofsette olduğu gibi,
değişiktir. Bu noktaların çapları, resim tonlarını verir. Noktaların
derinlikleri aynıdır. Noktaların çevrelerinde, raklenin boyayı sıyırması
için gerekli olan çizgiler bulunur. Bu çizgiler tramlı poziitf lith
filmdeki şeffaf biçimdedir. Ototifi tifdruktaki noktalırın hiçbiri birbiri
ile temas halında değildir. Her nokta bağımsız olarak bulunur. Bu tifdruk
ototipi tramını, ofset ve tipo için kullanılan tramlarlardan ayıran
bir özelliktir.
Rakle: Kalıp silindirinden boyayı sıyıran mekanizmadır.
Boya sıyırıcı raklenin temas ettiği kısımlar tramda şeffaf olan kısımlardır.
Soğuk ışık: Pigment kağıdın kopyasında poz
aracıdır. Isınmadığı için pigment kağıdı fazla etkilenmez, genleşmez.
Eğer pozda kağıt ısınırsa pigment kağıt genleşir, uzar bu da ayarsızlığa
neden olur.
Galvano sistem: Çelik silindir üzerine bakır
kaplanmasıdır. Bakır kaplanması galvano sistem ile yapılmaktadır.
Ballard bakır kaplama: Silindire bakır kaplama
sisteminden biridir. Yaklaşık 0.5 mm kalınlığındadır. Bu tabaka parlatılır.
Kopyadan sonra, asitle yedirilerek baskı yapacak çukurlar oluşturulur.
Baskı işi bittiken sonra silindir üzerinden sökülüp, elektroliz yolu
ile yeniden kaplama işlerinde kullanılır. Bu sistem bir defa kullanılır.
Temel bakır kaplama: Bu da silindire bakır
kaplama sistemidir. Bu tabaka daha kalındır. Yaklaşık 3 mm’dir. Baskıdan
sonra çukurlar kayboluncaya kadar üstten sıyrılıp, sonra üzeri yeni
kopya yapılır. Bunun dezavantajı her sıyırmada temel bakır tabakası
incelir. Dolayısıyla silindirin çapı da daralmış olur. Bu dezavantajdan
dolayı bu sistem tercih edilmemektedir.
Asfalt lakı: Bakır silindire yedirme işlemine
başlamadan önce, silindir jelatinsiz yani basmayacak bölgeleri veya
hatalı kısımları, kapatmaya yarayan maddedir.
Yedirme: Bakır silindirin "Demir III Klorür"
FeCl3 ile derinlik (çukurlaştırma) yapma işidir. Yedirme işleminden
sonra silindir baskıya verilir.
Arttırma tashihi: Silindir çukurlarının daha
çok derinleştirilmesi ve resim tonunun daha yükseltilmesi demektir.
Arttırma tashihi için önce silindir yüzeyi temizlenir. Merdane dayanaklı
boya verilir, yedirilmek istenen çukurluklar çıplak kalır. Korunmak
istenen çukurlar boya ile doldurulur. Sonra yedirme yapılır. İstenen
derinliğe ulaşınca yedirme tamamlanmış olur.
Eksiltme tashihi: Silindir çukurlarındaki derinliğin
azaltılarak resim zayıflatımasına denir.
| SERİGRAFİ BASKI TERİMLERİ |
Serigrafi Baskı: Bir çerçeveye gerilen ince
dokulu kumaş (ipek) ya da metal örgü üzerinde; basılacak şekilin içine
rastlayan delikler açık bırakılır. Dış kısım delikler ise, özel maddelerle
kapatılır. Böylece oluşturulan herhangi bir yüzey üzerine konulup, özel
bir lastikle içine mürekkep yayılarak, toplanınca açık deliklerden aşagı
sızan boya şeklin yüzey üzerine çıkmasını sağlar.
Serigrafi: Elek gibi gerilmiş ince özel ipek
dokumaya dizilmiş yada yazılmış yüzeylerden geçirilen boya ile baskı
yapılan sisteme denir.
Gaze (ipek): Çerçeveye gerilen ve üzerinde
görüntüyü taşıyan dokumalardır.
Elek: Kalıp ipeği.
Foto Şablon: Elek üzerinde ışığa duyarlı fotografik
emülisyonlar kullanmak suretiyle yapılan çalışmaya denir.
Lak: İpek üzerinde film yada emülisyonla örtülmeyen
kısımlardaki yüzeyleri kapatmaya yarıyan sıvı maddelerdir.
Stensil: Şablon, serigrafi kalıbı.
Tiner: Eritgen, mürekkebi incelten sıvı.
Rakle: Eleğe konan mürekkebi aşağı geçiren,
ahşap ya da alüminyum tutacağı ve buna takılıp değiştirilebilir özel
bir lastik bölümü bulunan baskı aracıdır.
Akrelik boya: Su ile inciltilebilen temizlene
bilen hertürlü akrilik ve plastik esaslı boyalardır.
İnceltici: Yapısında mürekkebin bağlayıcısındaki
reçineyi çözen, mürekkebi incilten istenilen kıvama getiren kimyasal
maddedir.
Geciktirici: Mürekkebin kurumasını hem şablonda
hemde sonraki kurutma tertibatında yavaşlatmayı sağlayan kimyasal maddedir.
Köpük kırıcı: Mürekkeplerin karıştırma ve ragle
ile baskı yapma anında mürekkepler köpürebilir bunu engellemek için
kullanılan kimyasaldır.
Kalıp açıcı: Baskı sırasında ipekteki tıkanmaları
engelliyen kimyasal maddedir.
Pistole: Rakle kullanmadan mürekkebi basınçlı
havayla kalıbın içine püskürten tabanca görünümlü bir baskı aracıdır.
Rulo: Lastik bir silindir ve tutma sapından
oluşur. Mürekkep ezmeye ve kalıp hazırlamaya yarayan aygıt.
Spatula: Kalıba mürekkep koymaya, kalıptan
mürekkep sıyırmaya ve mürekkebi ezmeye yarayan ağaç saplı, çelik yada
plastikten yapılma araç.
Rölyef (Kabartma): Basılan işe, kabartma tozu
serpilip, tozun fazlalığı döküldükten sonra, elektrik ocağı üstünde
ısıtılarak baskının kabartılmasıdır.
Tampon baskı: Kılişe üzerine verilen boya
bir rakle ile sıyırıldığında yalnızca dış kısımlarda kalır. Silikon
ve yağ karışımından oluşan tampon ise bu dişi kısımda kalan boyayı alarak
basılması istenilen cismin üzerine bırakılır. Bu tamponun in büyük özelliği
boyayı kolay kabul etmesi ve kusursuz aktarmasıdır.
Fotopolimer Klişe: Plastik kalıp
Klişe: Pozitif film görüntüsünü taşıyan kalıp.
Rakle: Fazla boyayı sıyıran bıçak.
Slikon Tampon : Klişeden görüntüyü alıp baskı
materyali üzerine aktaran silikon ve yağ karışımından oluşan tampon.
Morlock Gf: Tampon baskı makinesi türüdür.
Mürekkebin çevre ile ilişkisi kesilidir. Bu sebeple hiç sulandırmadan
iki üç gün kullanılabilir.
Morlock Mtr1: Tampon baskı makinesi türüdür.
Yapışkan bir bant vardır ve bu yapışkan bant programlandırılan baskı
sayısına gelindiğinde tampon altına hareket eder.Tampon bu yapışkan
banda basınca üzerindeki boya artıklarını bırakır.
Morlock Mds500: Tampon baskı makinesi türüdür.
Büyük ve üç boyutlu parçalar üzerine dört renge kadar baskı yapabilirler.
Hazne: Baskıda kullanılacak boyanın konulduğu
ve boyayı koruyan metal kap.
Koruyucu Bant: Klişenin üzerinde bulunan ve
onu ışığa karşı koruyan bant.
Tesbit Banyosu: Pozlandırılan klişenin açılmasını
sağlayan banyo.
Kapatma Lakı: Klişe tespit banyosundan çıkartılıp
el değmeden suda yıkanır ve kurutulur.Kurutulduktan sonra hatalı yerlerin
kapatılmasında kurutma lakı kullanılır.
Demirklorür Dolu Küvet: Tespit banyosuyla açılan
kısımların açılmasında kullanılan ve içinde Demirklorür bulunan küvetlerdir.
Digital Baskı: Geleneksel ofset baskı tekniğinde
kullanılan, film ve klasik anlamdaki kalıp gibi iki vazgeçilmez unsurun
ortadan kaldırılmasıyla, herhangi bir fotoğraf, diapozitif, negatif
ve basılmış görüntünün, tarayıcılarla yada doğrudan dijital kameralar
yoluyla bilgisayara aktarılarak, üzerinde çalışılıp değişiklikler yapılmasına;
bilgisayarda metin, grafik, çizim v.b. birleştirilerek bir grafik dökümanın
bir dijital baskı makinası yardımıyla doğrudan baskı materyaline basılmasına
olanak tanıyan sistemin geneline verilen addır.
DİGİTAL BASKI TEKNİKLERİ: NİP
(non – impact printing) yani (dokunmasız baskı) türleri
1- Elektrofotoğrafik ve elektrografik sistemler: Büro
fotokopi cihazlarının çoğunluğu ve lazer yazıcıların temel tekniği bu
gruba girer.
2- Elektrosensitif sistem: cereyan akım vasıtasıyla
bazı maddeler değişime uğramaktadır. Daha çok küçük baskı sahası olan
cihazlarda tatbik edilir. Örneğin, printerli masa hesap makinası.
3- Manyetografi sistemleri: Elektrostatik sistmelerde
olduğu gibi görüntü tonerle elde edilir.
4- İnkjet sistemler: Mürekkep damla damla püskürtülür
ve görüntü bu sayede olur.
5- Termografi sistemleri: Görüntü ısı yoluyla
sağlanır. Bunun için renkli hassaslaştırılmış bantlar ıswanmış veya
sıvanmış malzeme kullanılır. Uygulama sahası yavaş renkli yazıcılar
ve dijital renkli fotokopi cihazlarıdır.
DİGİTAL İMAGE: Bir görüntünün bilgisayar ortamına
taşınarak orada çeşitli görsel malzemelerle desteklenip işlendikten
sonra bir digital baskı makinasından çıkış alınmasına denir.
RIP(Raster İmage Prosesor): Bilgisayarda hazırlanan
(postscript dili ile) metin , grafik ve resimleri bir yazıcının ve pozlandırıcının
anlayabileceği dile çeviren yüksek performanslı, prosesor(hesaplayıcı)
dır.
DIŞ MEKAN BASKI: Dış mekanda kullanılan reklam
ve tanıtım amaçlı broşür, afiş, bilboard,araba üstüne yapıştırılan stickerler
v.b. gibi malzemelerin hazırlanmasında kullanılan baskı çeşitleridir.
Digital baskı yöntemiyle dış mekan baskı:
1- Branda Baskı: Binalar üzerine yapılan reklam
çalışmaları bu gruba girer.
2- Saç tabela üzerine vinyl baskı: Saç tabela
üzerine yapıştırılan reklam afişleridir.
3- Araç üzerine uygulama: Folyoya dijital baskı
yapılır. Parça parça basılan iş araç üzerine ısıyla geçirilir. Isıyla
işin araç üzerine iyice kavranması sağlanır.
4- Yol kenarları reklamları: Kuşe yada 1. Hamur
kağıda dijital baskıyla basılır.
5- Üç boyutlu reklam panoları: Grafik solvent
bazlı mürekkeple vinyl yada folyo üzerine basılır.
6- Yer grafikleri: Sürtünmeye dayanıklı solvent
bazlı mürekkep kullanılarak baskı yapılır. Laminasyon malzemesiyle sürtünmeye
karşı laminasyon yapılır.
7- Mega light orta refuj ışıklı reklam panoları:
Grafik ters olarak durantransdeninel yarı opak bir malzemeye basılır.
8- Creative cephe kaplama baskılar: Vinyl ile
hazırlanan grafik solvent bazlı mürekkeple basılır. Mağaza ve alışveriş
merkezlerine dış kısmına bu baskı türü ile reklam asılır.
9- Mağaza cephe uygulamaları: istenilen büyüklükte
iş hazırlandıktan sonra makina ebadına göre parça parça basılır. Laminasyonla
birleştirilir.
10- Bilboardlar: Çeşitli gramajlarda 1. Hamur
kağıtlara istenen grafik basılır.
11- Posterler: Kuşe kağıda, muşambaya, kumaşa
veya vinyl üzerine solvent bazlı mürekkeple baskı yapılır.
12- Bez afişler: Grafik kumaş üzerine istenilen
ebatta basılır.
İÇ MEKAN(İN DOOR) BASKI:
1- Vitrin içi uygulamalar: Vitrin içine yapıştırılan
uygulamalardır.
2- Sanatsal baskılar: Tuval üzerine çalışılmış
bir resim gibi sonuç veren baskılardır.
3- Stand sistemi oluşturma: Basılan iş stand
şekline göre parçalar ayrılarak işi standa yapıştırılır.
4- Cam grafikleri: Cam yüzeyleri için üretilmiş
delikli bir materyal üzerine baskı yapılır. Bu baskıya içtende baksan
dıştanda baksan aynı gözükür.
5- Market, iş merkezi ve bunun gibi yerler için reklam
panoları uygulamaları: Dış havaya mağruz kalmayacağı için laminasyona
gerek yoktur.
6- Dekorasyon uygulamaları ve ışıklı baskılar: Hazırlanan
grafik duratrans denilen yarı transparan bir malzemeye basılır.
7- Muşamba üzeri uygulamalar: Baskı materyali
muşambadır. Baskısı bittikten sonra elastik bir yapıya sahip olduğundan
istenilen her yere monte edilebilir.
Hologram: Doğru ışıklandırma altında, nesnelerin
gerçekte olduğu gibi, farklı açılardan görülebildiği üç boyutlu görüntülerdir.
Bu üç boyutlu görsel verilerin kaydedilmesi, depolanması ve tekrar görülebilmesini
sağlayan işlemler dizisine de "Holografi" denir.
Hologram; ışıklandırma şartları altında bakıldığında, cisimlerin gerçek
dünyada olduğu gibi değişik açılardan görülebildiği, üç boyutlu görüntülerden
ibarettir. Holografi ise üç boyutlu görsel bilginin kaydedilebilmesi,
depolanması ve tekrar gözlenebilmesini sağlayan işlemleri dizisidir.
Hologramın kullanım alanları geniştir. Her türlü termoplastik işleme
dayanıklı düz satıhlarda uygulanır. Tatbik edilen ürünü daha fazla değerlendirir
ve tüketici üzerinde ürünün "kaliteli, lüks, değerli" olduğu
imajı yaratır. Grafik tipografik ve holografik eleman kombinasyonu baskılarda
(kitap-dergi kapağı, dosya, ambalaj kutuları, etiket, tebrik kartları,
reklam broşürleri ve panolar, hediyelik eşyalar vs.) çok göz alıcı ve
etkili olur. Hologramın en önemli hedef grupları arasında kozmetik ve
ilaç sanayii, kitap dergi ve tebrik yayınevleri, elektronik ve fotoğraf
firmaları, bankalar ve sigorta şirketleri, otomobil ve makine üretimi,
tekstil sanayii, yüksek kaliteli ticari ürünler ve gıda sanayii bulunmaktadır.
Beyaz (normal) Işıklı Hologram: Bu Hologram
yöntemi; üçüncü boyutu bir eksene indiren ve sanki objeyi bir yatay
yırtmaçtan seyrediyormuş imajını yaratan Hologram yöntemidir.
Referans Dalgası: Işık yayılması bir dalgalanma
olarak tarif edilebilir. Bir objeden yayılan ışık dalgası, mesela bir
fotoğraf malzemesi vasıtasıyla doğrudan kaydedilemez. Objenin ışık dalgasını
tamamen kaydedebilmek için, üzerine referans dalga olarak bilinen ikinci
bir dalga bindirilir. Bu olaya "Işık Enterferansı (Girişim)"
denir. Enterferans neticesinde mekan itibarıyla dağılan ışığı fotoğraf
malzemesine kaydetmek mümkündür.
Master Kalıp (Shim): Geliştirilen hologramın
çok sayıda kapsamının üretilebilmesi için kağıt, ince plastik film veya
metal folyo üzerine, holografik görüntüyü oluşturan karmaşık, mikroskobik
şekillerin basılabildiği kalıplardır. Holografik ürünler; kredi ve kimlik
kartları, pasaport, hisse senedi gibi kıymetli evrak, marka etiketleri,
logolar gibi marka koruyucu malzeme üzerinde geniş çapta kullanılır.
Master kalıp, fotoresit master plakadan elektroplating yöntemi ile üretilir.
Bunlar özel holografi labaratuvarlarında hazırlanır. Bu kayıt olayına
uluslar arası dilde "Mastering" denir.
Hologram Baskısı: Master kalıp üzerindeki holografik
görüntü, özel baskı makinesinde basınç ve sıcaklık altında üretim malzemesine
aktarılır. Bütün bu işlemler sırasında kullanılan kimyasal maddelerin
saflığı ve temizliği, çevre şartları, son ürünün kalitesi yönünden çok
önemlidir.
Hologram çeşitleri:
3D (3 boyutlu): Orjinal objeler veya küçültülmüş/büyütülmüş
modeller içerir. Gerçek cisimle benzeri görüntü verir.
2D/3D: 3D gibi derinliğe sahip olan ve bakış
açısı değiştiğinde tayf renkleri değişen hologram tipi. Bunlarda düş
bir grafik motif (çizim, logo, şekil) ön plandadır.
2D: Çeşitli resim bölümlerinde renk değişimi
vardır fakat derinlik yoktur. Özellikle dekorlar, yazılar ve basit grafiklerde
kullanılan hologram tipidir.
Saçılım Ağı (Diffraction Grafings) Hologramları:
Bu tür hologramlar, gerçek görüntü vermezler. Ancak çok ilgi çekici
prizmatik şekiller yaratırlar. Değişik açılardan gökkuşağı etkileri
oluştururlar.
Stereogramlar (Multiplex): Çok boyutlu etki
oluşturmak için holografik proses uygulanan, hareket içeren hologramlardır.
Hareketli cisimler, özel efektler ve bilgisayar grafikleri stereogramlar
oluşturmak için kullanılabilir.
İnteraktif Hologram: Çift pozlandırma yoluyla
üretilen hologramlarda bakış açısı yatay değişikliğe uğradığında farklılık
meydana gelmektedir. Aynı objede farklı (içerde/dışarda, açık/kapalı)
hareketler görülmektedir.
Entegral Hologram: Motifler normal ışıklandırmada
bir film kamerası ile çekilir ve bölümler halinde yüzlerce bireysel
resim parça parça laser tekniği ile bir master hologram oluşturulur.
Empülsiyon Hologramlar: Hareketli objelerin
veya canlıların çekimi ançak katı rubin laserle yapılabiliyor. Çünkü
ancak bu laserlerin flaş süresi 1/1 000 000 saniye (hatta 1/1 000 000
000 saniye) olmaktadır. Bu tip hologramlar ancak özel ihtisaslaşmış
labaratuvarlarda gerçekleştirilebir.
Kinegram: Sadece emniyet sahalarında kullanılan
özel mikrostrüktürlü hologram tipidir.
| BANKNOT (PARA) BASIM TEKNOLOJİSİ |
Gravür Tekniği: Bir banknotun sahteciliğe
karşı ana emniyet unsurudur. Bir çeşit oyma tekniğidir. Gravür sanatçıları
bile kendi yaptıkları bir çalışmanın aynısını ikinci bir kez yapamazlar.
Giyoş: Resim, peyzaj, portre dışında banknotun
fonunda görülen elle yapılması mümkün olmayan çok ince, yer yer inceli
kalınlı, yer yer birbirine paralel, birbirini kesen ve tamamlayan negatif
ve pozitif çizgilerin meydana getirdiği simetrik veya asimetrik şekil
ve motiflerdir.
Banknot Tekniği: Şu aşamalardan oluşur. Ilk
olarak bir banknotun ön ve arka yüzüne basılacak olan resim, portre,
tarihi yer manzara vb. unsurların seçimi gelmektedir. Daha sonra seçilen
unsurların grafik tasarımlarının, gravürlerinin yapılması, giyoş çizimlerinin
ayarlanması, baskı makinesi için şablonların hazırlanması, kağıt ve
mürekkebin hazırlanması, baskı servisinde kuru ofset, çukur baskı ve
numaratör baskılarının yapılması, kurutulması, kalite kontrolünün yapılması,
kesim ve paketlenmesi gelmektedir.
Baskı Makinaları: Banknot basımında kullanılan
makinalar aşağıdadır. Bu makinalar sırayla baskı yaparlar, bir makina
bastıktan sonra belli bir zaman bekletilen (kurutulan) kağıtlar diğer
makinada işleme tabi tutulur.
1-Simultan (Kuru ofset) baskı makinası
2-İntağlio (Çukur) baskı makinası (arka baskı)
3-İntağlio (Çukur) baskı makinası (ön baskı)
4-Numaratör baskı makinası
Kağıt: Banknot basımında emniyetli olması ve
baskı kalitesinin iyiliği yönünden pamuktan veya pamuk-keten karışımından
imal edilmiş kağıtlar kullanılır. Banknotun dayanıklılık ve emniyet
özellikleri düşünülerek en kaliteli pamuk ve ketenler seçilir. Önce
hammaddeler temizlenir ve yabancı maddelerden arındırılır. Istenilen
rengin elde edilmesi için (çeşitli kimyasal maddelerle) ağartma işlemi
uygulanır. Daha sonra pişirme, bunu takiben bol artezyen su ile yıkanır.
Tekrar su ilavesi ile hamur haline getirilir. Bu safhada istenen fiziksel
dayanıklılığı sağlamak için gerekli ilaveler yapılır ve bu %99.5 su,
%0.5 elyaftır. Bu karışım elekten geçirilerek kağıt elde edilir. Eğer
arzu edilirse renkli elyaflar kağıdın hamuruna katılır. Emniyet şeridi
ve filigran ise kağıdın imalatından sonra ve kurutulurken yapılırlar.
Kağıt üretimi ülkemizde olmadığından dolayı; dışardan ihraç etmekteyiz.
Nyloprint Kalıp: Kuru ofset makinasında kullanılır.
Fotomekanik atölyelerinde montajı yapılmış yada bilgisayardan elde edilmiş
filmler, düz baskı kalıp atölyesinde kalıp şekline dönüştürülür. Her
rengin montajı ve kalıpları ayrı ayrı yapılır.
| BASKI SONRASI İŞLEMLERE İLİŞKİN TERİMLER |
Cilt: Baskılı formaların çeşitli teknikler
uygulanarak kitap haline getirilmesi işlemi.
Ciltci : Kitap ciltleme işini yapan kimse
(mücellit).
Ciltcilik : Bir yapıtın sayfalarını çeşitli
işlemlerde bir araya getirip ona son biçimini vererek süslü ve koruyucu
sert ya da yumuşak bir kapakla donatmaya yönelik etkinlik.
Cilt makineleri: Cilt işleri için kullanılan,
kağıt kesme, makas ve giyotinleri kırma-katlama makineleri, harman makineleri,
tel ve iplik dikiş makineleri, tutkal, kambura, kapak takma, zımba ve
pilyaj makineleri…
Giyotin (Bıçak): Kağıt tabakalarının küçük
ebatlara bölünmesinde ya da ciltlenmiş formaların ağızlarından traş
alınmasında kullanılan; günümüzde çoğu elektronik kumanda sistemli kesim
makinaları.
Mukavva Bıçağı : Mukavvayı kesmek ve yarmak
için kullanılır. Özel olarak bu işi için imal edilir. Sap kısmı kuvvetli,
ağız kısmı ise istenilen ölçüye göre ayarlanabilen ve iki ağız keskin
bir bıçaktır.
Amerikan cilt: Tutkallı cilttir. Bu yöntemle
formalar dört kenarından kesilir ve plastik tutkalla sırtlarından birbirlerine
yapıştırılır. Sırt yüzeyini tülbent ya da tel ile daha da sağlamlaştırmak
mümkündür.Uzun süre kullanılması gerekli kitaplar ya da ajanda gibi
yılın her günü kullanılması zorunlu olan ürünler dışında karton kapaklı
ciltleme sistemleri geliştirilmiştir. Bu sistem ülkemizde Amerikan Cilt
türü olarak tanımlanmaktadır. Amerikan cilt makinesinde, harmanı çekilmiş
formaların sırt kısmı özel tırtıllı bıçaklarla traşlanır, bu bölüme
tutkal sürülüp kapak takılarak preslenir. Günümüzde yüksek tirajlı (roman,
öykü, ders kitabı vb) ürünlerde ekonomik ve hızlı olması nedeniyle tercih
edilir. Kuşe kağıtların ciltlenmesinde tercih edilmemelidir.
Mekanik Ciltleme : Bu yöntemde; kapak ve iç
sayfalar biraraya getirildikten sonra metal ya da plastikten yapılmış
spiral, vida ve perçinlerle birbirine tutturulur.
Telle Dikiş : Formaların ya da tabaka halindeki
kağıtların tel zımba ile birbirine tutturulması işlemidir.Sırttan ve
üsten telle dikiş olmak üzere iki şekilde yapılır. Sırttan Telle Dikiş
: Dergi, broşür, bülten ve katalogların ciltlenmesinde, maliyeti düşük
ve uygulaması en kolay olan sıttan telle dikiştir. Sayfaların tamamen
açılarak kolay ve rahat bir okuma sağlaması bu yöntemin en büyük avantajıdır.
Üstten Telle Dikiş : Sırttan tutturulmayacak
kadar kalın kitap, dergi, makbuz, bloknot, fatura ve bilet koçanlarının
biraraya getirilmesinde üstten telle dikiş yöntemi kullanılır. Tek dezavantajı
sayfaların tamamen açılmasına olanak vermemesidir. Tel, zamanla paslanıp
sayfayı yırtabilir. Bu nedenle telle dikiş yöntemi, sözlük, ansiklopedi
gibi başvuru niteliği taşıyan ve uzun ömürlü olması gereken yayınlarda
tercih edilmemelidir.
İplikle Dikiş : Bu yöntemle formalar sırtlarından
delindikten sonra; ipek, pamuk ya da naylondan yapılmış ipliklerle dikilirler.
İpliklerle dikiş yöntemi günümüzde artık makineleşmiştir. Bu makineler
basılan bütün formaları ardarda ve birbirine bağlı olarak diker. Dikilen
formalar daha sonra, kitabın içeriğini oluşturan gruplar halinde kesilerek
birbirinden ayrılır. İplikle dikiş pahalı ama en uzun ömürlü ciltleme
yöntemidir.
Üç ağızlı giyotin: Ciltcilikte kullanılan ve
kitapların üç tarafınıda el değmeden arka arkaya, otomatik kesen giyotin
bıçak.
Kambura: Ciltte kitap sırtlarının yuvarlatılması
işlemi. Çok sayfalı ve sert kapaklı kitap ajanda vb. materyallerin dayanıklılığını
arttırmak ve estetik görünmesini sağlamak amacıyla iplik dikiş ve tutkallamanın
ardından el ile (çekiç ile sırta vurarak) veya makine ile yapılan bir
işlemdir.
Forma: Matbaacılıkta kullanılan temel hesaplama
birimlerinden birisi olup, sekiz ön, sekiz arka olmak üzere 16 sayfadan
oluşan kitap bölümüdür. Tabaka kağıdın saat yönünde üç kez katlanması
ile elde edilir. Baskı hesabı, 4, 8, 16 ve 32 ...sayfa şeklinde 4'ün
katları olarak planlanır. 4 sayfalık planlama çeyrek forma, 8 sayfalık
planlama yarım forma ve 16 sayfalık planlama tam forma olarak ifade
edilir.
Kırım: Tabaka halindeki basılı materyalin elle
ya da makine ile katlanarak forma haline getirilmesi işlemi.Dört temel
kırım tekniğinden söz edilebilir. Yatay, dikey, akardeon ve bohça kırım.
Bu dört kırımdan 64 çeşit kırım üretilebilir.
Harman: Formaların cilt öncesi kitap birimi
haline getirilmek üzere sırayla yan yana veya iç içe dizilmesi. Bazı
durumlarda tabaka harmanı yapılması da gerekebilir. Tabaka harmanı için
yatay ve kule tipi harman makineleri üretilmiştir.
Perferaj : Fatura, irsaliye, vezne alındıları,
uçak vb. araçların biletlerinde kopyalarının kolay kopması için baş
ve sırta yakın kısma boydan boya açılan deliklere denir.
Pilyaj : Dosya, broşür, dergi vs. gibi basılmış
materyallerin kırım yerlerine denir.
Gofre (Kabartma) : Davetiye, tebrik, karvizit
vb. gibi materyallerin üzerine kabartma tozu serpilerek ve bu kısmın
üst tarafta kalacak şekilde fırınlanması işlemine denir. Gofraj işlemi,
bir dişi ve bir erkek kalıp yardımıyla tipo baskı makinelerinde de yapılabilir.
Yaldız Baskısı : Metal klişe veya kurşundan
hazırlanmış tipo baskı kalıbının ısıtılarak, cilt bezi ya da benzeri
bir materyal üzerine konulmuş yaldız kağıdına (elle veya mekanik) yoluyla
elde edilen transfer baskı.
Yaldız Boyama (Bronzlama): Toz halindeki varak,
gümüş vb. yaldızların transparan baskı yapılmış baskı altı malzemesine
serpilmesi yoluyla yapılan boyama işlemi. Dini kitap baskılarında, tarihi
mozaik baskılarında ve ambalaj sanayindeki lüks ve pahalı kutu, kağıt
baskılarına uygulanan altın, gümüş, bakır ve bronz rengindeki tozların
sürülmesini kolaylaştırır.
Şiring (Paketleme) : Teslime hazır hale getirilmiş
dergi, kitap, broşür, katalog gibi basılı materyallerin tek tek ya da
ikili, üçlü olarak postaya verilmesi için plastik ambalaj malzemesinin
(folyo) ürünlere sarılıp, ısı yardımıyla kenarlarının yapıştırılması
işlemine denir.Ürünlerin taşınma ve depolanma sırasında nemden zarar
görmesini ve dağılmasını önler.
Ebru : Ebruculuk, ciltleme tekniğinde kağıtta
desen oluşturmak için el becerisiyle yapılan işlere denir.
Şömiz : Sıvama kapakların dışına sarılan gömlek.
Şömizler kitap kapağı gibi tasarlanıp basılaraksert kapaklara takılır.
Lama : Giyotinin kesici çelik ağzı.
Cilt Tezgahı : Ciltlenecek kitapların elde
dikildiği tahta aygıt.
Cilt Ana Kapağı (Yan kağıdı) : Ciltlenmiş bir
kitapta, dış kapakların iç yüzlerini cilde bağlayan, dış kapakla ara
kapak arasındaki yaprak (Bu kapağın ön ve arka yüzü yazısızdır.) Osmanlı
ciltciliğinde bu kapaklar çoğunlukla ebruludur.
Broşlamak : Basımevinde basılan yaprakların
ya da dikilmiş formaların sırtına karton ya da kağıt yapıştırarak bir
cilt oluşturmak.
Kılavuzlu Cilt : Kitabın niteliğine ve önemine
göre, kapakların, tek, çift ya da üçlü kılavuzla bezendiği cilt.
Kordonlu Cilt : Forma kırnaplarının kitabın
sırtında küçük çıkıntılar oluşturduğu cilt.
Yarıklı Cilt : Forma kırnaplarını geçirmek
için yaprakların sırttan yarıldığı cilt.
Kalamazo: İçine hareketli föy (yaprak) takılan
ve bir anahtar düzeneği ile föy arasına göre ayarlanabilen bir tür klasördür.
Kalamazolar, bilgisayarların olmadığı dönemlerde bankalarda, vergi dairelerinde
ve pek çok işletmede muhasebe hesaplarının tutulmasında yardımcı defter
olarak kullanılırlardı.
| BASKI YÜZEY KORUMA İŞLEMLERİ |
Baskı Yüzey Koruma : Cilt işi bittikten sonra
kitap, dergi, broşür, dosya vb. gibi materyallerin üzerine güzel bir
görüntü vermek ve dış etkenlerden korumak için yapılan bir işlemdir.
Bunlar selefon, laklama ve verniktir.
Selefon (Laminasyon): Basılı broşür, dosya,
kitap kapağı gibi çok kullanılan basılı materyallerin dış etkenlerden
korunması (güneş, nem,yağ vb.) için baskı yüzeyine sıvama yoluyla kaplanan
ince bir jelatindir. Matlık veya parlaklık etkisi yaratabilir.
Lak: Broşür, kitap kapağı, katalog, dosya,
davetiye gibi işlerde baskıyı dış etkenlere karşı korumak ve ürüne parlaklık
kazandırmak için baskı yüzeyine mürekkep gibi uygulanan bir madde. Kanserojen
etkisi nedeniyle gelişmiş ülkelerde kullanımı giderek azalmaktadır.
Vernik : Baskı yüzeyine uygulanan koruma işlemlerinden
biri olup dayanıklılık ve parlaklığı lak kadar olmasa da yüzeye uygulanması
kolay bir madde.
| CİLTCİLİKTE KULLANILAN EL ALETLERİ |
Demir Gönye ve Demir Cetvel : Ölçüm işlerinde
dayanıklı olması açısından metal ölçü aletleri tercih edilmelidir.
Çekiç : Özellikle elle kambura açma işi için
gerekir.
Pergel : Değişik cilt işlerinde kullanılır.
Deri Bıçağı : Deri kenarlarını inceltmeye yarar.
İp Kıskacı : Deri ciltlerde sırtın ip kabarcıklarını
düzenlemeye yarar.
İp Dağıtmak İçin Teneke : Bu alet cilt iplerinin
uçlarını dağıtmak için kullanılır. Çinko parçasından yapılır.
Biz : Bu alet pek çok işin yanısıra, daire
şeklinde mukavva parçaları keserken de işe yarar.
Istaka: Cilt işlerinde kullanılan kağıt katlamaya
yarayan kemik yada tahtadan yapılmış yassı bir el alet.
İskarpela : 15 mm genişliğinde keskin ağızlı
bir alettir. Ciltbentlerde şerit geçecek yarıkları açmak için kullanılır.
Testere : Küçük bir el testeresi ve kıl testere
bulundurulacak olursa oyma kalıp motifleri ve küçük yuvarlak kutu mukavvaları
kesilebilir. Forma sırtlarını işaretli yerlerden kesmeye yarar.
Tahtalar : Kapağı takılmış kitap ve mukavvaları
sert ağaçtan tahtaları arasında baskıya konur. Değişik büyüklükte tahtalara
ihtiyaç vardır.
Yaldız Baskısı İçin Kumpas : Bu alet masa üzerine
yatırılabilecek ve elle rahatça sıkılabilecek şekilde yapılmıştır. Bununla
kitapların yaldızlama işi yapılır.
Deri Taşı : Üzerinde deri traş edilecek olan
bu taş tahminen 30x40 cm büyüklüğünde bir litografya taşıdır.
Deri Ütüsü : Bu alet deriyi düzeltme de kullanılır.
Cilt İğneleri : Bunlar kitap dikmek ve şiraze
örmek için kullanılan yorgan iğneleridir. Genelde büyük boylu ve ince
olanları tercih edilir.
Zımpara kağıdından eğeler : Bunlar üzerine
zımpara kağıdı yapıştırılmış mukavva veya tahta parçalarıdır. Büyükleri
bir elle kolayca kavranabilecek kadar olmalıdır. Bu aletle mukavva kenarları
yuvarlatılır. Bundan başka mukavvanın üzerinde veya kesik yerlerindeki
pürüzleri düzeltir.
Boya çanakları, fırçalar, boya serpmek için teller ve sert fırçalar
: Bunlar kitap kenarlarını boyamak, ayrıca renkli kağıtlar yapmak için
kullanılır.
Dikiş tezgahı : El ile dikilecek kitap, defter
gibi işlerin dikilmesi için kullanılan alete denir. Alt kısmı yeterli
büyüklükte bir tabla ile, üstte gergi ipi veya şeritlerin gerileceği
bir çerçeveden ibarettir. Tahtadan yapılmıştır.
| CİLTCİLİKTE KULLANILAN MALZEMELER |
Krome Kartonlar : Bir yüzleri satine edilmiş
olup çoğunlukla ilaç kutuları ve diğer küçük ambalaj işlerinde kullanılır.
Krome Lüks Kartonlar : Bir yüzleri çok iyi
satine edilmiş olup lüks kapak, davetiye, kartvizit, reklam işlerinde
tercih edilir.
Bristol Kartonlar : Çok iyi cins kartonlar
olup kapak işlerinde kullanılır.
Dosyalık Kartonlar : Bristol cinsinden olup
genellikle dosya ve karteks işlerinde kullanılır.
Gri Mukavva : El işlerinde ve makinelerde
kullanılmak üzere 2 çeşit imal edilir. Uzun elyaflıdır. Kutu, ambalaj,
anakart ve benzeri işler makinelerde kullanılan, ciltlemede kapak olarak
kullanılanlarda elle yapılır. Kullanılmış eski kağıtlardan imal edilirler.
Saman Mukavva : Yanlız el işleri için imal
edilirler. Kısa elyaflı olup gevrek bir yapıdadır. Çabuk kırılır. Ana
maddesi buharlaştırılmış samandır. Paket olarak hesaplanır. Ucuz olduğundan
kalitesiz cilt işlerinde kapak olarak kullanılır.
Holzpappe (Odun hamurundan) : Bu mukavvaların
öz maddesi kısa lifli odunlardır. El işleri için yapılanları paket usulü
hesaplanır. Makinede kulllanılacak olanlar ise gr/m2 olarak hesaplanır.
Takvim ve çeşitli pano işlerinde kullanılır.
Astarlı Mukavva : Hem el işlerinde hemde makinede
kullanılacak şekilde imal edilir. Ana maddesi buharlaştırılmış odun
parçalarıdır. Astarlı olduğundan lüks kutu işlerinde ve ambalaj yapımında
iyi netice verir.
Preslenmiş Mukavva : Hadern denilen bir maddeden
yapılır. Sert bir taşla zımparalanıp cilalanır. Çok sert olduğundan
klasör, kartaj işlerinde kullanıldığı gibi cereyan geçirmediğinden izolasyon
işlerinde de kullanılır.
Sert Mukavva : İsminden de anlaşıldığı gibi
çok serttir. Bükülebilir. Fakat kırılmaz. Çanta imalinde, fihrist ve
kartaj işlerinde kullanılır.
Sırt Mukavvası : Yumuşaktır, kitap sırtlarında
kullanılır. 80-100'lük paketler halinde satılır, hesabıda paket üzerinden
yapılır.
Kaliko Cilt Bezi : Kalikolar pamuk ipliğinden
yapılan cilt bezleridir. Dayanıklı cilt yapımında kullanılır. İlk olarak
1825 de yapılmıştır. Suya karşı hassastır. Islaklık leke bırakır. Sudan
etkilenmeyeni de yapılmıştır. İki yüzü de örülmüştür. Fakat örgü dışarıdan
belli olmaz.
Vinleks Cilt Bezi : Ana maddesi PVC (POLY VİNLY
CLORUR) dır. Yıkanabilir, dayanıklıdır. Çeşitli kalınlıkta yapılabilir.
Üzeri Yazıyabilir Bezler : Özel olarak ehliyet,
nüfus cüzdanı, kimlik kartları için imal edilir.
Alkor : Taşıyıcıları iplik değil kağıttır.
Ambalaj kağıtları üzerine PVC kaplanarak yapılır.
Suni Deri : Dosya, klasör, kitap cildi sümen
işlerinde kullanılır. Ana maddesi PVC' dir,
Diğer Bezler : Cilt kapağı olarak kullanılmayan
tülbent, Paprolin bezlerde vardır. Bunlar daha çok harita onarımında
şerit yerine forma sırtlarında kullanılır.
Deri Çeşitleri : Maroken, Sahtiyan, Domuz,
Keçi, Koyun derileri cilt işlerinde en çok kullanılandır. Sayılanların
ilk üçü en iyi ve dayanıklı olanıdır. Bunlar kimyasal işlemden sonra
ciltlemede kullanılır. Koyun derisi ucuz, dayanıklı ve parlak olduğundan
renklendirilerek kullanılır. Renklendirme de analin ve örtücü boya kullanılır.
Örtücü boya derideki hataları giderir.
Tül (Gaze): Ciltcilikte sırta konan ve formaların
kendisine dikildiği veya zamklandığı seyrek elyaflı, fakat sağlam pamuklu
bez.
Şiraze : Kitapların kafaya bağlandıkları yerin
iki ucunda ibrişimden örülen ince şerit.
Kırnap : Ciltlemede kullanılan belirli uzunluktaki
iplik.
Kola : Soğuk ve sıcak olarak iki şekilde yapılır.
Hammaddesi nişastadır.
Jelatin : Kemikten imal edilen yapıştırıcıdır.
Çırış : Bitkisel bir yapıştırıcıdır.
Dekstrın : Mısırın 200 derecede kaynatılmasıyla
elde edilen zarf ve pul arkalarında kullanılan çabuk kuruyan bir yapıştırıcıdır.
Selüloz : Duvar kağıtlarıyla afişlerin yapıştırılmasında
kullanılır.
Plastik tutkal : Cilt işlerinde kullanılan
30 kg'lık bidonlar içerisinde satılan bir yapıştırıcıdır. Yapılacak
işe göre az miktarda su katılır.
Cilt boyaları : keten, deri, pandizot kumaş
ve benzeri cilt kapağı malzemeleri üzerine baskı yapmak için kullanılan,
ışığa dayanıkla örtücü boyalardır.
Sıcak tutkal : Boncuk ve tabaka halinde satılır.
Suda eritilerek kullanılır. Kitap kabını ve sırtını yapıştırmada kullanılır.
Sentetik Yapıştırıcılar : Ana maddeleri PVC'dir.
Su ile yapılanları olduğu gibi aseton ve benzinden yapılanları da vardır.
Bu yapıştırıcılar bir kere sürülünce bir daha su veya benzinle dahi
çıkmaz.
Gummi Arabikum : Buna bizde "arap zamkı"
denir. Az yapraklı defter, kitap işlerinde kullanılır.
| BASKI ALTI MALZEMELERE İLİŞKİN TERİMLER |
Baskı taşıyıcı malzemeler: Boyayı kabul eden
ve onu üzerinde taşıyabilen, cisimlere "baskı taşıyıcı malzemeler"
denir. Bu malzemeler genellikle kağıt, karton, mukavva olabileceği gibi,
plastik folye, cam, seramik, metal, kumaş gibi çeşitli materyaller olabilir.
Kağıt: Hammaddesi odun, saman, paçavra gibi
bitkisel maddeler olan, üzerine baskı yapılmaya elverişli tabakaya kağıt
denir.
Kağıdın gramajı: 1 m2’nin gram olarak ağırlığı.
Kağıdın hamuru: Kağıdın yapılmadan evvelki
son durumu.
Kağıdın suyu: Kağıdın makinada dokunuş istikameti.
Rule kağıt: Bobin halinde sarılmış sonsuz kağıt
Birinci hamur kağıt: Selülozu çok, odunu azdır.
İkinci hamur kağıt: Odun miktarı ile selüloz
miktarı birbirene yaklaşıktır.
Üçüncü hamur kağıt: Odun miktarı çok, selüloz
miktarı azdır.
Kuşe kağıt: Yüzeyleri dolgu maddeleri ile kaplanıp
perdahlanarak kaliteleri yükseltilen bu kağıtların her iki yüzü parlak
olanlarına kuşe kağıdı denir.
Tabii kuşe: Tabii kuşede dolgu maddeleri, kağıt
hamurunun içine karıştırıldığı için, yüzeysel dolgu maddeli kuşe kağıtlara
oranla bunların beyazlıkları daha azdır.
Kromelüks (krome) kağıt: Bir yüzü dolgu maddeleri
ile kaplanıp perdahlanarak kalitesi yükseltilen bu kağıtlara krome kağıt
veya kromelüks adı verilir. Bu kağıtların bir yüzü parlak diğer yüzü
mattır.
Bristol karton: Çok beyaz ve iyi kalite bir
karton cinsidir. 1., 2., 3., kalitede cinsleri vardır. Bir yüzü yarı
parlak diğer bir yüzü beyaz mattır.
Pelur kağıt: Çok hafif, çok ince kağıttır.
Düz ve soğan pelur cinsleri mevcuttur.
Otokopi kağıtları: Diğer adı mikrokapsül sıvamalı
kağıt olan otokopy kağıtları, kendinden kopyalı kağıtlar olarak bilinir.
Kağıdın bir yüzüne gözle göremediğimiz, içi mürekkeple dolu mikro kapsüller
sıvanır. Kağıdın diğer yüzüne sert bir cisimle bastırıldığında (kalem
gibi) mikrokapsül patlar ve bir alttaki kağıt yüzeyine aynı görüntü
geçer. Fatura, irsaliye gibi çok kopyalı işlerde kullanılır. CB, CFB,
CF cinsleri mevcuttur.
Ozalit kağıtları: Kağıt veya aydınger orjinallerden
resim ve proje çoğaltmaya yarayan yüzeyi ışığa karşı duyarlı madde ile
kaplı kağıttır. Matbaalarda amonyak developerli olanları kullanılır.
Yapılan montajların baskıdan önce müşteriye onay için ozalit maketleri
kullanılır ve direk montajda kullanılır.
Aydınger kağıtları: Daha çok mimarların kullandığı
kaygan yüzeyli, saydam özel bir kağıt cinsidir. Matbaalarda düşük tirajlı
tire işlerin baskısında film yerine kullanılır. Dizgilerin ters emülsiyonlu
olarak laser printerlarda çıkış alınması yoluyla elde edilen aydınger
çıktılar, doğrudan montajda kullanılır.
Papye kağıdı: İçinde herhangi bir dolgu maddesi
olmayan emici yumuşak kağıt.
Kalender: Kağıt fabrikalarında kağıt ütüleme
ve parlatma ünitesi veya makinası.
Higrometre: Nem ölçü aleti.
Karton: Bitkisel selülozun mekanik veya kimyasal
yollarla istiflendirilmesi veya atık kartonların yeniden liflendirilmesiyle
elde edilen hamurlardan üretilen sert, dayanıklı ve kalın kağıt malzeme
olarak tanımlanabilir.
Stifnis: Kartonun eğilmeye karşı gösterdiği
direnç olarak tanımlanan stifnis kutu üretiminde kullanılacak kartonun
en önemli özelliğidir.
Metal: Daha çok ambalaj sanayinde kullanılan
ve dayanıklıkları uzun ömürlü olan sac, teneke vb. metaryellerdir. Tabaka
halinde basılırlar. Daha sonra şekillendirilirler. Üzerlerine renkli
baskı yapılması için öncelikle beyaz emaye ile kaplanırlar, daha sonra
baskıya alınırlar. Kola kutuları, konserve kutuları, diğer teneke (yağ,
peynir, zeytin, pasta vb. ambalajlanmasında kullanılır.
Cam: Transfer baskı (labaratuvar aletleri vb),
tampon baskı ve serigrafi baskı da kullanılan baskıaltı malzemesidir.
Ambalajlamada cam kavanoz ya da şişe olarak karşımıza çıkıp, etiketli
olarak kullanılabilirler.
Plastik: Enjeksiyon kalıplama yöntemiyle endüsteriden
gelen erimiş plastik yüksek basınçla kapalı ve soğutulan bir kalıp içine
püskürtülür ve orada sertleştirilir. Arzu edilen şekli aldıktan sonra
çıkartılır.
Plastik Filmler: Polietilen (PE), polipropilen
(pp), polivenül klorür (PVC), poliamid., poliester gibi türleri olan
plastik filmler ambalaj sanayiinde; kimlik, kredi kartı vb. üretiminde
yaygın olarak kullanılırlar. Vakumlu gıda sanayi, pet şişe sanayi, laminasyon
teknolojisine dayalı kimlik kartı üreten sektörler plastik filmlerden
yararlanılar.
Alüminyum folyo: Su buharı ve gazlara karşı
en iyi bariyer malzemelerden birisidir.Tamamen zehirsizdir. Dünyada
gıda maddeleri ile direkt temas etmesine izin verilen malzemedir. Alüminyum
folyonun her iki tarafına baskı yapılabilir. Işığı iyi yansıtır. Bir
tarafı mat ve diğer tarafı düzgün ve parlak olarak üretilir. Göz alıcı
dizaynlar yaratabilmek için ters baskılı bir filme lamine edilebilir.
Ahşap: Serigrafi baskı ve tampon baskı tekniğinde
baskı altı malzemesi olarak kullanılabilir.
Kumaş: Serigrafi baskının yaygın kullandığı
baskı altı malzemelerden birisidir.
| MATBAA MÜREKKEP TERİMLERİ |
Mürekkep: Herhangi bir motifi, resmi, yazı
ve şekli baskı materyallerine aktarılmasını sağlayan bir maddedir.
Yağ bazlı mürekkepler: Tipo ve ofset baskı
sistemlerinde kullanılan mürekkeplerdir.
Bağlayıcı: Mürekkep içindekipiğment zerreciklerinikağıda,
daha doğrusu baskı altı malzemesine yapışmalarını sağlayan oksidasyon
kurumalı vernik.
Pasta: Mürekkebin kalitesini etkiler, imalat
esnasında ilave edilir. Kayliteli bir mürekkepte sürtünmeye karşı mukavemet,boyanın
haznede yatmaması veboyanın kauçuğa yapışmamasını sağlar.
Matbaa boyaları: Matbaa boyaları esas itibariyle
ikiye ayrılır. Bunlardan öz; renk veren, vernik de yağ kısmıdır.
Toprak boyalar: Bunlar doğada doğal olarak
bulunur. Kullanılmaya elverişli bir hale getirmek için ayıklanır, temizlenir,
yıkanır kurutulur, ögütülür elenir ve nihayet karıştırılarak kullanılır.
Kimyevi madeni boyalar: Toz boyalar gibi hemen
doğrudan doğruya temizlenip öğütülmek suretiyle kullanılmazlar. Bunların
birkaç nev’i bir arada hususi kazanlarda kaynatılarak ve kimyevi muamelelere
tabi tutulmak suretiyle boya maddeleri elde edilir.
Uzvi boyalar: Nebati ve hayvani maddelerden
çıkarılan boyalardır.
Beziryağı: Beziryağı keten tohumundan elde
edilir. Bunlar preslerde iyice ezilerek yağı çıkarılır.
Sikatif: Kurumayı hızlandıran bir maddedir.
Havanın oksijen ile mürekkebin bağlayıcı bünyesinin reaksiyonunu hızlandıran
özel bazı karışımlardır.
Solvent bazlı mürekkepler: Flekso, tifdruk
ve serigrafi baskılarında kullanılan mürekkeplerdir.
Pigmentler: Mürekkebe renk veren maddelerdir.
Basılan mürekkep filminin transparan veya örtücü oluşunu, ışık ve kimyasal
maddelere dayanıklılık derecesini tayin eder. Bu nedenle mürekkebin
en önemli bir parçasıdır.
Vernikler: Mürekkebin pigmentten sonra en önemli
yapı taşıdır. Mürekkepte pigmenti baskı yüzeyine taşımak ve orada tutunmasanı
sağlamaktır.
Kuruma: Mürekkebin baskı yapıldıktan sonra
akışkan halden katı geçmesi olayına denir.
Penetrasyon(Nüfuz etme): Mürekkebin sıvı fazının
baskı yüzeyi tarafından emilmesi yoluşla oluşan kuruma şeklidir.
Oksidasyon ve Polimerizasyon: Mürekkebin vernik
ve pigment kısmı havanın oksijeni ile birleşerek kimyasal reaksiyonlar
sonucu polimerleşip sertleşmektedir.
Polimerler: Yapılarında düzenli bir şekilde
tekrarlanan küçük moleküllü birimlerden oluşmuş yüksek molekül ağırlıklı
bileşiklerdir.
Buharlaşma (Evaporasyon): Mürekkep yapısında
bulunan uçucu solventlerin baskıdan hemen sonra buharlaşarak mürekkep
filminden uzaklaşmaları yoluyla oluşan kuruma şeklidir.
Radrasyon: Ultroviyole(UV) ve Infraruj (IR)ışık
enerjileri yardımıyla mürekkep filminin baskı yüzeyinde sertleşmesi,
polimerleşmesidir.
UV kuruma: Ultraviole ışık enerjisi yardımışla
meürekkep filminin baskı yüzeyinde sertleşmesi, polimerleşmesidir.
IR kuruma: Infraruj ışık enerjisi yardımıyla
mürekkep filminin baskı yüzeyinde sertleşmesi, polimerleşmesidir.
Renk sabitliği: Işık haslığıda denir. Renklerin
kaç gün süreyle solmadan kaldığını gösteren birimdir. Renk sabitliğini
etkileyen pigmentlerdir. Renk sabitliği 1 ela 8 değreleri arasında değişir.
1 rakamı rengin kısa zamanda solacağını gösterir. 8 olan renk ise uzun
süre rengin solmadan kaldığını gösterir (1=Çok düşük, 2=Düşük, 3=Orta,
4=Oldukça iyi, 5=İyi, 6=Çok iyi, 7=Üstün, 8=Mükemmel).
Tigsotropi: Durgun haldeki mürekkep çok katıdır
ve kolay kolay akmaz, fakat biraz karıştırınca akmaya başlar. Mürekkebin
bu özelliğine "tigsotropi" denir.
Tack (Yapışkanlık): Mürekkebin ayrılmaya gösterdiği
dirençtir. Veb ofsetteyaş üstüne yaş baskılarda mürekkeplerin tacklarına
göre sıralanmaları büyük önem arzeder. Sonradan basılan rengin ilk basılanı
yolmaması (veya ilk basılan rengin üzerine tutunabilmesi) için, skala
mürekkeplerin tacklara göre sıralanması gerekmektedir.
Pantone mürekkepler: ÇBS Printaş pantone renkleri
"PANTONE" sistemi esas alınarak hazırlanmıştır. 10 ana renk
ve transparan beyazın belli yüzdelerde birbiri ile karışımları neticesinde
1000 ayrı renk elde etme sistemidir.
Jobbing mürekkepler: Emici özelliği olan materyallere
yapılan genellikle tire işlerin baskılarında kullanılan tipo mürekkepleridir.
Heat-Set mürekkepleri: Mürekebin ihtive ettiği
çözücülerin ısı yardımışla ortamdan uzaklaştırılması ile kuruyan veb
ofset baskı mürekkepleridir. Kısaca ısı ile kuruyan mürekkep diyebiliriz.
Nüans: Ayrıntı, ton farkı.
Aktüalite: Eski bir haberi canlandırmak.
Amors: İç sayfaya dönen (Devama giden) yazının
birinci sayfadaki bölümü.
Asparagas Haber: Uydurulmuş haber. (Doğru olmayan,
yalan haber.)
Bülten: Haber ve yorumlardan kurulu bir yazı
türü.
Dekroşe: Yan sütunlara taşan yazı, başlık ya
da resim.
Demarkaj: Bir haberi ve yazıyı yeniden yazmak.
Desinatör: Gazete ve dergiler için, bir kazanın,
bir olayın oluş biçimini temsili olarak vermek gerektiğinde, sonuca
bakarak ya da görgü tanıklarının anlatımlarına dayanarak canlandırma
yapan sanatçılardır.
Devam başlığı: Devam (mabat) sayfalarında kullanılan
başlıklardır. Önce verilen başlıkların daha küçük puntolu karakterleri
ile dizilir.
Diktraksiyon: Oyalayıcı, eğlendirici, dinlendirici
yazılar.
Fersude: Baskıda herhangi bir nedenle kirlenen,
bozulan, bu nedenle satışa çıkarılamayan gazeteler.
Gabarit: Sayfa maketi hazırlamak için basılmış
kağıt, mizanpaj kağıdı, plan kağıdı.
Gazete: Belirli boyutlu ve sınırlı sayfalı
olup, birbirini izleyen numaralarla yayınlanan, günlük olaylara ilişkin
çeşitli yazı, resim ve ilanları içeren, belirli bir eder karşılığında
satılan, genellikle günlük, süreli, basım ürünüdür.
Gazeteci: Bir gazetenin haber, yorum, fikir,
resim gibi çeşitli konulardaki malzemesini toplayan, yazan, çizen, çeken
ve bu malzameyi, belli biçimler altında okuyucuları için tertip ve tanzim
eden kimse.
İkinci baskı: Yeni bir olayı vermek için gazetenin
aynı günde ikinci kez basılması.
İktibas: Tıpkı basım, başka bir kaynaktan elde
edilen yazının gazetede aynen yayımlanması.
Kalibraj: Dizilmemiş bir yazının sayfa sütunundaki
boyunun hesaplanması.
Kolonaj: Dizgiye gönderilecek yazının kaç sütun
üzerinden gireceğini göstermek.
Künye: Gazete sorumluları ile büro çalışanlarının
adlarının yer aldığı bölüm.
Küpur: Gazeteden kesilen yazı.
Lapider: Sayfa sonuna ya da paragraf aralarına
konan geometrik şekiller.
Lejant: Resim alt yazısı.
Lezard: Bir sayfada sözcük aralarındaki boşlukların
alt alta gelmesiyle ortaya çıkan duvar çatlağı gibi beyazlık.
Mabat: Devam sayfası, arka sayfa.
Madalyon: Çerçeveli küçük yazı, resmin bir
köşesine konulan küçük resim.
Maketist: Sayfa düzenlemesi, planı yapan kimse.
Manşet: 1. Sayfanın yukarısında gazetenin adının,
fiyatının, adres ve telefon numaralarının bulunduğu bölüm. Gazete başlığının
sağ ve sol yanındaki yerler, sağ ve sol manşetlerdir.
Marj: Sayfanın basılmış bölümünün dışında kalan
boşluk.
Müvezzi: Gazete satıcısı, dağıtıcısı.
Sansasyonel haber: Tirajı artırmak için süreli
olarak heyecanlı haber vermek.
Sansasyonel gazete: Düşüncelerinden çok duygularıyla
harekete geçen orta sınıf insanlara seslenen, insanların düşünce tembelliklerinden
yararlanarak yayınını sürdüren gazete türü. Bu tür gazeteler insanları
zihinsel uğraşlardan çekip alıp, intihar, soygun, dolandırıcılık, hırsızlık
gibi eylemler, cinsellik çerçevesindeki olaylar genel içeriklerini oluşturur.
Spot (Özel haber kesiti): Haber metninden biraz
daha büyük harfli puntolarla dizilen, haber içindeki özellikleri vurgulamak,
ana ayrıntıları başlık kompozisyonu içerisinde sergilemek için kullanılan
genellikle sıralamada başlıktan sonra yer alan haber ayrıntısıdır.
Stop press: En son gelen haber ve bu haber
için, yani bu haberin gelebileceği düşüncesi ile sayfada bırakılan boşluk.
Sürmanşet: Birinci sayfada büyük puntolarla
gösterilen en önemli haber.
Tabloid Gazete: Standart boy gazetenin yazısı
büyüklüğünde baskı alanı olan, magazin gazetesi.
Takvim-i Vekayi: II. Mahmut'un özel çabalarıyla
çıkarılan, yazarları, düzeltmenleri müderrisler arasından seçilen ilk
Türkçe gazete. (Ekim 1831)
Tefrika: Diziyazısı, roman düzmecesi, uzun
bir yazının bölüm bölüm verilmesi.
Teknik Sekreter: İyi bir genel kültür sahibi
olan, basın hukuku bilen, grafik tekniklerini, bilgisayar kullanmayı
ve arşivlemeyi iyi bilen sayfa düzenlemesinden (Mizanpaj) sorumlu olan
kişidir.
Tiraj: Baskı sayısı.
Tirübün (Hangar): Gazeteciler arasında genellikle,
başlığın altında yer kalan bölgeye manşet adı verilmekteysede buranın
gerçek adı “tirübün”dür.
Üvertür: Tirübünde yer alan haberin başlığına
“üvertür” denir.
| KARTONAJ VE AMBALAJ TERİMLERİ |
Ambalaj: Ambalaj ürünlerin korunması, dayanıklılığının
sağlanması, kolay taşınası ve tüketicinin dikkatini çekmesi için kullanılan
ağaç, cam, metal, kağıt-karton vb. materyallerden yapılan ürün tamamlayıcı
olan bir araçtır. Bu malzeme cinsleri arasında, matbaacıyı en çok ilgilendiren
kağıt ve özellikle karton ürünlerdir.
Kartonaj: Kartonaj kelimesi dillimize Fransızca’dan
adapte edilmiş olup, Fransızca’da sözlük anlamı olarak; karton kutu,
kap geçirme, mukavvacılık ifadelerinin karşılığıdır.
Günlük yaşantımızda her zaman ve her yerde karşılaştığımız, kullanıp
tükettiğimiz karton malzemeden üretilmiş basılı matbaa ürünlerinin tasarımı
ve üretimini anlatan bir kavramdır.
Konstrüksiyon: Karton ambalajın teknik tasarımı.
Görsel tasarıma geçmeden önce ambalajın gerçek baskı kartonundan bir
prototipinin (maketinin) üretilmesi gerekir. Bu örnek üzerinde ambalajın
ürünü taşıyıp taşımayacağı, kilit sistemlerinin uygunluğu, darlığı,
genişliği kontrol edilir. Ayrıca fire durumu gözden geçirilir.
Seperatör (Ayırıcı): Ambalaj ile ürün arasına
yerleştirilen karton, oluklu mukavva, strafor ya da hava yastığına verilen
ad. Ambalaja konulacak ürünlerin sert ve sivri noktalarının ambalaja
dokunan kısımları delici olabilir. Ya da çarpmalara, düşmelere karşı
ürünün daha fazla korumaya ihtiyacı olabilir. Bu ve benzeri durumlarda
ürün ile ambalaj arasına seperatör (ayırıcı) yerleştirilir.
Tam Kesim: Kutu açınımını karton tabakasından
ayırmak amacıyla yapılan kesimdir.
Pilyaj : Katlama yerlerinin düzgün ve kolay
katlanması için yapılan ezme işlemidir. Kalın malzemelerin ezilmesinde
veya 180 derece katlanacak olan yerlerde kalın ezme kullanılabilir.
Ezme bıçaklarının kalınlık değeri yaklaşık olarak kullanılan kartonun
2/3’üdür.
Perforaj: Kolay kopması istenilen bölümlerin
belirli aralıklarla kesilmesi işlemidir (Delik veya çentik açılması).
Çoklu Basım: Yüksek tirajlı işlerde büyük ebatlı
bir tabaka üzerine çok sayıda ambalaj döşenir ve baskıdan sonra herbir
ambalaj kesilerek ayrılır, katlanır ve yapıştırılır. Burada dikkat edilmesi
gerekli husus, çoğaltılan filmler ile kesim kalıplarının maliyetinin
doğru saptanmasıdır.
Parçalı Konstüriksiyon: Belirlenen kutu tasarımının
yapısına göre bazen tabaka üzerinden gereğinden fazla fire meydana gelebilir.
Bu tür durumlarda, mevcut tasarımı iki ya da üçe bölerek tabakaya döşemek,
baskıdan sonra ayrı ayrı parçaları yapıştırma yoluyla birleştirmek daha
ekonomik olabilir. Zaman, işçilik ve tutkal gideri doğru hesaplanmak
kaydıyla parçalı konstürüksiyon bazı durumlarda yararlı bir uygulamadır.
Kesim Kalıbı: Kutu açınımını karton tabakasından
ayırmak için kalıp tahtaları üzerine çeşitli yöntemlerle bıçakları yerleştirerek
hazırlanan kalıba kesim kalıbı denir.
Kalıp Tahtaları: Üzerine kesim şeritlerinin
yerleştirildiği düzgün yüzeyli, sert ve dayanıklı tahta. Kesim kalıplarında
kullanılan tahtalar 8-12 kat arasında değişen, kayın ağacı tahtasından
15-18 mm arasında kalınlıktadır. Kesim kalıbı tahtası mümkün olduğu
kadar homojen bir yapıya sahip olmalı ve herbir katının su yönleri birbirine
dik olmalıdır.
Bıçaklar (Şeritler): Karton ambalaj üretiminde
kullanılan kesim, perforaj ve pilyaj işlemlerini gerçekleştirmek üzere
üretilmiş metal şeritler.
Dekupaj: Bıçakların yerleştirileceği kanalların
açılması işlemi.
Bıçak Kesim Aracı: Kesim tahtasına kanallar
açıldıktan sonra bıçaklar, açılan kanala uygun uzunlukta bıçak kesim
aracı ile kesilir.
Dentelaj: Tırtıklı ya da çeşitli eğimler içeren
serbest kesimler.
Köprü Açma: Kesim bıçağının kontraplak üzerinde
tutunabilmesi için bıçak üzerinde oluk açılması işlemi. Kontraplakta
bu oluğun denk geldiği yer doludur ve bıçak buraya tam olarak oturur.
Raport: Bir desenin baskı materyali üzerinde
sürekli tekrarlanması.
Hava Yastığı: Genellikle plastik malzemeden
yapılmış ürünü dış etkilerden koruyan içi hava ile doldurulmuş koruyucu.
Daha çok elektronik eşyalarda kullanılır.
Ürün Üniforma: Bir kimsenin, tasarımı gördükten
sonra hatırlamasını sağlayan, ambalajın en anahtar grafikleridir. Bir
ambalajın üzerindeki görsel tasarım unsurları. Örneğin bir kolonya kutusu
üzerinde baskı olmasa da o kolonya şişesini taşır. Baskılı kısım ürünün
üniformasıdır.
Marka İmajı: Çekicilik oluşturması, üzerindeki
renk ve yazılarla tanıtma yapması, ambalajın satış arttırıcı imaj oluşturmasını
sağlar.
Pencereli Kutu: Bazı ürünlerin (oyuncak, kalem,
çakmak, parfüm vb.) ambalaj açılmadan rafta veya vitrinde gözükmesi
istenebilir. Bu istek ambalaja açılacak bir oyuntudan yararlanılarak
sağlanabilir. Ancak ürünün düşmemesi içinde bu pencere jelatin vb. bir
saydam malzeme ile kapatılmalıdır.
Temel karton özellikleri:
Su Yönü: Kartonu meydana getiren elyaflar,
üretim sırasında sahife içinde şaşırtılmalarına rağmen üretim prosesi
gereği yine de akış yönünde hizalanma eğilimindedirler. Bu eğilim, kartonun
su yolunu oluşturur.Diğer bir deyişle, karton yapım aşamasındayken kağıt
hamurunun suyu süzülüp, merdanelerden geçerken kağıt lifleri bir tarafa
doğru yatar. Liflerin yattığı yöne kağıdın su yönü denir. Kağıdın su
yönü baskı aşamasında makinenin kazan miline paralel olmalıdır.
Karton ambalaj özellikle otomatik dolum makinelerinde doluma girecekse
karton su yönünün büyük fonksiyonu vardır. Karton su yolunun yanlış
olması durumunda ambalajın dış görünümünde yaylanmalar ortaya çıkabilir,
ambalajın yan yüzeylerinde dirençsizlik oluşabilir.
Gramaj: Temel özellik olan gramaj, kartonun
1 m2sinin ağırlığıdır. Gramaj sahası bir karton makinesinin belirleyici
özelliklerinden birisidir. Kartonun diğer bazı önemli özellikleri gramaja
bağlı olarak değişim gösterirler.
Baskı, kutu yapımı, dolum ve kullanımda gramajın fonksiyonu yoktur.
Kalınlık: Kalınlık, bir karton üreticisi için
en önemli özelliktir. Çünkü kutuluk kartonun en önemli özelliği olan
stifnis, kalınlığın bir fonksiyonudur ve stifnis değerinin artması öncelikle
kalınlığın artmasına bağlıdır. Kalınlıktaki 1 misli artış, stifniste
5-8 misli bir artışa yol açabilmektedir.
Dolayısıyla kutuluk karton üretiminde hedef, en düşük gramajda en yüksek
kalınlığın alınmasıdır. Kalınlık, basılabilirlik ve işlenebilirlik için
önemli bir özelliktir. Baskıda, pilyaj ve keskide sağlıklı bir çalışmanın
olabilmesi için kalınlığın hem aynı tabakada, hem de balya içinde ard
arda gelen tabakalarda homojen olması istenir.
Stifnis: Kartonun eğilmeye karşı gösterdiği
direnç olarak tanımlanan stifnis, kutuluk kartonun en önemli özelliğidir.
İşte bu özellik bütün kutuluk karton üreticilerinin en iyisine ulaşmayı
hedefledikleri bir kalite kriteridir.
Rutubet: Kartonun 105 °C sıcaklıkta kurutulmasıyla
tespit edilir. Karton rutubeti, kartonun basılabilirlik, işlenebilirlik
ve hatta kullanılabilirlik özelliklerini etkilemektedir.
Karton, hidrofil bir malzemedir ve rutubeti kendisininkinden yüksek
bir ortama girdiğinde rutubet almaya, tersi durumda ise rutubet vermeye
eğilimlidir. Dolayısıyla öncelikle karton rutubeti, çevre rutubetiyle
dengede olmalıdır. Eğer bu denge yoksa, kartonla çevre arasında rutubet
dengeleninceye kadar rutubet alışverişi olmakta, bu da kartonda düz
duruşu etkilemekte, onun basılabilirliğini ve işlenebilirliğini engelleyen
ondülasyon ve kıvrılma sorunlarına yol açabilmektedir. Dolayısıyla kartonun
depolanması, basılması ve işlenmesinin klimatize edilmiş, yani rutubeti
karton rutubetiyle dengede bilinen mahallerde yapılması uygundur.
Karton, rutubeti düştükçe gevşekleşir ve kırılganlığı artar. Bu da özellikle
yüksek gramajlarda işlenebilirlik özelliğinden olan pilyaj yapılabilirliği,
olumsuz yönde etkiler ve pilyajlardaki çatlama eğilimini arttırır.
Karton rutubetinin fazla olması ise öncelikle stifnisi düşüreceği için,
dolumda sorunlar yaratabilir, transport ve rafta kutular bozulabilir,
kullanılabilirlik olumsuz yönde etkilenir. Diğer yandan, karton rutubetinin
fazla olması basılabilirlik özelliğini de etkileyebilmektedir. Karton
rutubetinin fazla olması, baskı mürekkebinin hem fiziksel, hem de kimyasal
kurumasını geciktirdiğinden baskıda kuruma sorunlarına yol açabilir.
Yüzey pH değeri: Karton yüzeyinin pH değeri 4.5'in üzerinde olmalıdır.
Yüzey pH değeri kartonun basılabilirlik özelliğini etkilemektedir. pH
değerinin 4.5 altına düşmesi baskı mürekkebinin kuruma süresini uzatır.
Arka verme sorununu arttırır. Baskı plakasının çabuk aşınmasına yol
açar. pH değerinin çok yüksek olması, yeterli dayanıklılığı olmayan
baskı mürekkeplerini bozar. Oksidatif kuruyan keten yağı ve benzerlerinin
sabunlaşmasıyla Tack problemleri oluşur.
Cobb Değeri: Karton yüzeyinin suya karşı gösterdiği direncin veya suyu
kabulünün bir ölçüsüdür. Veya diğer bir deyişle kartonun tutkallama
derecesidir. Ve kartonun basılabilirlik ve işlenebilirlik özelliklerini
inceler.
Ofset baskı tekniğinde ana ilke olarak baskı mürekkebi yanında su kullanılır.
Karton yüzeyinin mürekkep almayacak kısımlarına su tatbik edilir. Kullanılan
bu su, karton yüzeyi tarafından kontrollü olarak alınmalıdır. Fazla
alınması durumunda çeşitli baskı sorunlarına yo açabilir.
Tozlaşma: Baskı sırasında, çapak yaparak baskı
kalitesinin bozulmasına, ayrıca kalıp ve kauçuğun yıkama sıklıklarının
artmasına ve dolayısıyla da duruş sürelerinin artmasına yol açması sebebiyle
kartondaki tozun mümkün olan en az miktarda olması istenmektedir.
Perdah: Perdah olarak isimlendirilen kartonun
yüzey düzgünlüğü, kartonun basılabilirliğini etkilemekte ve perdah iyileştikçe
yeterli örtücülük için gerekli baskı mürekkebi ihtiyacı azalmakta ve
baskı kalitesi iyileşmekte, baskı parlaklığı artmaktadır.
İşletme: Hizmet veya mal üretiminde bulunan
ve gereksinmelerin doyumuna doğrudan ya da dolaylı katılan her iktisadi
kuruluşa işletme denir. Günümüzde ülkemizdeki matbaa işletmelerinde
net bir uzmanlaşma olmamakla birlikte, gelişmiş ülkelerde baskı türlerine,
üretim çeşitlerine ya da büyüklüklerine göre uzmanlaşmıştır.
Özel İşletmeler: Mülkiyet bakımından bir şahsa
veya şahıslara ait olan işletmelere denir.
Devlet İşletmeleri: Mülkiyeti devlete ait olan
işletmelerdir. Doğrudan ya da dolaylı olarak devlet tarafından yönetilirler.
Karma İşletmeler: Bunlar, sermayesi kısmen
devlet tarafından ve kısmen de gerçek kişiler veya kurumlar tarafından
konmuş işletmelerdir.
Kollektif Şirketler: Ticari bir işletmeyi bir
ticaret ünvanı altında işletmek amacıyla gerçek kişiler arasında kurulan
ve ortaklarından hiçbirisinin sorumluluğu ortak alacaklılarına karşı
sınırlanmamış olan ortaklığa denir.
Komandit Şirketler: Ticari bir işletmeyi bir
ticaret ünvanı altında işletmek amacıyla kurulan ortaklık alacaklılarına
karşı ortaklardan bir veya birkaçının sorumluluğu sınırlanmamış ve diğer
ortak veya ortakların sorumluluğu belirli bir sermaye ile sınırlanmış
olan ortaklığa denir.
Anonim Şirketler: Bir ünvana sahip, esas sermayesi
belirli paylara bölünmüş olan ve borçlarından dolayı yalnız mamelekiyle
sorumlu bulunan ortaklıktır. Ortakların sorumluluğu yükümlendikleri
sermaye payları ile sınırlıdır.
Kooperatif Şirketler: Ortakların ekonomik çıkarlarını
ve özellikle meslek veye geçimlerine ait ihtiyaçlarını karşılıklı yardım
ve kefalet sayesinde sağlayıp korumak amacıyla bir ticaret ünvanı altında
kurulan değişir sermayeli ortaklıktır. Şahıslar ortaklığıdır, an az
7 kişiyle kurulabilir.
Limited Şirket: İki veya daha fazla kişi tarafından
bir ticaret ünvanı altında kurulup, ortaklarının sorumluluğu koymayı
yüklendikleri sermaye ile sınırlı ve esas sermayesi belirli olan ortaklıktır.
Anonimdeki gibi hisse senedi çıkarılmaz. Genellikle aile kuruluşlarıdır.
Holding Şirketleri: Holding birden fazla yavru
ortaklığa sahip olan, gerektiğinde onların yönetimlerine karışan bir
ana ortaklıktır.
Üretim: Az bulunan şeylerin özdeksel(mal) ya
da hizmet olarak çoğaltılmasıdır. Birşeyin yararını ya da niceliğini
çoğaltmaktır.
Yarar: Bir eşyanın ya da hizmetin bir gereksinmeyi
karşılama özelliğine denir.
Planlama: Neyin nasıl, ne zaman, nerede, kim
tarafından, ne ile ve hangi dizgede yapılacağının saptanması ve açıklanması.
Üretim Planlaması: Talep ile tesislerin kapasite
ve teknik olanakları arasında denge kurulmasıdır.
Denetleme: Yapım evresindeki çalışmaların ve
bu çalışma sonuçlarının plan, program, buyruk, yönerge ve diğer koşullara
uygun olup olmadıklarını çeşitli metodlarla incelemek veya soruşturmak.
Üretim Araçları: Devamlı ya da geçici olarak
mal ya da hizmet üretmek için üretim de bulunan bir işletmenin yararlandığı
her cins madde ve işçi emeklerine denir.
Anamal (Sermaye) : Bir işletme bünyesinde,
işletmenin amacına ve üretim çalışmalarına uygun olarak biraraya getirilmiş
olan üretim araçlarının tümüne denir.
-Durağan Anamal: Başka bir şekil almayıp olduğu gibi kalan ve yalnız
bir üretim devresinde değil, sürekli üretim devrelerine katılan anamal
ögeleridir. Makineler, binalar, toprak, taşıt araçları, çeşitli eşyalar
ve tesisat vb.
-Oynak Anamal: Bir üretim devresine katılan ve üretim sonunda yapılmış
hale gelen ya da yapılmışın içinde yer alan anamal ögeleridir. Ham ve
yarı üretilmiş maddeler, alacaklar, kasa mevcudu, kağıt, mürekkep vb.
Hasılat: İşletmecilikte, yapılan giderlerle elde edilen ürünlerin ve
diğer bütün varlıkların getirdiği girdilere denir.
Maliyet: Üretim faktörlerinin ( Hammadde,
işgücü, sermaye) üretime katılmalarından dolayı ödenen katılım paylarının
parasal ifadeleridir. Diğer bir ifadeyle hammaddenin mamül hale gelebilmesi
için yapılan masrafların yekününe maliyet denir.
Maliyet Tahmini: Yapılacak bir işin maliyetini
tahmin edebilmek için o işe gidecek malzeme, dizgi, tasarım, tarama,
film, montaj, ozalit, kalıp, baskı, baskı koruma ve cilt işleri yönünden
tahlil edilmelidir. Bu tahlilleri yaparken baskı makinesinin ebadını,
kağıdın gramajını, cinsini, baskı şeklini ve buna benzer durumlar göz
önünde bulundurulmalıdır.
Ön Maliyet: Ön maliyet siparişin üretiminden
önceki tahmini maliyettir. Bununla belirli siparişin kaça mal olacağı
tespit edilir. Bu tespit daha sonra müşteriye yapılacak teklife esas
teşkil eder. Gerçek anlamda ve müşteriye karşı kesinlik arzeden bir
teklifin yapılabilmesi için maliyet fiyatlarına ( kalıp, film, montaj,
cilt, mücellit, kırım. ) ihtiyaç vardır. Ön maliyet çıkarmakla görevli
kişi teknolojik bilgi ve çalışma kapasitesini iyice tanımalıdır. Ön
maliyet bulunduğunda bunun üzerine işletmenin karıda eklenerek teklife
yazılacak fiyat bulunmuş olur.
Son Maliyet: Son maliyet üretimden sonrasıyla
ilgili bir hesaplama türüdür. Amaç başarının ne olduğunu tespit etmek
veya sonucu eleştirmektir. Başarı siparişten alınan para ile son maliyetin
karşılaştırılmaları sonucu ortaya çıkar ve böylece bakiye siparişle
ilgili kazanç veya kaybı belirlemiş olur.
Sipariş Maliyet Sistemi: Aynı özellikleri taşımayan
mamullerden farklı zamanlarda belirli miktarlarda üreten işletmelerde
uygulanan maliyet sistemidir. Üretim tekniklerinin özelliğinden dolayı
matbaa işletmelerinde uygulanan maliyet sistemi sipariş maliyet sistemidir.
Fiyat: Bir malın para olarak değerine fiyat
denir. Maliyeti çıkarılan ürünün üzerine işletmenin karıda eklenerek
o ürünün fiyatı bulunur.
Kar: Ticarette sağlanan kazanç ya da paradır.
Kar oranı işletmecinin öngörümü ve tutumuna ait bir olaydır. Çünkü piyasa
koşullarını, işin önemine, ivediliğine, çalışma tipine ve başka işletmelere
girişine, rekabete göre bu oran değişebilir.
Ücret: İşletmeler işgücüne, üretime katılım
payı olarak bir karşılık vermek zorundadırlar. Çok genel anlamıyla verilen
bu para ücret olarak nitelendirilir.
-Belli bir zaman süresi içinde ( gün, hafta ) yapılan hizmet karşılığında
elde edilen toplam kazanca ücret denir. Devlet memurları kanununa bağlı
olarak çalışanların aldıkları karşılığa maaş, iş kanununa bağlı olarak
çalışanların aldıkları karşılığa ücret denir.
Ücret sistemi 3’e ayrılır.
- Zaman Ücreti
- Parça Ücreti
- Primli ücret
| Matbaalarda Kullanılan Bazı Matbu Evrak ve Kullanım
Amaçları |
Malzeme Sipariş Formu: Matbaa’ya alınan her
iş sıra numarasıyla kaydedilir. Böylece yıl sonunda ne kadar iş alındığı
ve bunların tutarının ne kadar olduğu bir anda anlaşılır. Maliyetin
tam ve doğru çıkarımı işletmeyi karagötürür. Yapılan işten zarar etmemek
için Malzeme Sipariş Formu kullanılır.
Ambar Stok Kartı: Ambardaki malzemelerin kullanımından
sonra ambarda o malzemelerden ne kadar kaldığını belirlemek veya malzemenin
fiyatını belirlemek için kullanılır.
Günlük İş Kartı: Üretimin planlanması için
" Günlük İş Kartı " düzenlenir. Bu kartta hangi işin hangi
makinede ve ne kadar sürede yapılacağı ayrıntıları ile belirlenir. Böylece
hem matbaadaki işlerin düzenli bir şekilde çıkması sağlanır, hem de
personelin daha verimli çalışması sağlanır.
Maliyet Formu: Maliyet formunda işin yapılabilmesi
için yapılan tüm harcamalar yazılır. Bu suretle işin kaça mal olacağı
bilinir. Hazırlanan bu maliyet formu ile işin ebadı, kullanılacak kağıt
cinsi, baskı çeşidi hakkında, grafik, film, montaj ve kalıp miktarı,
mücellit, lak, selofan, baskı gibi giderlerin yanında nakliye maliyeti
belirtilir. Böylece eksiksiz bir fiyat çıkarılmış olur ve matbaanın
zarar etmesi önlenmiş olur.
İş Zarfı: Her işletme iş zarfını kendi bünyesine
ve iş türüne göre düzenler. İş zarfının temel işlevi, üretim programına
göre, işin uğrayacağı her serviste çalışanların iş hakkında temel bilgileri
alması ve işletmece belirtilen temel ölçütler konusunda haberdar edilerek
üretim standartlarının dışına çıkılmasını önlemektir. Böylece hem çıkan
bütün işlerin kalitesi standartlaşmış olur, hem de matbaanın zarar etmesi
önlenir.
Fason İş Formu: Fason iş, matbaadan matbaaya
gelen sipariş herhangi bir matbaanın kendi üretimi içerisinde çözümleyemediği
bir işin tamamının veya bir kısmının başka bir matbaa işletmesine devredilmesi
halidir. Fason iş formu iki nüsha halinde düzenlenir. Birisi işi veren
matbaada kalır, diğeri ise iş ile birlikte işi alan matbaaya gider.
Bu şekilde olmasının nedeni ise bir hata meydana geldiği zaman, bu hatanın
hangi matbaadan kaynaklandığını bulmaktır.
Baskı Makineleri İş Takip Formu: Bu form işin
hangi makinede basıldığı ve ne zaman başlayıp ne zaman bittiği hakkında
bilgi verir.
Kalite: Bir ürün ya da hizmetin belirlenen veya olabilecek ihtiyaçları
karşılama kabiliyetine dayanan özelliklerin toplamıdır.
- Kalite, bir mal ya da hizmetin tüketicinin isteklerine uygunluk derecesidir.
- Kalite, bir mal ya da hizmetin belirli bir gerekliliği karşılayabilme
yeteneklerini ortaya koyan karakteristiklerinin bütünüdür.
Kalite Güvencesi: Ürün ya da hizmetin kalite
için belirlenmiş gerekliliği karşılanmasında yeterli güveni sağlayacak
planlı ve sistematik çalışmaların toplamıdır.
ISO 9000: İşletmenin koşullarına uygun bir
Kalite Güvence Sistemi ( KGS ) geliştirilmesinde ve bir başka organizasyonun
KGS’nin değerlendirilmesinde esas olarak kullanılabilecek bir modeldir.
Bu model uygulandığı işletmeye işlem maliyetlerinin azaltılması, yönetim
kontrolünün ve organizasyonun toplam etkinliğinin iyileştirilmesi, daha
iyi bir ürün tasarımı yapılması, yeniden işleme ve müşteri şikayetlerinde
azalma, verimlilikte iyileşme, işçi-işveren ilişkilerinde darboğazların
kaldırılması ve iş ortamındaki stresin azaltılması sonucu iyileşmeler
yapılması, şirketin kalite kültürünün iyileştirilmesi ile çalışanlarda
daha çok iş tatmini ve kalite bilincinin yaratılması, müşterilere karşı
işletmenin güveninin artırılması ve dış satımda başarılı olmak için
gerekli olan şirket imaj ve itibarını iyileştirme fırsatını verir.
ISO 9001: Bir işletmenin tasarım/geliştirme,
imalat veya tesis kurma ile ilgili gereklilikleri tanımlar. 9001 hizmet
organizasyonları içinde uygulanabilir özelliğe sahiptir. Standart, işletmenin
büyüklüğüne değil, fonksiyonuna bağlıdır.
IS0 9002: Özellikleri daha önceden oluşturulmuş
ve onaylanmış tasarımlar doğrultusunda imalat yapan işletmeler için
uygundur. Ürün geliştirme fonksiyonu olmayan herhangi bir imalatçı ya
da nakliye, ambalajlama, dağıtım ve taşıma gibi işler yapan hizmet firmalarını
eğer belgelendirmek istiyorlarsa bu standarda göre geliştirilebilirler.
ISO 9003: Süreçlerin çok basit olduğu ve ürün
kalitesinin nihai ürün üzerinde yapılan muayene ve testlerle belirlendiği
işletmeler için uygulanabilir.
Kalite El Kitabı: Bir kalite sisteminin oluşturulması
ve uygulanmasında kullanılan temel dökümanlardan birisi de kalite el
kitabıdır. Kalite el kitabının ilk amacı sistemin uygulanması ve bunun
sürekliliğinde kalıcı bir referans olarak hizmet ederken kalite yönetim
sisteminin yeterli tanımının yapılmasını temin etmektedir. Kalite el
kitabı kapsamında değişiklikler, tadilatlar, revizyon veya ekler yapmak
için yöntemler geliştirilmelidir.
| Matbaa Basım Sektörü Meslek Grupları |
İşletme Müdürü: Firmanın KGS’ ne göre her
türlü işlerinden Genel Müdüre ve Gnl. Mdr. Yrd. Bağlı olarak işletmede
son karar merciidir ( Müşterilerle ilişkileri düzenler, maliyet hesabı,
malzeme alımı kontrolü, uygun olmayan ürünle ilgili son kararı verir,
üretim programları yapar vb. )
Sekreterya: Firmanın her türlü telefon haberleşmesini,
yazışmalarını, belgelerini, kargolarını ve diğer haberleşme ( faks,
teleks, internet ) işlerini düzenlemekten sorumludur. İşletme müdüründen
görev ve yetki alır.
Muhasebe Müdürü: Firmanın mali işlerini ve
muhasebe kayıtlarını, yasalara ve gereksinimlere uygun tutmakla görevlidir.
Muhasebeci: Firmanın muhasebe kayıtlarını yasalara
ve gereksinimlere uygun tutmakla görevlidir. Muhasebe Müdüründen görev
ve yetki alır.
Personel Sorumlusu: Firmanın personel kayıtlarını
yasalara ve gereksinimlere uygun tutmakla görevlidir. Muhasebe Müdüründen
görev ve yetki alır.
Satın Alma Sorumlusu: Firmanın satın alma faaliyetlerini
işletmenin belirttiği ihtiyaçlara göre planlar, uygular. Muhasebe Müdüründen
görev ve yetki alır.
Kalite Güvence Sorumlusu: Firmanın KGS’nin
işletmeye uygun olarak kurulması çalışmalarını yapmakla görevlidir.
İşletme Müdüründen görev ve yetki alır.
Üretim Sorumlusu: Firmanın üretim bölümlerini
yönetir. İşletme müdürüne bağlıdır.
Renk Süzüm Operatörü: Firmanın renk süzüm işlerini
yapmakla görevlidir. İşletme müdürü ve üretim sorumlusundan görev ve
yetki alır.
Film Çıkış Operatörü: Firmanın film çıkış işlerini
yapmakla görevlidir. İşletme müdürü ve üretim
sorumlusundan görev ve yetki alır.
Dizgi Operatörü: Firmanın dizgi işlerini yapmakla
görevlidir. İşletme müdürü ve üretim sorumlusundan görev ve yetki alır.
Montaj Ustası: Firmanın montaj işlerini yapmakla
görevlidir. İşletme müdürü ve üretim sorumlusundan görev ve yetki alır.
Baskı Baş Ustası: Firmanın baskı bölümünü yönetmekle
görevlidir. İşletme müdürü ve üretim sorumlusundan görev ve yetki alır.
Kalıp Ustası: Firmanın montaj bölümünden verilen
malzemeyi kalıba çekmekle görevlidir. İşletme müdürü ve üretim sorumlusundan
görev ve yetki alır.
Mücellit Baş Ustası: Firmanın mücellithane
bölümünü yönetmekle görevlidir. İşletme müdürü ve üretim sorumlusundan
görev ve yetki alır.
Ofset Baskı Ustası: Firmanın ofset baskı işlerini
yapmakla görevlidir. İşletme müdürü ve Üretim sorumlusundan görev ve
yetki alır.
Makine Ustaları: Firmanın üretim makinelerini
çalıştırmakla görevlidir. İşletme müdürü, üretim sorumlusu ve bağlı
oldukları birimin başustasından görev ve yetki alırlar.
Şoför: Firmanın motorlu taşıt araçlarını kullanmakla
görevlidir. İşletme müdürü ve üretim sorumlusundan görev ve yetki alır.
| Reklam Ajansı ve Reklam Ajansı Meslek Grupları |
Reklam Ajansı: Bir ürün ya da hizmetin tanıtım
faaliyetini yürütecek bilgi ve yeteneğe sahip uzmanların oluşturduğu
topluluklardır. Ajanslar, boyut ve hizmet kapasitesi açısından büyük
farklılıklar gösterir.
Ajans Yöneticisi: Ajans yönetimi tarafından
belirlenen politikaları gerçekleştirmekle yükümlüdür. Birimler arasındaki
faaliyetleri koordine eder.
Müşteri Temsilcisi: Müşteri ile ajans arasındaki
bağlantıyı kurar. Ajansa karşı müşteriyi, müşteriye karşı ajansı temsil
edir.Yeni müşteriler bulur. Yaptığı iş bir tür satıcılıktır. Müşteri
temsilcisi müşterilerin faaliyetlerini yakından izlemek durumundadır.
Pazar Araştırma Birimi: Reklamın yöneleceği
hedef kitlenin belirlemesine yönelik araştırmaları yürütür. Ürün ya
da hizmetin nasıl ve kim tarafından satın alınıp kullanıldığını anket
yöntemiyle saptar ve hazırlanacak kampanyanın amaçlarını yakından belirler.
Yaratıcı Grup: Yaratıcı yönetmen ve metin yazarı
yaratıcı grubun çekirdeğini oluşturur. Yaratıcı grup, tanıtım faaliyeti
ya da kampanyanın ana temasını kavramsal olarak belirler ve yazılı öneriler
geliştirir. Yaratıcı yönetmenler genellikle tasarım ya da sanat kökenlidir.
Edebiyat, psikoloji ya da sosyoloji gibi alanlarda bilgi ve deneyim
kazanmış metin yazarları ise reklamda kullanılacak başlık ve sloganları
hazırlar. Geliştirilen öneriler daha sonra müşterilerin onayına sunulur.
Sanat Birimi: Sanat birimi, sanat yönetmeninin
denetiminde çalışan, tasarımcı, illüstratör, fotoğrafçı ve dizgi operatörlerinden
oluşur.
Sanat yönetmeni, ajansın yürüttüğü reklam çalışmalarında tasarım ve
sanata dayalı çözümlerin tek sorumlusudur. İşi alır, görev bölümü yapar,
sanat birimindeki koordinasyonu sağlar ve yapılan çalışmaları denetler.
Taslak yapar ve uygulamayı bizzat gerçekleştirir.
Medya Sorumlusu: Reklam ajansı ile iletişim
araçları arasındaki koordinasyondan sorumludur. Basın ve yayın organlarında
yer ve süre kiralar. Basılı medyayı, yayın ve program akışını izler
ve reklamın yapılacağı en elverişli yer ve zaman dilimini saptar.
Trafik Sorumlusu: Ajansa gelen bütün işleri
izler. Her işi numaralandırır, sıraya koyar, dosyalar ve denetler. İşlerin
hangi aşamada olduğu konusunda sanat yönetmenine bilgi verir.
Üretim Sorumlusu: Üretim teknolojisini iyi
bilmek zorundadır. Trafik sorumlusu ile birlikte çalışarak, iş akışını
denetler. Basımevleri, çekim stüdyoları ve üretim sırasında işbirliği
yapılan yapım şirketleri ile ajans arasındaki koordinasyonu sağlar.
Endüstri Tasarımcısı: Üç boyutlu tanıtım malzemelerini
hazırlar. Sergi, fuar, eğitim programları ve ürün ambalajları için tasarımlar
yapar. Malzeme ve üretim teknolojisini iyi bilmeli, yaratıcı bir kişiliğe
sahip olmalıdır.
Personel Birimi: Bu birim, ajans içinde hizmet
içi eğitimi organize eder. İşe yeni başlayanlar için eğitim programları
|